Zikr-i güzâriş-i kīl ü kāl der-meclis-i meşveret

Tavâyif-i askerî her ne cânibe meʾmûr oldular ise izhâr-ı ʿözr-i müşevveş ve her kangi maslahata taʿyîn olundular ise gerden-pîç ü dâmen-keş olup, bu maraz-ı ʿasîrü'd-devâ ne vechile pezîrây-ı ʿilâc olacağı erbâb-ı istişâreden suʾâl olundukda; “Baʿzısı firâr edenler te'dîb ve nân-pâreleri erbâb-ı istihkāka tevcîh ile [M2 105] terhîb ü tenkîb olunmasını sevk u tergīb ve baʿzısı Devlet-i ʿaliyye'nin seyf-i kātıʿ ve hısn-ı mâniʿi olan ocağlara ʿadem-i rağbet ile taht-ı zâbıtaya duhûlleri mümteniʿ olan levend ü Türkmân ve sâyir feşârîlere mahabbet olunup, iʿtây-ı nukūd ve tergībât-ı nâ-mahdûd ile sefere getürdilüp, düşmen ile muhârebeye mübâşeret hengâmında cümleden evvel şedd-i zeberteng-i hezîmet ve nüfûs-i sârika ve tıbâʿ-ı mâyile olmak hasebiyle, sâyir askere mâdde-i firâr sirâyet eylediği zâhir olup, bundan böyle o makūle mutlaku'l-ʿinân askere iʿtibâr olunmayup, mîrî nâmıyla mezbûrlara iʿtâ olunan mâl neferâta tevzîʿ olunduğu hâlde, fevâyid-i harbiyye müşâhede olunacağı vâreste-i kayd-ı işkâldir” dediler. Ve baʿzıları dahi: “Bu tertîb olunan mukaddddimât vüsʿat-i vakte mevkūf keyfiyyatdan olup, tîz elden Akkerman ve Özi kalʿalarının esbâb-ı müdâfaʿasına ikdâm lâzım ve bâhusûs Tuna'nın berü tarafına aʿdânın mürûru ihtimâlât-ı ʿakliyyeden olup, bu sûretde hıfz-ı sevâhil bir emr-i mühim görünür” dediler. Bu mübâhase ʿakabinde Sünne Boğazı'nın hatar-ı ʿazîmi beyân olunarak, muhâresesi husûsu dermeyân kılınup, keşf ü muʿâyene ve şeranpo ile istihkâmı münâsib görülüp, meclisde bu hidmet kime sevk olunduysa, şahs-ı vâhid izhâr-ı şevk etmeyüp, herkes nigeh-güzâr-ı taht ü fevk olarak hâric-i hîta-i tavk olduğunu îrâd ile bu emr-i ehemme sebeb-i ʿavk oldular. Gâyet-i mâ fi'l-bâb gediklülerden Eyyûbî Ahmed Ağa'nın bu hıdmet gerdenine taʿlîk ve yarım kîse harclık ile habl-i ʿazîmeti tevsîk olunup, merkūm mahall-i mezkûre vardığının ikinci günü orduya ʿavdet ve Sünne'nin etrâfı kum olup, şeranponun ʿadem-i imkânını rivâyet eyledikde, Kili muhâfazasına bundan akdem taʿyîn olunup, el-yevm Tulça'da mekîn olan ʿAbdî Paşa, meştâ askeri vürûd edinceye dek, zikr olunan boğazda vâkiʿ palangada ikāmet eylemesi istihsân ve bu mazmûnda tarafına ısdâr-ı fermân olunup, mûmâ ileyh mustashab olan yetmiş kadar âdem ile palangaya vardığı haberi Ordu-yi hümâyûn'a resîde olmağla, [M2 106] sebâtına âlet ve hiç olmadıysa mukaddemâ Kili muhâfazasına me'mûriyyetinde mîrîden verilen on beş kîseyi hazm içün mahall-i merkūmda bir müddet ikāmet eder me'mûlüyle tarafına vâfir peksemâd ve zehâyir-i sâyire bir kayığa teşhîn ve bir münâsib âdem taʿyîn olunup, mahalline vardıkda, Paşa-yı mûmâ ileyh ikāmetden hâyif ve gerüye munsarıf olup, palangaya nazar ve huluvv-i beşer ile kilidini ber-der bulup, zehâyiri iʿâde ve keyfiyyeti ifâde eyledi. Kili'yi muhâfaza eder ümmîdiyle mukaddemâ Arnabud Mustafa Paşa'ya gönderilen on beş kîse istirdâd ve kabz ü refʿ-i tûga bedel sitem-âmîz kelâm ile kadri hafz olunduğundan gayri, Ordu-yi hümâyûn kurbunda tecnîb ve Bükreş Muhâfızı Mehmed Paşa maʿiyyetine tesrîb olundu. Konakcı ʿAbdî Paşa pîr ü nâ-tüvân ve hücûm-ı fakr u fâka ile perîşân olduğuna binâ'en mazhar-ı lutf u ihsân ve ʿadem-i redd-i meblağ ile cezlân oldu.
Attribution
Citation:
"Zikr-i güzâriş-i kīl ü kāl der-meclis-i meşveret", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_749.html
Item Details
Title:
Zikr-i güzâriş-i kīl ü kāl der-meclis-i meşveret
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1183
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota