Kasaba-i mezkûre pîşgâhında olan altmış kıtʿa mikdarı donanma gemilerinde mevcûd sunûf-i cünûda Ordu-yi hümâyûn tarafından dahi imdâd [M2 162] olunup, karşu tarafa ne vechile mürûr edecekleri peyâmına Sadrıaʿzam dîde-be-râh-ı intızâr iken, donanmanın ru'esây-ı askerî Ordu-yi hümâyûn'dan nehzat ve Tulça'ya varıncaya dek aʿdâ İsmâʿîl tarafına kasd u niyyet olduğunu tashîh ile evvelce perîşanlık îrâsını tasmîm ve şehr-i rebîʿulevvelin on altıncı gicesi Tulça ile İsmâʿîl miyânında vâki olan adaya top ve asker çıkarup, etrafını tahkîm ve o havâlîde geşt ü güzâr eden İslâm kayıklarını toplamaya mübâşeret eylediklerini yeniçeri serden-geçdileri muʿâyene ile ʿavâkıb-ı umûru fikr etmeden maʿiyyetlerinde olan dalkılıçlar ile ittihâd ve kayıklara süvâr ve adaya güzâr edüp, hamle-i ûlâda bir iki meterislerin zabt ile bir ceneral ve iki yüzden mütecâviz küffârı resîde-i hayyiz-i helâk ü demâr eylediler. Düşmen sûret-i firârı izhâr ve bunlar dahi bakıyyesin tuʿme-i seyf-i tâbdâr ederiz zuʿmuyla, emr-i taʿkībi tasvîb ve seyf ü hançerlerin teşhîz ü tezrîb ve düşmen dahi mukaddemce der-kemîn olan müretteb taburları üzerine ehl-i İslâmı çeküp, fi'l-hâl taburdan top ve sâyir âlât-ı nâriye ile cünûd-i muvahhidîni rû-tâb-ı iztirâb edüp, nâ-çâr kayıklara cân atarak Tulça'ya ʿavd ü iyâb eylediler. Mecârî-yi ahvâlden düşmenin Tulça'ya hücûmu istidlâl ve Serdâr-ı ekrem hazretleri tarafına Muhâfız Paşa tarafından ifâde-i hâl olundukda, darb ü harb erbâbından sekiz bin kadar dilâver cemʿ olunup, zahîre ve sâyir levâzım ne ise istikmâl ve Tulça'ya irsâl olundu. Küffâr Açıklar ile Tulça'ya nısf sâʿat olan Taşlıburun'a çıkup, altı bin kadar askerden müretteb taburuna nizâm verüp, berren kasaba üzerine hücûm üzere olduğu cünûd-i İslâmiyye'ye maʿlûm oldukda, beş altı yüz mikdârı süvârî mukābeleye taʿyîn olunup, yevm-i mezkûrde kesret-i riyâh u emtâr sebebi ile cevv ü semâ mükfehir ve savt-ı raʿd ve vemîz-i berk nevʿ-i insan ve cins-i hayvanı mütezaccır edüp, tîn-i lâzib resîde-i menâkib ve miyâh-ı müctemiʿadan her yerde bir gadîr-i ʿamîk ve şiddet-i hübûb-i ʿavâsıfdan her mahalde bir cebel-i mümteniʿu't-tarîk peydâ olup, tesâdüm-i ricâl
ve kerr ü ferr-i ebtâl muhâl iken, yine gayret kemerin bend-i miyân-ı ikdâm ve her tarafdan müdâfaʿa emrine ihtimâm etdilerse dahi, adada vâkiʿ cengden çıkan mecrûhlar düşmenin kesretinden ve âteşinin savletinden bahs ile berü tarafda olan askerîye vahşet îrâs ü tenahhî ve tecânüflerine vesîle ihdâs eylediler. Bu sebeble sefâyinde levend yazılan neferâtın [M2 163] baʿzıları sefînelerini terk ve mîşe-zârda ihtifâ ve bazıları sefînelerini Nehr-i Tuna ile icrâ ederek kenâr-ı selâmeti istiksâ eylediler. Sâyir askere dahi bu hâlet sârî ve bi-hikmetillâhi Teâlâ derûnlarına ruʿb u hirâs târî olup, mahall-i maʿrekeden gürîzân ve her biri bir tarafa perâkende vü perîşân olup, ruʾesây-ı asâkir her ne kadar saʿy etdiler ise, rücûʿları mutasavver ve tekrâr cenge şurûʿları müyesser olmayup, düşmen dahi askerini tansîf ve bir mikdarı müdâfaʿaya ve bir mikdârı hıyâm ve kasabada olan eşyayı kayıklarına nakl ü tarsîf ederler iken, Ordu-yi hümâyûn'dan tertîb olunan askerin talîʿası yetüşüp, muhâfız Paşa ile mülâkī olduklarında, bâzûy-i himmetlerine bir nevi kudret terettüb edüp, yedi sekiz yüz kadar piyâde ve süvârî birkaç defâ düşmen üzerine hücûm u iktihâm ve vâfirini ihlâk ü iʿdâm ve perîşân olan ehl-i İslâm dahi beşer onar mahall-i maʿrekeye gelmeye başlayup, giderek cemʿiyyetleri mütekessir ve tâkat-ı mukāvemet müteʿazzir olduğunu küffâr cezm ile yirmi sekiz sâʿat berü cânibde ikāmetden sonra şeb-i târda İsmâʿîl tarafına güzâr eylediler.
Mürûr-i küffâr be-Tulça ve perîşânî-yi sefâyin
Attribution
- Citation:
- "Mürûr-i küffâr be-Tulça ve perîşânî-yi sefâyin", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_804.html
Item Details
- Title:
- Mürûr-i küffâr be-Tulça ve perîşânî-yi sefâyin
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1184
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota