ʿAkd-ı mütâreke

Bâlâda güzâriş-pezîr-i hâme-i tahrîr olduğu vech üzere Prusya ve Nemçe devletleri ʿakd-ı musâlaha tevassutunu südde-i aʿlâdan recâ ve mücerred âsâyiş-i askerî ve reʿâyâ mekāsıdıyla bi'l-ittifâk iltimâslarına müsâʿade-i seniyye rû-nümâ olup, anlar dahi Rusya me'mûrlarıyla mâdde-i mezkûreyi bi'l-müzâkere karar-gîr-i nizâm eylediklerini pâye-i serîr-i aʿlâya ʿarz u ifhâm etmişler idi. Binâ'en ʿalâ zâlik evvelâ inʿikād-ı şurût-ı mütâreke ve sâniyen Murahhas ve mütevassıtlar ictimâʿıyla teşyîd-i kavâʿid-i musâlaha olunmak ruhsatını hâvî taraf-ı Cihândârî'den bir kıtʿa hatt-ı hümâyûn şeref-rîz-i vürûd olup, Rusyalu mütevassıt bulunan devletler bî-garaz olmayup, her hâlde tâlib-i cezâ vü ʿıvaz olmalarıyla, bu takdîrde dâʿiye-i tavassut ile sulha râgıb olan devletlerden kesb-i fâyide-i zâyide etmek meczûm ve tarafeyne zararları isâbet etmek gayr-i mevhûm olmağla, iki devlet hod-be-hod murahhaslar taʿyîniyle mütâreke vü musâlaha emrine temşiyet verdikleri hâlde müşâreket ve ihtilât-ı ecânibden terettüb edecek zarar-ı mâlî ve mülkîden masûn ve musâlahayı bu vechile bi't-terâzî kuvvetden fiʿle îsâl eylemek bu iki devlete her hâlde hayr-ı mahz olduğu bir emr-i gayr-i maznûndur” deyerek, kavm-i Tatar serbest olmak ve Eflâk ve Boğdan ber-vech-i tazmîn musâlahadan sonra Devlet-i ʿaliyye'ye red olunmak mâddeleri dahi esâs olarak der-meyân ve murahhaslar taʿyîn eylediklerini beyân etmişler. Mâdde-i Tatar her ne kadar müşkil ü düşvâr ise dahi murahhaslar bir mahalle gelüp, iktizâsı üzere mükâlemeye şurûʿ etmeleri husûslarına ittifâk-ı ʿulemâ ve erkân-ı saltanat ile cevâz u ruhsat [M2 204] verilüp, ʿakd-i şurût-i mütâreke ve buna müteferri olan ahvâl fî-mâ baʿd Serdâr-ı ekrem ve Rusya Feld merşali ile muhâbere ve istimzâc olunmak emri, hatt-ı hümâyûna idrâc olunmuşidi. Çünkü Devlet-i ʿaliyye min ciheti'l-mesârif mübtelây-ı meşâkk-ı zarûret ve reʿâyâ vü berâyâ tekâlîf-i seferiyye ile giriftâr-ı dü-şâha-i zarar u hasâret olup, mîzâc-ı askerîde fesâd ve rûz-i mesâfda ʿadem-i sebât ü inkıyâd birkaç seneden berü mücerreb-i erbâb-ı ictihâd olup, bu esbâb ile bir müddet seyf-i hısâm der-niyâm kılınmak zarûriyyât-ı mülkiyyeden olduğu, Ordu-yi hümâyûn halkının ise cezmen maʿlûmu olup, Rusyalu dahi her ne kadar galebe ile ser-nümây-ı ʿucb u gurûr oldular ise dahi, mâl ve asker cihetiyle mübtelây-ı zarar-ı nâ-mahsûr ve sulha meyl ü rağbet maslahat-ı dâhiliyye vü hâriciyyelerine muvâfakat ile devletlerini mecbûr edüp, İmperatoriçe'nin muʿteber ve manzûru ve mahrem-i serâ-perde-i umûru olan Orlof Baş-murahhas ve yirmi seneden berü Âsitâne'de Kapu Kethudâları olan Obreşkof İkinci Murahhas nasb olunduğunu merşallerine tahrîr ve ol dahi bu keyfiyyeti Ordu-yi hümâyûn'a tastîr ile emr-i mütârekenin bir ân akdem kâr-ı bend-i nizâm olmasını îhâm etmişidi. Mütâreke şurûtu Ordu-yi hümâyûn'dan kaleme alınup, Serdâr-ı ekrem tarafından Merşal'e irsâl ve ol dahi birkaç kelime ʿilâvesiyle Yergögi'de ve yâhûd Bükreş'de ʿakd-i mütâreke olunmasını izhâr-ı inbisât ile istiʿcâl ve bu tarafdan dahi mukābele vü muʿâmele bi'l-mücâmele izhârıyla te'kîd-i hâl kılındı. Maksûd Girây Hân ulakların karşu tarafa zehâb u iyâblarından râyiha-i musâlaha istişmâm ve Sadrıaʿzam ise askere fütûr ʿârız olmamak niyyeti ile bu hatb-ı ehemmi nühüfte-i perde-i iktitâm edüp, nâ-gâh Hân cenâblarından mektûb vürûd edüp, maʿiyyetinde bulunan üç beş yüz âdem ile Ruscuk'dan hareket ve Niğbolu'da olan askerî cemʿiyyetine zamm ile karşu tarafa ilkā-ı ruʿb u haşyet ve düşmen ile mukāvemet mümkin olmadığı hâlde, 'usât-ı reʿâyâyı nehb ü gāret edeceğini tahrîr ü işâret etmiş, müşârun ileyhin temâm-ı mütâreke inʿikād olunur iken izhâr-ı cesâret eylemesi mahall-i taʿaccüb u istiğrâb olduğundan fazla, derdest olan maslahatın ifsâdını müstelzim bir emr-i nâ-savâb olduğu bî-irtiyâb olmağla, emr-i mütârekeye şurûʿ olunacağını sırran ifâde ve Ruscuk'dan hareket etmiş ise [M2 205] bir münâsib mahalle iʿâde olunmak üzere Silahdâr Kâtibi ʿAtâ'ullah Beyefendi ʿale'l-ʿacele müşârun ileyh tarafına firistâde olunup, mûmâ ileyh vârıncaya dek, Hân mânend-i berk-i âteş-efşân Niğbolu havâlîsine debdebe-endâz-ı tafra vü ʿunvân ve mîr-i mûmâ ileyh verâsından yetüşüp, bu sırr-ı nihânı ʿayân ve iʿâdesiyle mazhar-ı nevâziş-i Sadr-ı sâmî-mekân oldu.
Attribution
Citation:
"ʿAkd-ı mütâreke", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_843.html
Item Details
Title:
ʿAkd-ı mütâreke
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1184
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota