Teznîb

Rusyalu'nun nihâyetü'n-nihâye maksadları fekat Kıl-burun'un hedmi ve mâdde-yi ticâret ve mahdûda karîb seyr-i deryâ ve Kerş ve Yeni-kal'a'nın istihlâsı olup, kusûr iddiʿaları mağlata olduğu biz ve cümle o tarafda bulunan me'mûrların tahkīk-kerdesi olmuşidi. Bundan başka, Şehriyâr-ı zemân hazretleri Rusyalu Yeni-kalʿa ve Kerş lîmânından geçer ise, on beş bin kîse vaʿd eylemesini gāyetü'l-gāye hafî olarak bir kıtʿa hatt-ı hümâyûn ile Murahhas Efendi tarafına işrâb ü tesvîğ ve mâdde-i mezkûre Obreşkof'a teblîğ olundukda: “Müflis iʿtikād etdiğiniz devlet o mikdâr şey'i size vermekde teʿallül etmeyeceğini resmen teʿahhüd ederim. Hemân siz şu dört mâddeyi kabûl edin” dediği gibi, hâzır-bi'l-meclis olan Re’îs Efendi ve Hayrî Efendi ve bu Fakīr'e büht ü hayret târî olup, bundan sonra mâdde-i musâlahaya zaferden me'yûs olduk.” Serdâr-ı Ekrem hazretleri ʿAtaullah Beyefendi ile ʿarz olunan sûret-i hâle nazaran cüz’î cerhden sonra rızâ verileceğini cezm edüp, kemâl-i vesvesesinden ve Sadâret'e hırs u rağbetinden hüccet ve mâddeyi tasdîk eder te'kîdâtdan istiğnâ ve re'ye ihâle ile izhâr-ı semt-i istirhâ edüp, mâddenin ʿadem-i nizâmına küllî sebeb olduğu cümleye hüveydâ ve bu mevâniʿ esbâb-ı zâhireye nisbetle serd olunup, hakīkatde cenâb-ı Hakk'ın irâdesi başka yüzden olup, şu kadar nüfûs zâyiʿ ve ber-muktezây-ı istidrâc katʿi çok emâkin ve mevâzıʿı istîlâ ile düşmen dilsîr-i menâfiʿ olacak [M2 246] imiş. Bu bâbda ʿukalây-ı devletin re'y ü tedbîrini takdîr-i İlâhî tağyîr ve ʿakıbet Kaynarca Musâlahası gibi kerîh bir musâlaha vukūʿ bulup, vahdet-güzînân-ı İslâm'a ilâ yevminâ hâzâ dâğ-ı derûn ve sebeb-i hüzn-i gûnâ-gûn oldu. Her şeye kādir olan cenâb-ı Mevlâ karîben bu matlabı eʿazzi, Devlet-i ʿaliyye'ye teysîr ile ahz ü sâr u intikāma kudret vermek niyâz-kerde-i aʿlâ vü ednâdır. “Ve-mâ zâlike ʿalallâhi bi-ʿazîz” Re'îs Efendi'nin birâderi mevâlîden bulunup, kadıʿaskerlerin biri hufyeten: “Birâderin ne yapıyor? Padişâh'ın lisânından işitdim, bu maslahatın böylece katʿı mahz-ı hayr olduğu meczûmumdur” ve Re’îs Efendi: “Cesâret edüp, katʿ ederse devlete hizmet etmiş olur. Ancak nâsda kīl ü kāl hissedersem mükâlemede olanları birer adaya tağrîb ile lisân-ı halkdan vâreste olurum” buyurdular. “ʿAklını başına cemʿ ve nasîhatıma havâle-i semʿ ile mutabassır bulunsun” dediği birâderi tarafından ʿaks ve Efendi-yi mûmâ ileyhin himmetine îrâs-ı fütûr edüp, müfârakat-ı evlâd ü ʿıyâl ve adalarda maʿiyyetinde bulunan bî-cürm o kadar kimseleri tekdîr ü ızrârdan havf ile maslahatı bi'z-zarûre tabîʿatına terk ve râbıta-i mükâlemeyi münfekk eyledi. Rusya Murahhası: “Yeni-kal'a ve Kerş Lîmânı'na iki cihetle muhtâcız. Yeni-kalʿa'yı istihlâsdan garaz, umûr-ı Tatar'a nezâretdir, Kerş'i talebden murâd, tahsîl-i menâfiʿ-i ticâretdir” dedikde, Re'îs Efendi: “Kalʿanın tarafınızdan zabtı emniyyet-i devleti selb edüp, dâ'imâ muhârebeye hazır bulunmak gibi Devlet-i ʿaliyye'yi bir kayd-ı ʿazîme düşürmek mukaddimesine tavti'edir" dedikde: “Tahsîl-i mâye-i emniyyet ve bizim ve kavm-i Tatar'ın her vazʿ u reftârına nezâret içün Yeni-kalʿa mukābilinde vâkiʿ adada Devlet-i ʿaliyye dahi müstahkem ü metîn bir kalʿa binâsıyla, mikdâr-ı kifâye müstahfiz vazʿ eylesün” dedikde, Re'îs Efendi: “Mâ-i cârî ve âbârdan ve âsâr-ı âbâdânî ve ʿimârdan hâlî mahall-i mûhişe kalʿa yapmak, bir mikdâr âdemi zimnen habs etmekden gayri ne fâyide terettüb eder?” dedikde: "Garaz su ise sahrıçlar ile peydâ mümkindür” deyüp, Re’îs Efendi dahi: “Takdîr-i İlâhî ile vakten mine'l-evkāt şâyed beyne'd-devleteyn harb vukūʿ bula; Rusyalu kurb-i mekân cihetiyle ibtidây-ı emrde kalʿaya hücûm ve imdâd gelinceye dek suya nefâd târî olup, kazıyye-i istîlâ ber-vech-i suhûlet hâsıl olacağı maʿlûmdur” deyerek, cebel-i Kāf ve büht u tela'sümden âzâde ve sâf deliller îrâdiyle her bâr Obreşkofu mülzim ve mukābeleden ʿâciz [M2 247] ve derhem eyleyüp: “Âkıbet matlûbâtımız semere-i galebeeye mübtenî olup, ʿacaba nâyil olduğumuz fursat Devlet-i ʿaliyye'ye teveccüh ede idi, vüsʿ-i beşerden hâric tekâlif îrâdıyla Kiyev'den katʿ-ı hudûd irâde eder idi” dedikde, Re'îs Efendi cevaba âgāz edüp: “Kralınız Petro mağlûbiyyet-i saht ile ormanda tenâvül-i kışr-ı dıraht eylediği hâlde, Tatar Hân ve ekser erkân kral ve sâyirlerini bend-i kemend-üsâr edüp, reʿâyâ hükmüne idhâl emrinde ısrarları sebkat etmişiken, Devlet-i ʿaliyye katl ü esîrde ifrât mesleğinden dâmenkeş-i istiğnâ olup, hukn-i dimânızdan ferâğat ve Azak reddiyle kanāʿat edüp, bu mâddeyi dahi vakti maʿhûddan birkaç mâh sonraya dek tatvîl edüp, tekrar üzerinize hareket olunacağını his etmedikçe söze yatmayup, hattâ o zemandan berü yalancılık ile şöhret vermiş idiniz” dedikde, Obreşkof: “Tabur cenginde bulunan serdârınız Baltacı Mehmed Paşa ʿâkil ü dânâ ve ʿavâkıb-ı umûra âşinâ bir Vezîr olup, ormanda mahbûs ve hayatından me'yûs askerin hücûmundan tevehhüm ve şâyed tesâdümden hâsıl-ı galebe ile tezâhüm ederler deyü, yedinde bulunan ser-rişte-i galebe vü nusratı zâyiʿ etmeyüp, sulhu ihtiyâr eyledi” deyerek, bu mâddeye mümâsil katʿî çok münâkaşaları zuhûr edüp, yazılmak lâzım gelse teksîr-i sevâdı mûcib olur. Binâ'en ʿalâ zâlik bu mikdâr ile tercîh-i semt-i ihtısâr olundu.
Attribution
Citation:
"Teznîb", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_882.html
Item Details
Title:
Teznîb
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1185
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota