İkinci meclisde Devlet-i ʿaliyye Murahhası ile Rusiyye Murahhası ictimâ edüp, ibtidâ tazmîn mâddesi hasm tarafından îrâd ve daʿvây-ı sebebiyyet ile izhâr-ı sûret-i ʿinâd etmişidi. Re’îs Efendi tarafından: “Eğer maʿnây-ı tazmîn mesârıf-ı seferiyyeden
'ibâret ise, Devlet-i ʿaliyye'non mesârifı resîde-i râdde-i azʿâf ve bi'l-istihkāk daʿvây-ı tazmîn eyler ise, muvâfık-ı tavr-ı insâfdır. Eğer tazmîn sefere ʿillet olmakdan kinâye ise, cümle devletlerin nezâretinde olan Lehlü'ye Rusyalu itâle-i pây-i teʿaddî eylediklerinden gayri, Memâlik-i ʿOsmâniyye'de vâkiʿ Balta'ya ne derecelerde zarar îrâs eyledikleri maʿlûmdur. Muhârebe niyyetinde olan devletler ekalli üç sene mukaddem levâzım-ı seferiyyelerini tanzîm ile iʿlân-ı harb etmek tavr-ı kadîm olup, Devlet-i ʿaliyye ise birkaç mâh Lehlü gavgāsıyla Âsitâne'de seninle imrâr-ı eyyâm ve bu maddeler serhadlerimize ihdâs-ı ihtılâl ediyor" deyü feryâd olundukça, sûret-i nizâm iltizâmıyla bir şâfî cevâb verilmediği maʿlûm-i enâm olup, Devlet-i ʿaliyye umûrunu tesviye ve tertîb etmeden sefere çıkup, hattâ Bender'e varıldıkda, kıllet-i zehâyir sebebi ile ehâlî: “Çünkü sefer edecek idiniz, mukaddemce niçün anbarlar yapup küllî zehâyir iddihâr etmediniz” dedikleri, tevâtür-yâb-ı iştihârdır” dedikde, vâfir kīl ü kālden sonra Obreşkof cevâbdan ʿâciz olarak, Fokşan mükâlemesinde vâkiʿ olduğu gibi âhar mâddeye intikāl eyledi. Ber-minvâl-i muharrer haftada iki gün ictimâʿ ve tarafeynden münâkaşa vü nizâʿ inkıtâʿ bulmayup, gâh vesâtatan ve gâh şifâhen teshîl-i mesâlih edecek mukaddimât-ı maʿkūle ve tergībât-ı makbûle îkāʿ olunup, âhır-i kâr Rusya Murahhası Obreşkof devletinin sâyir agrâzını tahsîl siyâkında birkaç mâddeyi katʿ u tahlîl ve temessükât tahrîr ve tarafeynden temhîr olunup, meclislerde mübâdele ile defʿ-i mücâdele edüp, şöyle ki Eflâk ve Boğdan ve hîn-i muhârebede Devlet-i ʿaliyye'ye muhâlefet ve Rusyalu'ya muvâfakat eden reʿâyânın cürm ü günâhları ʿafv ile haklarında hüsn-i muʿâmele olunup, Gürcistân'da vâkiʿ bi'l-cümle kılâʿın Devlet-i ʿaliyye'ye redd [M2 242] ü teslîmi ve bu mukābelede Gürcüler fî-mâ baʿd seby ü istirkāk olunmayarak memnûʿiyyeti beyʿ u şîrâları ve Rusya elçilerinin Dîvân-ı ʿâlî'ye vürûdlarında bi-hasebi'r-rütbe tekaddüm ve te'ahhurlarına riʿâyet olunup, tercemân ve hademelerinin emsâllerine kıyâsen cizye ve sâyir tekâlîfden muʿâfiyetleri ve elçi etbâʿından Dîn-i İslâm'ı kabûl edenler tercemânları muvâcehesinde defʿ-i iştibâh ve ihtimâl içün birkaç defʿa tekrîr-i su'âl olunup, âyîn-i nasârâyı terk ve Dîn-i Muhammedî'yi kabûl eyledikleri sâbit oldukda, Rusyalu tarafından katʿâ cebr ve talep olunmayup, fekat elçinin baʿzı emvâl ü eşyâsını gāret ü nehb etmiş ise temâmen tahsîl u istirdâd olunması ve fırak-ı Çerâkise'den Küçük Kabartay ve Büyük Kabartay Rusyalu tarafına terk ü defʿ olunup, Kırım Hânı'nın nasb u taʿyîni dahi sunûf u kabâyil-i Tatar'ın re'y ü ihtiyârlarıyla vukūʿ bulması ve devleteyn üserâsı şükrâne-i musâlaha sûretinde bilâ-bedel iki devlet tarafından ıtlak u âzâd olunup, elli üç târîhinde ʿakd olunan musâlaha şurûtu iʿtibârdan sâkıt u metrûk olup, işbu ʿakd olunacak musâlaha şurûtu fî-mâ baʿd merʿî ve muʿteber ve düstûru'l-ʿamel olmak, hâsıl-ı kelâm on mâddenin senedleri birkaç gün zarfında mükâleme ve her mâddesinde haylî münâkaşa vü muʿâraza olunarak, vech-i meşrûh üzere katʿ ve tarafeynden hatm ü imzâ ve yek-dîgere mübâdeleten iʿtâ ile bu teshîlâtdan garaz-ı aslî olan, mebhas-i Tatar'a refte refte şurûʿ ve üss-i binây-ı musâlaha olduğuna binâʿen, murahhaslar beyninde haylî
münâkaşa ve mücâdele vukūʿ ve nihâyetü'l-emr Kırım'da vâkiʿ cevâmiʿ u mesâcidde cum'a günleri hutbe kırâ'et olunur iken, kemâ fi'l-evvel ism-i Sâmî-yi hazret-i Şehriyârî zikr u yâd olunup, ber-minvâl-i muharrer kavm-i Tatar'ın intıhâbıyla Hân nasb olunduğu hâlde, Devlet-i ʿaliyye menşûr-i izn ü ruhsat iʿtâ buyurup, ahkâm-ı şerʿiyyeleri câ’iz olmak içün Tatar ʿulemâsından icrây-ı ahkâma kādir kimselere bilâ-ʿivaz Kadıʿasker Efendi tarafından mürâsele olunmak mâddeleri dahi, tarafeynden bi'l-îcâb ve'l-kabûl karar-gîr-i husûl ve ancak nizâʿ, Kırım kılâʿının reddinde kalup, Rusya Murahhası cümle kılâʿ Tatar yedinde ve Kerş Limanı ve Yeni-kalʿa Rusyalu yedinde kalmak iddiʿâsında ısrâr ve mahzûru müteʿayyin olduğundan, Re'îs Efendi, kalʿalar mâddesine Devlet-i ʿaliyye [M2 243] vechen mine'l-vücûh râzı olmayacağını beyân ile fesh-i mükâleme sûreti nümâyân olmuşiken, tarafeyn bu mâddeyi kırk gün vaʿde ile devletlerine tahrîr etmek üzere karâr ve hulûl-i eyyâm-ı mevʿûde hengâmında, Obreşkof inʿikād-ı sulh birkaç mâddeye mütevakkıf olup, bunlara Devlet-i ʿaliyye müsâʿade eder ise Rusyalu tazmîn-i muʿtedilden geçer:
Biri: Tatar'ın serbestiyetleri îbkāsına Rusyalu'nun tekeffülü ve
İkincisi: Kerş ve Yeni-kalʿa'nın Rusyalu yedinde kalması,
Üçüncüsü: Ak-deniz ve Kara-deniz'de gerek ceng ve gerek tüccâr sefînelerinin âmed ü reftine mümânaʿat olunmaması,
Dördüncüsü: Kılâʿ-ı Kırım'ın eyâdî-yi Tatar'da ibkāsı ve Rusyalu tarafında olan Ligor'a Boğdan ber-vech-i te'bîd tefvîz olunup, Voyvodalık münhal oldukda, evlâdı tevârüs ve Dubrovnikli gibi Boğdan'ın mîrîsini üç senede bir maktûʿân Devlet-i ʿaliyye'ye teslîm ve Âsitâne'de bir Kapu Kethudâsı ikāmesine ruhsat verilüp, Kılburun Rusyalu'ya terk ve Özi hedm olunmak mâddelerini şâmil elçi-yi mesfûr bir kâğıd ibrâz eyledikde, Re'îs Efendi: “Devlet-i ʿaliyye bu mâddelerin birine ruhsat vermeyüp, iʿâde-i harb lâzım geleceği zâhirdir. Bunları kabûlden ise dîn ü devletimiz uğrunda ifnây-ı vücûd etmek her hâlde bize hayırludur” deyü cevâb verüp: “Hele bir kerre bu sûret tarafınızdan Devlet-i ʿaliyye'ye 'arz olunsun, bakalım ne cevâb zuhûr eder” demekle, bilâ-istîzân ʿavdet, şart-ı edebe muhill bir vazʿ u hareket olduğundan, bu ahvâli lisânen ve Rusya Murahhası'nın mevâdd-ı kâğıdını aynen ifâde vü ʿarz etmek üzere Atâ'ullah Beyefendi'nin Ordu-yi hümâyûn'a irsâli tasvîb olundu. Mîr-i mûmâ ileyh orduya vürûdunda vücûh-i ricâl ve ʿumûmen ocağlu huzûr-i Serdâr-ı ekremî'ye celb olunup, mîr-i mûmâ ileyh ile tevârüd eden tahrîrât ve lisânen takrîr etdiği ma'lûmât cümleye ifâde olundukda, Moskovlu'nun garazı Kerş ve Yeni-kalʿa olup bâkīsi maglata ve tehvîn-i müddeʿâlarını istihsâl içün tevhîm ü safsata kabîlinden olup, seyr-i deryâ mâddesine dahi vech-i münâsibi üzere nizâm ehven görülür.
Düşmenin “Tazmîn” deyü taleb etdiği elli bin kîse zâhirde âsân ve edâsı hâric-i ez-hadd-i imkân olup, Tatar başlu başına olmağla, küffârın şimdiki tesallutundan eşedd değildir. [M2 244] Mürûr-i zemân ile heyʾet-i ûlâsına ircâʿ dahi kābildir. Bundan sonra on sene harb mütemâdî olsa bundan aʿlâ sulh olmaz" deyü, herkes Sadriaʿzam'ı tergîb ve kabûl-i ʿâmme bulunduğunu hâvî hüccet tertîb olunup, her keyfiyyete vukūf tahsîl eden ʿAtaullah Beyefendi ile zikr olunan maʿrûzât, takdîm-i dergâh-ı Pâdişâhî cemîlü's-sıfat kılınmışidi. Âsitâne'ye vusûlünde bir kaç defʿa ʿakd olunan mecâlisde zamân u kefâlet ve terk-i kılâʿ ve bilâ-istisnâ seyr-i deryâ cümleye kabîh görülüp, kabûlünde envâʿ-ı mehâzîr taʿdâd ve bâ-husûs ʿOsmân Efendi ıtlâk-ı zimâm-ı feryâd ederek imtinâʿ-ı kabûlü tasrîh ve îrâd etmekle, herkesin zihnini tağlît ve Şehriyâr-ı ʿasr hazretlerini tevhîm ile mâddeyi ifsâd ü tahbît edüp, mevâdd-ı mezkûre hasm tarafından kabûl olunmayacak sûretde taʿdîl ve temşiye ve Murahhas Efendi tarafına gönderilmek taraf-ı hümâyûndan tavsiye olundu. Sadrıaʿzam dahi vukūʿ bulan keyfiyyâtı Murahhas Efendi tarafına tahrîr ve ser-rişte-i mükâlemenin ʿadem-i inkıtâʿını sırran tezkîr edüp, murahhaslarına ictimâʿ ve maddelere ʿadem-i müsâʿade sûretini Reʾîs Efendi Obreşkofa ifâde ve ismâʿ eyledikde, muʿâraza teceddüd edüp, üç sâʿat kadar tarafeynden serd-i edille vü berâhîn ve herkes maslahatına muvâfık bast-ı reʾy-i rezîn edüp, Rusya Murahhası şu takdîm etdiğim mâddelerin cümlesi Devlet-i ʿaliyye tarafından kabûl olunmadığı sûretde fî-mâ-baʿd lafz-ı mükâlemeyi lisânıma almak semt-i ruhsatımdan sad fersah dûr ve bu bâbda maʿzûr olduğunu ifâdeye mecbûr oldu. Ferdâsı Beylikçi Efendi'yi ve bu Fakīr'i Reʾîs Efendi alup, Obreşkof'un hânesine insırâf ile yine ebhâs-ı sâlife istînâf olundukda, Rusya Murahhası: “Mukaddemâ ʿarz olunan mevâdda Devlet-i ʿaliyye rızâ-dâde olduğu hâlde, rızânıza muvâfakatla sebeb-i teneffür olan sâyir mevâddın temşiyeti kābildir. Kaldı ki, kesb-i emniyyet içün Taman yakasında bir kalʿa binâsına ruhsat verilüp, bundan sonra mükâleme ʿabes ve itʿâb-ı vücûd kabîlinden olduğu ve mütâreke hıtâm bulup, ʿavdet-i harb lâzım geldiği ve Bükreş zahîremizin mecmaʿı olup, anbar tutuşmak ve âhar bir kazâ zuhûruyla şânınıza nakīsa verecek bir hâl tertîbinden gāyetü'l-gāye [M2 245] havf üzereyim” dedikde, Reʾîs Efendi: “Yarınki gün konağımızda nihâyetü'n-nihâye olarak bir meclis tertîb edelim” demekle, ertesi gün Obreşkof ile tekrar mübâhase ve Âsitâne'den taʿlîm olunan sûretin biriyle katʿ-ı nizâʿa ifrâğ-ı cehd ü tâkat edüp, bu meclisde dahi bir fâyide ihsâsı mümkin olmamağla, murahhasların müfârakatı tehakkuk eyledi. Nihâyet meclisde bekā-yı ruhsat-ı tarafeyn ile karîb ü baʿîd mevâdd-ı musâlaha bi'l-mükâtebe temhîd olunmak ve maslahat husûl bulduğu takdîrde, Ruscuk ile Yergöğü miyânında vâkiʿ adada ve yahud âhar mahalde tasdîknâmeler mübâdele olunmak mukāvele olundukdan sonra zilhiccenin yirmi sekizinci günü Reʾîs Efendi Bükreş'den refʿ-i kâr ü bâr-ı ikâmet ve Ordu-yi hümâyûn'a gelüp, vâkiʿ olan ahvâli maʿrûz-i huzûr-i Sadr-ı sütûde-haslet eyledi.
İcmâl-i mükâleme-i murahhasân ve ʿavdet-i îşân
Attribution
- Citation:
- "İcmâl-i mükâleme-i murahhasân ve ʿavdet-i îşân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_881.html
Item Details
- Title:
- İcmâl-i mükâleme-i murahhasân ve ʿavdet-i îşân
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1185
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota