Kartal vakʿasından mukaddem Rusyalu Bender üzerine dahi bir tabur tertîb ü irsâl ve uzakdan muhâsaraya iştigāl etmişler idi. Perîşanlık vukūʿundan sonra düşmen Bender Kalʿası'na tekarrub ve her tarafdan [M2 112] hasr u tazyîk ile ateş-i ceng telehhüb edüp, mahsûrân-ı İslâm müdâfaʿaya kıyâm ve leyl ü nehâr nâr-ı küffâra ıstıbâr ile kalʿanın medâhil ü mehâricini muhâfazaya ihtimâm eyledikleri hâlde, bi-emrillâhi Teʿâlâ İslâm'a tâʿûn müstevlî olup, mevtây-ı Müslîmîn'i defne vakit bulamadıklarından, hânelerinde pinhân ve yine bu hâl ile emr-i müdâfaʿada bezl-i cân edüp, o esnâda Ser-askerleri Vezîr Mehmed Paşa dahi matʿûn ve şehâdet-i hakīkiyye ile memnûn olup, bi'l-ittifâk ʿAbdülcelîl-zâde Vezîr Mehmed Emîn Paşa'yı tavâyif-i askerî Ser-askerliğe takdîm ve zimâm-ı mehâmm-ı nâsı yedine teslîm eylediler. Düşmen-i nâ-bekâr birkaç defʿa teshîr-i kalʿa kasdıyla hücûma ibtidâr eyleüp, her hamlede hâyib ü hâsir ve zor-i bâzû-yi mücâhidîn ile esve-i hâl ile münkesir olduysa dahi, imdâdları ʿale't-tevâlî vürûd ile hasr-ı kalʿadan gayr-i fâriğ ve müddet-i muhâsara dahi üç mâha bâliğ olup, turuk-i imdâd mesdûd ve esbâb-ı necât mefkūd olduğundan gayri, kalʿada mevcûd guzâtın bir mikdârı tâʿûndan nâ-bedîd ve bir mikdârı vukūʿ bulan yürüyüşlerde şehîd olup, nâ-gâh bir gice aʿdâ, askerini iki kısma taksîm ve sâʿat dörtde yürüyüşü tasmîm edüp, bir fırkası ehl-i İslâm'ı işgāl ve diğer fırkasını mustahfızdan hâlî İstanbul kapusuna irsâl ve nerdübânlar nasbı ile kalʿaya vülûc ve her ne kadar müdâfaʿaya ihtimâm olunduysa, mücâhidîn-i İslâm'ın kazâ vü kader saʿyini pûç edüp, hâh ü nâ-hâh istîmân ile tahlîs-i cân eylediler. Kalʿada mevcûd ricâl ü nisvânı Nehr-i Turla'dan imrâr ve ʿarabalara tahmîl ile Leh tarafına tesyâr eyledi. Bender yürüyüşlerinde Rusyalu'nun katʿî çok askeri zâyiʿ ve ser-kerdeleri baş-vekîlin birâderi Panin bu sebeble İmperatoriçe tarafından muʿâkab olup: “O mikdâr askeri kırdırmadan ise, kalʿayı terk evlâ idi” dediği miyânelerinde şâyiʿdir. Akkerman tarafında olan aʿdâ hasr-ı kalʿaya mübâşeret eylediklerinde, derûnunda bulunan gayretsizler: “Bender eğer kabza-i tasarrufa geçer ise Akkerman hâzır ve müheyyâdır” deyerek mukāvele ve müddet-i mezkûrede birbiriyle hüsn-i muʿâmele [M2 113] ederler idi. Bender keyfiyyeti vukūʿunda kalʿayı bilâ-nizâʿ teslîm ve seng-i melâmetle vücûd-i bed-bûdların tercîm eylediler. Yedisan Kabîlesi nüfûs u emvâlleriyle sâlim ve yerlerinde kāyim olmak üzere Rusyalu ile muʿâhede ve birbirine sened iʿtâsıyla kavî mevâʿideleri sebkat etmişidi. Bender'i istîlâlarında ehâlî-yi Bender'in ekserîsi bizim ile hısm u akribâ olup: “ʿAlâka-i iltihâm ile bize mesned olanlar,
mu'âhedeye dâhildir" deyü ısrâr u ibrâm ve hâh u nâ-hâh bin yedi yüz kadar ehl-i İslâm'ı kayd-ı esrden tahlîs ile Aksu'dan imrâr ve Özi'ye çıkarup, andan Kırım'a tesyâr etdikleri baʿzı sikātdan mesmûʿ olmuşdur. Haber-i Bender bir müddetden berü munkatıʿ ve imdâd irsâli bi'l-külliyye mümteniʿ olduğundan, Serdâr-ı ekrem leyl ü nehâr mübtelây-ı endûh u gam ve nâ-gâh Kartal tarafında olan aʿdâ ordusunda taraf taraf top şenliği vâsıl-ı semʿ-i nâs ve istihbâr mümkin olmadığından, hâlet-i mezkûre bâ'is-i ihtilâl-i havâs olup, Sadrıaʿzam Bender'den havfını izhâr ve bu hâtırayı baʿzı hem-râzlarına işʿâr eyledi. Cumâdelûlânın yirmi ikisinde Bender Defterdârı Tayyib Efendi maʿiyyetiyle Bender'e ʿazîmet eden Baş-muhasebe kâtiplerinden Pîrî Efendi'ye Moskovlu Yuvan Petro nâmıyla lisân-âşinâ bir Bin-başı koşup, İsmâʿîl'e baʿde'l-vusûl Ordu-yi hümâyûn'a gelmek istidʿâsında oldukları haberi tevârüd edüp, mesfûrun Ordu-yi hümâyûn'a gelmesi sebeb-i kīl ü kāl ve bâʿis-i ihtilâl olur maʿnâlarıyla, Tulça'da keyfiyyete vukūf u ıttılâʿ içün Anadolu Muhasebecisi Nazîf İbrâhîm Efendi o tarafa isrâ olunmuşidi. Efendi-yi mûmâ ileyh kasaba-i mezkûrede Pîrî Efendi ile mülâkāt ve sebeb-i vürûdunu su'âl ve ol dahi Bender'in giriftâr-ı dest düşmen-i bed-sigâl olduğu keyfiyyetini icmâl ve Emîn Paşa harclık istidʿâsı ile kendüyü bu tarafa gönderdiğini beyân ve ifâde-i hâl eyledi. Bundan sonra Bin-başı istıntâk ve Merşal tarafından kâğıd ile gelüp, mefhûmu beyne'd-devleteyn tecdîd-i ʿahd ü mîsâk olduğunu Efendi-yi mûmâ ileyh karâyin-i hâliyye ile istirâk edüp, orduya lüzûm-i ihzârı mûmâ ileyh tarafından tahrîr ve tıbk-ı işareti üzere [M2 114] maʿan getürülmesi husûsu taraf-ı Sadru's-sudûrdan tastîr olunup, mâh-ı mezkûrun yirmi beşinci günü Ordu-yi hümâyûn'a vâsıl ve Re'îs Efendi dâ'iresinde ihzâr olunan haymeye nâzil oldu. Merşalın mektûbu tercüme olunup, me'âli şurût-i musâlaha inʿıkādına ruhsat-ı kâmilesi olmakdan ibâret olup, keyfiyyet Rikâb-ı kâmyâbdan istîzâna dek mesfûrun Ordu-yi hümâyûn'da ikāmeti çendân münâsib görülmeyüp, bundan sonra cevâb-ı mektûb Merşal dostumuza tahrîr olunur” deyü mesfûra iʿâde ve keyfiyyet Âsitâne tarafından tahrîr u ifâde olunmuşidi. Nemçe ve Prusya taraflarından mâdde-i tevassut bundan akdem istidʿâ ve Devlet-i ʿaliyye tarafından dahi rûy-i mümâşât ibdâ olunmağla, tevassutları kabûl olunmadığı, renciş-i hâtırlarına mü'eddî olacağı beyânıyla, Rikâb tarafından zuhûr eden müsveddeye nazaran Merşal'e cevabnâme tahrîr u isrâ olundu. Ceng vaktinde tavr-ı sulh ve vakt-i sulhda tavr-ı ceng irâ'esi fiʿl-i kudemâ ve cengin netîcesi mâlûm olmayup, galebe el vermişiken fursatı fevt etmemek kâr-ı ʿukālâ olduğundan, Frenk tâyifesi dahi dâyim bu mesleğe iktidâ eylediklerinden, Ordu-yi hümâyûn'da bulunanlar Moskovlu'nun sulha talebini zaʿfına haml ile gün be-gün itlâf-ı ricâl ve izâʿat-ı maldan gayri bir fâyide etmedikleri vâreste-i kayd-ı istidlâldir.
Duhûl-i küffâr be-kalʿa-i Bender ve Akkerman ve âmeden-i Sefîr-i Moskov
Attribution
- Citation:
- "Duhûl-i küffâr be-kalʿa-i Bender ve Akkerman ve âmeden-i Sefîr-i Moskov", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_755.html
Item Details
- Title:
- Duhûl-i küffâr be-kalʿa-i Bender ve Akkerman ve âmeden-i Sefîr-i Moskov
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1183
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota