Aʿdây-ı dîn Tuna'nın berü taraflarında vâkiʿ ekser mahalli zabt ve fursat buldukça nehb ü ızrârdan hâlî olmayup, asker-i devlet dahi fevc fevc vürûda mübâşeret eylediklerinden, ne gûne hareket lâzım geldiği, münʿakid olan meclis-i meşveretde zebân-güzâr-ı
Sadr-ı gayret-şiʿâr oldukda, meclisde bulunanların baʿzısı düşmen berü taraflarda müstekarr iken fikr-i âhar ʿabes olup, hemân üzerlerine her tarafdan hücûm ile Tuna'nın berü tarafını istisfâ ve gāyile-i mezkûre ber-tarafdan sonra karşu tarafa geçmek elzem olduğunu inhâ eylediler. Baʿzısı dahi berü cânibde aʿdânın temekkün etdiği Hırsova, sâyir mahallerin akvâsı olup, mahall-i mezkûrun teshîrine bir Başbuğ nasbını tedbîr eylediler. Bu re'y-i fâyik, mutâlaʿa-i Serdâr-ı ekremî'ye muvâfık geldiyse dahi, asker-i mevcûd o tarafa taʿyîn olunduğu hâlde Ordu-yi hümâyûn hâlî kalacağından başka, askere Başbuğ olacak kimse dahi zâhirde nâbûd olmağla, bir zemân sükûtdan sonra: “Başbuğ kim olsun! deyü Sadrıaʿzam istifsâr eyledikde, kimse cevaba tesaddî etmediğini ihsâs ile Kethudâ Bey'e ibrâm ve medd-i rişte-i kelâm eyledikde, mûmâ ileyh cihândîde ve ʿâkıbet-bîn ve ahvâl-i askere vâkıf bir merd-i fatîn olduğundan, cevâba ʿadem-i tesaddî ile mühür-zen-i leb-i sükût oldukda, tekrar su'âl ve: “Mûmâ ileyhin askere iʿtimâdı olmadığından beni söyletme! Otuz bin asker ile Yergöğü'de meşhûdunuz olan hâl ma'lûmdur” deyerek, remz ile hall-i ʿukde-i [M2 295] işkâl eyledi. Her tarafdan îrâd-ı kāl ü kīl ve silsile-i mübâhase tatvîl ve âhır-i kâr Ağa Paşa'nın me'mûriyyeti tasvîb ü tecmîl olundukda, Ağa Paşa cevâba âgāz ve: “Şumnu'dan aʿdânın mütemekkin oldukları mahallere varınca etrâf ʿimâr ü âbâdânîden hâlî ve ʿale'l-husûs ilerülerde kıllet-i mâ dahi maʿlûm-i esâfil ü eʿâlîdir. Düşmene Hacı-oğlu-bazarı'nda iltikā hâsıl olursa ne aʿlâ, cenge ifrâğ-ı cehd ü tâkat olunur, mukāvemetden imtinâ sûretin irâ'et ile askeri içerüye çekmek ve yollarda itʿâb ile bî-ʿalef ü âb ıztırâb çekdirmek kasdında olursa, asker miyânına fesâd ʿârız olup, mücerreb olan perîşanlık zuhûr edeceği mukarrerdir” dedikde, Sadrıaʿzam Defterdâr Efendi'ye hitâb ve: “Ağa Paşa ordusuna zahîre îsâlini teʿahhüd eder misin" dedikde: “Sâye-i Pâdişâhî'de vech-i sühûleti bulunmak mümkündür, emriniz olursa Ordu-yi hümâyûn mevcûdundan Varna İskelesi'nden Kozluca ve Bazarcığ'a şimdiden mikdâr-ı vâfî zahîre tertîb ü müheyyâ kılınsun” dedikde, Ağa Paşa: “Bu kavl-i mücerred ile hareket mûcib-i vehâmet-i ʿâkıbet olup, Ordu-yi hümâyûn'dan baʿîd oldukça himmete kusûr îrâsıyla, garaz bizi bir derd-i cângâha mübtelâ etmekdir. Be-her hâl ʿazîmetim lâzım gelürse mevâcib ve sâyir levâzımın vaktiyle temşiyet ü celbine kādir nâfizü'l-kelim ve ordu halkının kalbinde mehâbeti mütekarrar bir zât terfik olunursa, mütevekkilen ʿalellâh giderim” dedikde: “Kimi istersin?” denildikde, sükût ve izmâr-ı zamîr ile mebhût oldu. Re'îsülküttâb ʿAbdurrezzâk Efendi: “Bir cânım var ugūr-i dîn ü devlete fedâ olsun, işte ben beraber giderim" dedikde, “Belî murâfakat ederseniz giderim ve inşâ'allâh yollarda asker muzâyaka çekmeyüp, kemâl-i nüfûz u iʿtibârınız sebebi ile iktizâ eden meclûbâtda meşakkat çekilmez" dedi. Sadrıaʿzam: “Re'îs Efendi'nin Ordu-yi hümâyûn'da vücûdu lâzım ve âharı istishâba müsâʿademiz derkârdır” dedikde, Ağa Paşa mu'âmele-i sükût izhar ve Efendi-yi mûmâ ileyhin inhisâr-ı maʿiyyetini zımnen işʿâr etmekle, Efendi-yi mûmâ ileyh sözünden nükûl etmeyüp,
ʿazîmetde ısrâr ve bu vechile kavl ü karâr olunup, meclise hitâm ve meşverete encâm verildi. Bir iki gün sonra Ağa Paşa, piyâde askerini ve Re’îs Efendi süvârî askerini iʿmâl ve her hâlde biribiriyle iʿtızâd ederek, düşmen-i dînden [M2 296] ahz-ı sâr maslahatı ikisine dahi taraf-ı Sadrıaʿzamî'den tafsîl ü icmâl olunundu.
Vukūʿ-ı meşveret ve me'mûriyyet-i Ağa Paşa ve Re'îsülküttâb Efendi be-cânib-i Hırsova
Attribution
- Citation:
- "Vukūʿ-ı meşveret ve me'mûriyyet-i Ağa Paşa ve Re'îsülküttâb Efendi be-cânib-i Hırsova", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_946.html
Item Details
- Title:
- Vukūʿ-ı meşveret ve me'mûriyyet-i Ağa Paşa ve Re'îsülküttâb Efendi be-cânib-i Hırsova
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1187
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota