Devlet-i ʿaliyye askerinde şecâʿat fıtrî ve düşmen askerinin metâneti cebrî olup, her mahalde böylece izhâr-ı sebât ve düşmenin ateşine bir defʿa sabr ile mahv-ı mehâfât eyleseler, saʿâdet-i galebe ile mesʿûd ve havf-i tîğ-i celâdetleri her tarafa memdûd olur idi. Ancak askerimiz başları sıkılmadıkça cân ü dilden muhârebe etmezler ve etrâfı açık bulurlarsa durmazlar ve bu tecribeler her bâr meşhûd-i erbâb-ı iʿtibâr olmakdadır. “Sahrâda ehl-i İslâm'ın yüz bin askerine on bin müretteb asker vâfî ve kalʿada olan on bin askerine yüz bin müretteb asker gayr-i vâfî olduğunu el-yevm Françelü'nün Başkonsolosu [M2 263] olan Bonapart tecribe etdim” deyü rivâyet eylediği meşhûrdur. Beşâret-nâme ile vârid olanları Sadrıaʿzam inʿâm-ı firâvâna karîn ve serv-i dûşlarını çelenk ve hılʿatler ile tezyîn eylediğinden gayri, ʿunvân-ı Gāzî Serʿasker Paşa'nın elkābına ilhâk ve semmûr kürk ve mücevher şemşîr ve çelenk ve on bin guruş ʿatıyye ile mazhar-ı lutf u eşfâk kılındığından başka, muhâfız olan Vezîr Hasan Paşa'ya ve Kul Kethudâsı'na ve sâyir rü'esâya dahi ber-vech-i sezâ irsâl-i hılaʿ u ʿatâyâ kılınup, cumûʿ u efrâd-ı askerîye dahi dört bin sîm ve üç bin tûy çelenk tesyîr ve hîn-i maʿrekede zahmdâr olan ser-bâzân-ı meydân-ı celâdete tîmâr içün mess-i ihtiyâc eden birkaç cerrâh irsâliyle, haklarında sunûf-i ʿinâyet tevfîr olundu. Bu haber-i hayr-i dâfiʿu'd-dayr fi'l-hâl takrîr-i dil-pezîr ile südde-i serîr-i aʿlâya ʿarz olunup, inbısât-ı Şâhâne'yi müstelzim ve
mukaddemâ vukūʿ bulan gubâr-ı melâl, mir'ât-ı tabʿ-ı hümâyûnlarından mürtefiʿ ü münʿadim olup, bu gazve-i kübrâda yararlığı müşâhede olunanlara, nazm:
Nasârâ perîşân-dil ez-heybeteş,
Hirâsân Benî-asfar ez-şevketeş
mefhûmuna mâ-sadak olan Şehriyâr-ı bedîʿu'l-fiʿâl mücevher ve altûn çelenkler irsâl ve Sadrıaʿzam tarafından müşâr u mûmâ ileyhime iʿtâ ile her biri devâm-ı ʿömr-i Tâcdârî'yi küngüre-i târem-i eflâke îsâl eylediler. Düşmen-i dîn tehdîdi mutazammın bâdî-yi emrde Serʿasker ve Muhâfız Paşa'ya mektûb terkîm ve derîce-bâz-ı tevhîm olmuşidi. Cevâbı zebân-ı şemşîre havâle olunduğundan, mesfûr izhâr-ı ʿucb u gurûr ve emr-i heyyin zann etdiği muhâtaraya vügül ile ser-dâde-i vâdî-yi idbâr olması, zuhûr-ı gayret-i İlâhiyye'den münbaʿis bir keyfiyyet olduğu maʿlûm-ı erbâb-ı intibâh u şuʿûrdur. Rusyalu muhâsara ile iştigāl üzere iken, bin kadar katanayı zehâyir ve sâyir eşyâ mutâlebesiyle irsâl ve leylen Eflatar nam karyeye duhûllerinde, karye-i mezkûreyi ehl-i İslâm askeriyle mâ-lâ-mâl bulup, fi'l-hâl iki asker tertîb-i sufûf ve iʿmâl-i rimâh u süyûf edüp, cünûd-i muvahhidîn fazl-ı Rabbu'l-ʿâlemîn ile mansûr ve katanaların ekserini küşte-i seyf-i me'sûr eyledikleri, dîbâce-i nusrat-nâme-i ehl-i Tevhîd ve mukaddem haber, mübtedây-ı fevz ü te'yîd oldu.
Lâhika
Attribution
- Citation:
- "Lâhika", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_900.html
Item Details
- Title:
- Lâhika
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1186
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota