Teznîb

Efendi-yi mûmâ ileyh, Râgıp Paşa Sadâreti'nde Kethudâ bulunan Kâşif Mehmed Efendi'ye kesb-i teʿalluk edenlere tefevvuk edüp, darb-ı nutk ve idâre-i kelâm-ı bedîʿu'l-insicâm ile Efendi-yi mûmâ ileyhe tekarrub ve yek-dîger ile tevâlüf ü tecâvüb ederler idi. Bir gün Sadrıaʿzam'a: “Şu ʿAbdurrezzâk Efendi yeke-tâz-ı meydân-ı [M2 195] maʿrifet ve vüfûr-i ʿilm ü hüner ile sebbâk-ı gāyât-ı dirâyet olduğundan başka, pederleri Re'îsü'l-hâc Mustafa Efendi ile bir müddet Bâb-ı ʿâlî'de murâfakat ve miyânenizde hukūk-i râsiha sebkat edüp, bu tevcîhâtda Bâb-ı ʿâlî'ye takrîb ve Tezkirecilik ile mûmâ ileyhi tatrîb buyursanız” ehil-perverlik ve hukāka riʿâyet etmiş olurdunuz” dedikde: “Fi'l-hakīka pederleriyle râbıta-bend-i dest-i ülfet olan hukūk ferâmûş olunmayup, kendüsünün dahi mâhiyyet ü haysiyyeti mû-be-mû maʿlûmumdur ancak, insana nısf-ı devletden maʿdûd olan cesâmet-i vücûddan mahrûm olup, öyle bodur ve kasîru'l-kāme çelebîyi mahall-i heybet olan Dîvân-ı ʿâlî hıdmetine tevassul suhre-i erbâb-ı mesâlih ola- cağımızı îcâb eder” demekle katʿ-ı rişte-i kāl ü kīl eylediği sübût-yâfte-i sıhhat-rivâyetdir. Hak celle ve ʿâlâ ezʿaf-ı mahlûkātı olan mûr-ı hakīri hazreti Süleyman gibi bir peygamber-i zî-şânın şeref-i muhâtabâtı ile muvakkar edüp, beyne'n-nâs min ciheti'l-mahlûkiyye tesâvî-yi mukarrer iken, âferîd-kâr-ı sunʿ-ı Cebbâr olanlara ʿayn-ı hakāretle nazar, şâyibe-i taʿrîz îhâmından gayri bir maʿnâ ifâde etmeyeceği cezm-kerde-i erbâb-ı istidlâl ü nazardır. “Sübhâne men lâ yakdiru en yünâziʿahü fî emrihi ahadün”. Çok geçmeden Efendi-yi mûmâ ileyh Mektupçu ve sefere çıkar iken Tezkireci ve yine Mektupçu olduğundan fazla, ʿuzâmây-ı ricâlin sîne-çâk-i hasret ü iştiyâk oldukları huzûr-i müstevcibü's-sürûr-i Şâhâne'ye ruhsat-yâb-ı müsûl ve birkaç defʿa şeref-i muhâtabât ile mahsûd-i erbâb-ı redd ü kabûl olduğundan başka, iki defʿa Reʾîsülküttâb menîʿu'l-cenâb olup, nüfûz u iʿtibâr ile merkez-i dâyire-i umûr ve müşâreket-i gayrdan sâlim olarak, medâr-ı ʿakd ü hall-i hutûb-i cumhûr oldu. Fi'l-hakīka zât-ı bedîʿu's-sıfatı bir cevher-i nâ-yâb ve zihn-i vekkādı gencîne-güşây-ı reʾy-i savâb olup, ugūr-i devletde cân fedâ ve istikāmetde müfred-i ʿalem gibi nidâ olunur bir zât-ı yektâ idi.
Attribution
Citation:
"Teznîb", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_832.html
Item Details
Title:
Teznîb
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1184
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota