Vukūʿ-i şûriş u ihtilâl ve reften-i Re’îsülküttâb be-Âsitâne-i saʿâdet

Şumnu ehâlîsi Ordu-yi hümâyûn askeriyle bi'l-ittihâd düşmen ile ceng edüp, nakl-i ʿiyâl ü evlâd etmemek üzere muʿâhede ve bu maʿnâyı ahadühümâ âhara ʿiyânen ifâde etmişler idi. Şumnu Kasabası bir müddetden berü meştâ ittihâz olunduğundan, ordu halkının baʿzısı ʿuzûbet ve tecerrüde gayr-i mütehammil ve şiddet-i şebek sebebiyle pâbend-i te'ehhül olmuşlar idi. Sâbıkā Kethudâ Kâtibi Nüzhet Efendi'nin tevâbiʿinden biri zevcesini libâs-ı merdâne ile alup firâr etmek niyyeti ile şeranpo kapusundan çıkar iken, mukaddemce iyâb ü zehâb üzere olanların ahvâli teftîş olunup, ferd-i âferîdeye ruhsat-ı hicret verilmemek husûsları dahi mü’ekked tenbîh olunduğuna binâ'en, merkūmenin hareket ü reftârından tâyife-i nisâdan olduğu istidlâl ve celiyye-i hâline vukūf içün şeranpo kapusunun bâlâsında olan hâneye idhâl olunup, giderek şübhe mündefiʿ ve fi'l-hâl kati çok kimse müctemiʿ olup, hılâf-ı ʿahd iddiʿâsıyla kılıç üşürüb, ikisinin dahi hiyel-i hayâtı munkatıʿ oldu. Reʾîs Efendi'nin şân ü şöhreti ber-kemâl olduğundan, belki [M2 301] nâs havf ü hirâs üzere olur zannıyla: “İşbu zen, Re'îs Efendi'nin câriyesi ve ben dahi hidmetkârıyım” deyü feryâd ü şîven eylediğini kātiller istimâʿ ve cemʿiyyetleri binden ziyâde olarak Efendi-yi mûmâ ileyhin çadırına doğru hücûm ve ihraʿ eylediler. Bu hadise henüz vukūʿ bulmuşiken Muhzır Ağa yazıcısı gelüp, mâddeyi Re’îs Efendi'ye sırran ihbâr ve gaybetini ihtâr eyledikde, fi'l-hâl çadırından nehzat ve Livâ-i şerîf haymesine duhûl ile mütemessik-i vikāyet-i cenâb-ı ahadiyyet olduğu ângürûh-i mezbûr Efendi-yi mûmâ ileyhin çadırlarına girüp, bir fetîlden tüfenglerine âteş vererek ahvâl-i halkı müşevviş edüp, çadırlarda kimseyi bulmadıklarından, yağma ve târâca mübâderet ve habîsin biri Efendi'nin, Livây-ı şerîf çadırında olduğunu işâret ile o tarafa hücûm gösterdiklerinde, Sadrıaʿzam'ın bin kadar Arnabud tüfengçileri otâk pîşgâhında hâzır ve yedlerine tüfenglerini alup, vürûdlarına nâzır olduklarını rü'yetle takaddüme ʿadem-i cesâret ve geldikleri semte ʿavdet eylediler. Re’îs Efendi dahi süvârî ocağlarının iʿâneti ile mütenekkiru'l-hey'e Âsitâne-i saʿâdet tarafına ʿazîmet ve zikr olunan ihtilâl fazl-ı Zü'l-celâl ile karîn-i zevâl oldu. Re'îs Efendi'nin gaybûbeti ile münhal olan hidmet-i Riyâset, İbrâhîm Münîb Efendi'ye tevcîh ü ihsân ve üzerinde olan Büyük Rûznâme mansıbı ile sâbıkā Sadrıaʿzam Kethudâsı es-Seyyid İbrâhîm Efendi'nin necm-i tîre-i bahtı fürûzân kılındı. Reʾîs-i sâbıkın dahi Şarköyü'nde eğerçi ikāmeti bâbında fermân-ı ʿâlî ısdâr olundu. Ancak emr-i ʿâlî yerine vusûl bulmadan Âsitâneʿye varup, Burusa'ya iclâ ve andan Kütahya'da kalʿa-bend olmak irâdesiyle tahkīr u izrâ kılındı.
Attribution
Citation:
"Vukūʿ-i şûriş u ihtilâl ve reften-i Re’îsülküttâb be-Âsitâne-i saʿâdet", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_951.html
Item Details
Title:
Vukūʿ-i şûriş u ihtilâl ve reften-i Re’îsülküttâb be-Âsitâne-i saʿâdet
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1187
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota