Vukūʿ-i meşveret ve reften-i Mektûbî-yi Sadâret-penâhî be-Âsitâne-i saʿâdet

Ordu-yi hümâyûn halkı altı mâhdan berü sahrâda ikāmet ü ârâm ve encâm-ı hâl neye müncer olur güft ü gûsuyla mübtelây-ı endîşe vü evhâm olduklarından gayri, ibtidây-ı sâlde küllî zehâyir cemʿ olunmuşiken, ber-vech-i seref askere bezl ile üç mâha varmadan zâyiʿ u telef olup, ordu hazînesinde dahi akça nâ-yâb ve sevâhilde bulunan ru'esâ ise akça ve zahîre mutâlebesiyle bâʿis-i iztırâb ve şimdiye dek ne hâl ise gâh ʿaynen ve gâh bedelen bu maslahat idâre olunur iken, akçaya nefâd ve zahîreye bi'l-külliyye kesâd ʿârız olduğundan, katʿ-ı nazar vücûd-i cisr farzıyla tuğyân-ı nehr mâniʿ-i nasb olduğundan bî-haber ü gāfil zâhir-bînân-ı askeri dahi karşuya mürûr kasd olunsa idi, keyd-i aʿdâdan eczây-ı cisr muhâfaza olunur idi behâneleriyle birbirini ifsâda mâyil ve iki mâh ikāmet eylemeden izhâr-ı fütûr ve fevc fevc âgāz-ı firâr ve vardıkları mahallerde bu kavl-i vâhî ile bast-ı güftâr ve temhîd-i mukaddeme-i aʿzâr ve evâyil-i eylüle dek ocağlar neferâtından Ordu-yi hümâyûn'da kimse kalmayup, ricâl-i devlet dahi vehâmet-i hevâdan haste ve bu hâlâtı tefekkür ile medhûş u dem-beste olmalarıyla, bu keyfiyyet vukūʿu üzere ʿatebe-i Cihândârî'ye ʿarz olunup, Babadağı'nda meştâ ittihâzından istîfâ eylediklerini bir iki defʿa ʿakd olunan mecâlis-i meşveretde erbâb-ı ʿukūl ü nühâ inhâ ve hasr-ı ʿaklî ile meştâ, ya Edirne yâhûd Âsitâne'de taʿyîn olunmak lâzım geldiğini ifade vü tebyîn ve sevâhili muhafaza içün serʿaskerler ve başbûğlara vürûdu muntazar olan [M2 176] meştâ askeri taksîm olunarak etrâf temtîn ve serhadler tahkîm olunacağını ʿarîzaya terkīm ve bâ-husûs Babadağı'na kaviyyü'l-iktidar bir Serʿasker nasb olunup, eyyâm-ı şitâda kangı tarafdan aʿdâ zuhûr ederse imdâd ile defʿ-i şerr u fesâd etmek tasmîm olunduysa dahi, şimdiden zahîresi tekmîl ve meştâ askerinin maʿiyyet-i Serʿaskerî'ye vaktiyle iltihâkları taʿcîl olunmak keyfiyyâtını şifâhen dahi ifâdeye kādir bir şahs-ı nâtıka-perdâz ve mütekellimin rikâb tarafına ʿazîmeti savâb-nümây-ı ekâbir ve Ordu-yi hümâyûn'dan taʿyîn olunacak şahıs tasrîh olunmayup, tercîh-i ihtiyârı muhavvel-i re'y-i hazret-i Cihândârî kılınmışidi. Maʿrûzât-ı Sadâret-penâhî manzûr-i Pâdişâhî olup, defʿ-i muzâyaka irâdesiyle yedi yüz elli kîse irsâl ve Ordu-yi hümâyûn'un hatt ü tirhâli ve sâyir hutûb-i eşgāli derdest tesviye vü temşiyet olup, kuvvetden fiʿle îsâli emrinde dakīka fevt olunmadığı beyânıyla, bu ahvâli ifâde içün Ordu-yi hümâyûn'un her hâline vâkıf olan Mektupçu Efendi'nin irsâline dahi emr-i hümâyûn sudûr eyledi. Sadrıaʿzam Mektupçusu el-Hâc ʿAbdurrezzâk Efendi yedi sene kadar hizmet-i mezkûrede müstahdem ve her hâle vukūf u ıttılâʿı ke-nârin ʿalâ ʿalem zâhir u gayr-i mübhem olduğundan, bi'l-intihâb işbu Cumâdelâhıre'nin dokuzuncu günü Âsitâne-i saʿâdete ʿazm ü şitâb eyledi. Efendi-yi mûmâ ileyhin ʿazîmetinden üç-beş gün sonra beyne'l-asâkir ihtilâl ü erâcîf tekevvün ve emzice-i nâsda şûr u gavgāya istiʿdâd tebeyyün edüp, bu ahvâl tekrar bir ʿarîza-i müstakille ile ʿarz-ı huzûr-i Şehriyâr-ı bî-hemâl ve meştâ husûsunda irâ'e olunan tarîkaynın biri taʿyîn olunmak bâbında Sadr-ı bedîʿu'l-fiʿâl dâmen-gîr-i istirhâm ü istidlâl oldu.
Attribution
Citation:
"Vukūʿ-i meşveret ve reften-i Mektûbî-yi Sadâret-penâhî be-Âsitâne-i saʿâdet", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_813.html
Item Details
Title:
Vukūʿ-i meşveret ve reften-i Mektûbî-yi Sadâret-penâhî be-Âsitâne-i saʿâdet
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1184
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota