Teznîb

Baʿzı kimseler bu hezîmeti askerin gafletine ve ʿAbdî Paşa henüz zedelenmeyüp, ol dahi hem-reng olmak içün Hân ve Abaza Paşa'nın vakt-i mesâfda desîse ve ʿadem-i sebâtlarına haml eylemiş, cenâb-ı Hak bizi mü'min ve muvahhid halk edüp, şerâ'it ü mûcibât-ı İslâmiyye'yi icrâ ile iʿlâ-i kelimesi zimnında gazâ vü cihâdı üzerimize farz ve fezâyilini nusûs-i Furkāniyye ile beyân buyurup, guzât ü şühedânın merâtib-i ʿuzmâ ve mesûbât-ı evfâsını dahi âyât-ı beyyinâtında zikr edüp, emrine itâʿat ve nehy eylediği muharremâtdan mücânebet etmeyenlere fevz ü nusrat teʿalluk kudretden baʿîd görülür. Bu sefer-i pür-ʿiberde ictimâʿ eden askerî tâyifesi hılâf-ı şerʿ-i enver irtikâb-ı münker ve menhiyyâta iktihâm ile yollarda fukarâ vü zuʿafâyı pâ-zede-i cevr ü zarar etdiklerinden gayri, uli'l-emre ʿadem-i itâʿat ile hod-pesendâne seyr u hareketleri iktirâf-ı envâʿ-ı maʿsiyyet kabîlinden olduğuna binâ'en, taraf-ı kahhâr-ı müntakımden haklarında bu vechile mücâzât ve taslît-i kefere ile icrây-ı hükm-i muʿâkebât kılındı. “İn tensurû'llâhe yensurküm” âyet-i şerîfesi, “İn tensurû dînehû ve Resûlehü yensurküm ʿalâ ʿaduvviküm” ʿibâresiyle tefsîr olunup, nusrat ne makūle fiʿle bâz-beste olduğu erbâbına maʿlûmdur. İşte emrin hakīkatı budur ancak, erbâb-ı zevâhire göre düşmen askeri müceddeden ihtirâʿ olunan kānûn-i muhârebe ve üslûb-i mudârabe üzere müretteb, ve zâbitlerine inkıyâd ü itâʿatları mücerreb olup, sanâyiʿ-i nâriyyeyi bi-esbâbihâ taʿlîm ü taʿallümden bir lahza hâlî olmadıklarından gayri, askerîlerini semt-i tereffühden menʿ ve râhat ü sükûndan redʿ edüp, taburlarında gayri muʿallim bir şahsa mahal ve hılâl-i sufûflarında nâ-be-mahal ednâ fürce vü halel olmadığından imtihân ü ihtibâr olunmamış ve tereffüh ü râhata [M2 89] alışmış perîşân ve gayr-i müretteb askere galebeleri fî ekseri'l-ahyân nümâyân olmakdadır. Lâ cerem, bu bâbda ru'esâya isnâd-ı cinâyet ü bühtân mahzâ kusûr-i nazardan nâşî daʿvây-ı bî-bürhândır. Be-în cümle Hân ve Abaza Paşa ve sâyir mîrîlü asker müteferrik olmuşiken Vezîr ʿAbdî Paşa ve Adanalı Hasan Paşa kazıyyeye ʿadem-i vukūf ile üzerlerine gelen düşmen ile bir sâʿat kadar âgāz-ı kifâh ve iʿmâl-i süyûf ü rimâh eyleyüp, cânib-i muvahhidînde galebe sûretleri be-dîdâr ve aʿdâda sûret-i perîşânî âşikâr olmuşiken, Hân kolunda olup, meterisler gāyilesini ber-taraf eden ʿanede-i ʿabede-i esnâm, fırka-i mezkûreye imdâd ile bâʿis-i tefrika-i ehl-i İslâm olduğu hâzır-fi'l-maʿreke olan muharrir-i Fakīr'in re’ye'l-ʿayn meşhûdu olmuşdur.
Attribution
Citation:
"Teznîb", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_738.html
Item Details
Title:
Teznîb
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1183
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota