İstîlâ-yı küffâr ber-İsakçı ve nehzat-ı Serdâr-ı ekrem be-Sahrây-ı Babadağı

Keyfiyyet-i hatt u tirhâl vaktiyle müzâkere ve hükmünü kuvvetden fiʿle îsâl, mûcibât-ı vakt ü hâlden olduğuna binâ'en, ʿakd olunan meclis-i meşveretde bu mübâhasât güzerân ve herkes maʿlûmâtını âverde-i zebân edüp, âhir-i kâr Nehr-i Tuna üzerine inşâ olunacak cisrin termîmi husûsuna ıkdâm ve eyyâm-ı sayf içün müretteb olan asker dahi sefâyine teşhîn ve Sünne'den Tuna'ya duhûl üzere oldukları resîde-i rütbe-i ʿayne'l-yakīn olup, bu sûretde Ordu-yi hümâyûn'un Babadağı Sahrâsı'na darb-ı hıyâm ve karşu tarafa mürûr esbâbını tahsîle ihtimâm etmesi min ehemmi'l-mehâmdır deyü her tarafdan idâre-i kelâm olunmağla, bu tedbîr-i dil-pezîr muhtâr-ı müşîr u müsteşîr olduğuna binâ'en, üç beş gün zarfında bu emre mübâşeret rekîz-i zamâyir-i erkân-ı devlet olmuşidi. Meşveretden bir iki gün sonra aʿdânın ya Tulça ve yâhûd İsakçı üzerine hücûm edecekleri baʿzı delillerden tahkīk olunup, Dağıstânî ʿAli Paşa'ya bu keyfiyyet telmîh ve maddeye lede'l-vukūf ifşâsı bâʿis-i vahşet-i asker olacağını fehm ile ketm tarafını tercîh etmişidi. Binâ'en ʿalâ zâlik nâ-gâh sabaha iki sâʿat kalarak düşmen-i gümkerde-i râh berü tarafa mürûr ve Eski İsakçı dimekle meşhûr olan mahalde tertîb-i tabûr edüp, cisr muhâfazasına me'mûr olanları perâkende vü perîşân ve eczâ-i cisri sûzân eyleyüp, asker keyd-i aʿdâdan gāfil ve taʿyînâtlarında zarûriyyü'l-ihtiyâr olan kusûru müsâmaha ve tegāfüle haml ile ihdâs-ı fesâd ü teferruka mâyil olup, mukābele böyle dursun taraf-ı düşmene nigâh etmeyerek, katʿ-ı râh ve kimi Babadağı'nı ve kimi Tulça'yı penâh ve baʿzısı püştelere çıkup, düşmenin İsakçı'ya etdiği hasârâtı temâşâ ile nâme-i a'mâllerin firâr ʿani'z-zahf hatī'atıyla siyah eylediler. Sadr-ı ʿâlî-câh bu kazıyyeden [M2 153] âgâh oldukda, dûd-i âh ü te'essüfü ʿanân-i âsumâna peyveste ve bu havâdis-i müteʿâkıb-i zuhûr sebebi ile zücâc-ı mizâcı şikeste olup, küffâr İsakçı Kalʿası'nı zabt ü ikāmet akabinde Babadağı'na ʿazîmet ve müdâfaʿaya vâfî asker olmamağla, bir hâdise-i ʿazîme zuhûrundan zihni perîşân ve ne edeceğinde vâ-lehû hayrân olup, bu takdirde meclis-i şûrâda karar verilen vakte intızâr mecâli kalmayup, mâh-ı mezbûrun on birinci günü ʿalem-i şerîf sütûnuna bend ve birkaç günden sonra sahrâya çıkılmak üzere tevsîk-i râbıta-i ʿahd ü peyvend olundu. İsakçı üzerine gelen küffâr üç bini tecâvüz eylemediği tashîh-kerde-i erbâb-ı iʿtibâr olup, ehl-i İslâm'da mukābele ve işgāl edecek kadar u kuvvet var iken gayret-i dîniyyeyi bırakup, firâra âgāz etmeleri, metânet-i dîn ile muttasıf olanlara dâğ-ı derûn ve sebeb-i hüzn ü elem-i gûnâ-gûn oldu. Düşmen İsakçı ve cisr edevâtını ihrâk u tahrîb ve palangasını barut ile atup, reʿâyâdan alabildiklerini kayıklara tefrîk u tertîb ve İsmâʿîl tarafına mürûr ile ber-minvâl-i muharrer ehl-i İslâm'ı hazîn ü ke'îb eyledi. Bundan sonra yedi gün Babadağı meştâsında ârâm ve muharremin on sekizinci günü Serdâr-ı ekrem ve ocağlu ve sâyir hadem ü haşem İsakçı semtine nasb olunan hıyâma çıkup, muntazır-ı cemʿiyyet-i cünûd-i İslâm oldular.
Attribution
Citation:
"İstîlâ-yı küffâr ber-İsakçı ve nehzat-ı Serdâr-ı ekrem be-Sahrây-ı Babadağı", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_793.html
Item Details
Title:
İstîlâ-yı küffâr ber-İsakçı ve nehzat-ı Serdâr-ı ekrem be-Sahrây-ı Babadağı
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1184
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota