Aʿdây-ı Millet-i beyzâ Tuna sâhillerinde vâkiʿ kılaʿdan birini istîlâdan sonra berü câniblere itâle-i dest-i iʿtidâ etmek hulyâsıyla Kalas firârîlerini ve sâyir [M2 62] mahallere münteşir olan asker-i haybet-eserlerini cemʿ ve Fokşan'da ihtişâd ve İsmaʿîl ve yâhud İbrâ'îl üzerine ʿazîmete kesb-i istiʿdâd eylediklerinden fazla Bükreş tarafından dahi Kulle ve Yergöğü'ye hücûm ve Tuna'nın incimâdı vukūʿ bulduğu hâlde İsakçı Kasabası'na ve berü taraflarda olan sâyir meʿâkıla vazʿ-ı pây-ı şûm edecekleri vazʿ u reftâr-
larından maʿlûm olup, sugūr-i İslâmiyye'nin mehâlik ü âfât ve nevâyib ü mehâfatdan vikāyesi lâzım idüğünü serhadlerde mukīm olan serân-ı asker ve vücûh-i ehâlî ʿarz u ihbâr ve şimdiden çâresine bakılmasını tezkîr ü ihtâr etmişler idi.
Meştâlarda mevcûd olan cünûdun mecmûʿu bir selmeye sed ve bir rahneye bend olmayacağları maʿlûm-i her hûş-mend olduğuna binâ'en, etrâf ü eknâfa evâmir-i ʿaliyye irsâl ve müddet-i yesîrede egerçih bir mikdâr asker cemʿ ve serhadlere taksîm ile mehmâ-emken esbâb-ı müdâfaʿa istihsâl olunmuşidi. Ancak tedârük olunan askerin garaz u maksadları iʿlâ’-i kelimetullâh ile ıskāt-ı farîza-i gazā olmayup, mukaddemâ gûş-güzârları olan ruhsat-i seby ile ihrâk-ı memleket ve ahz-i berde ve celb-i menfaʿat ve bu ticâretden sonra vilâyetlerine ʿavd ü ricʿat olup, serhadleri hâliyetü'l-hâliye terk edecekleri zâhir u âşikâr ve bu hareket-i nâ-hem-vâr sebeb-i kuvvet-i hasm-ı mekkâr olarak sugūr-i mülk-i Hâkānî'ye teʿaddî ve envâʿ-i mazarrata tesaddî eyleyecekleri be-dîdâr olduğundan, ru'esây-ı asker bu fikr-i sâyib ile karşu tarafa asker imrârından mücânib olup, el-yevm karâr-gâhları olan emâkini muhâfaza ile kanâʿat ve düşmen vürûdunda defʿ-i sâyil semtini tercîhde muvâfakat etmişler idi. Lâkin temâdî-yi eyyâm-ı ikāmet ü sükûn sûret-i zâhirde askerî tâ'ifesini mahzûn edüp, karşu tarafa ʿubûrdan memnûʿ ve yed-i bâtışaları emr-i gazâdan menzûʿ olduğunu miyânelerinde tekavvül ve gulüvvû-yi askere sebeb olacak hâlâtı tehayyül eder oldular. Boğdan Serʿaskeri Vezîr ʿAbdî Paşa'nın dahi bu keyfiyyet sahîfe-i zihninde mürtesem ve mecbûren Fokşan'a hareketini müstelzim olup, kapusunda mevcûd beş altı yüz kadar asker ile Deliorman haşerâtını ve kesb-i ganâyim dāʿiyesiyle ictimâʿ edenleri istishâb ve kahr-ı aʿdâya min akva'l-esbâb olan top ve mühimmâta bakmayarak [M2 63] İbrâ'îl'den hareket ve müşârun ileyhden birkaç gün sonra Ruscuk ve Silistire ve Yergöğü askeriyle Ruscuk Aʿyânı Çelebi el-Hâc Süleyman Ağa dahi Bükreş'e doğru ʿazîmet etmişidi. Vezîr-i müşârun ileyh Fokşan'a karîb mahalle geldikde, vücûh ve efrâd-ı askerîye leyyin-i kelâm ile hıtâb ve düşmen bi'l-külliyye ifnâ olunmadan kelle vü dil ve ahz-ı ganîmete mübâşeret olunmamak tahzîrâtını ıtnâb ve: El-ganîmetü baʿde'l-hezîme maʿnâsını işrâb etdikden sonra fazl-ı gazâ vü cihâdı beyân ve tahrîk-i devāʿî-yi şecâʿat eder kelimâtı âverde-i zebân edüp, bu kavl üzere Kasaba-i mezkûreye vardıklarında düşmen alaylarını tertîb ve toplarını lâzım gelen mahallere taʿbiye vü terkîb edüp, ehl-i İslâm'dan elli kadar merd-i mübâriz cenge vügül ve kusûru kasabaya duhûl ile seby ü ganâyim maslahatına meşgûl ve bir mikdârı bilâ-muhârebe geldikleri tarafa ʿavd ü kufûl etdikleri ru'esây-ı asâkire bâʿis-i iztırâb ve düşmen-i dîne sebeb-i miknet ü tâb olup, bu hâli Serʿasker Paşa müşâhede ve İbrâ'îl tarafına muʿâvede ve Bükreş tarafına giden asker dahi bu keyfiyyete mümâselet ile rûy-i nusratdan mahcûb ve inhizâm-ı fâhiş ile maʿyûb oldular. Tezelzül-i akdâm-i İslâm, sebeb-i cesâret-i aʿdây-ı li’âm olup, serhadlere hücûmu kâr-âzmûdegân-ı enâmın maʿlûmu
olup, Libka tâ'ifesinden iki bin nefer İbrâ'îl'e taʿyîn ve karagol ve sâyir hıdemâtda istihdâm olunmaları İbrâ'îl muhâfızına tavsiye vü telkîn olunmuşidi. Mezbûrlar dahi izhâr-ı sadâkat ve leyl ü nehâr İbrâ’îl hâricini muhâfazaya mübâşeret etdiklerinden gayri, lisân âşinâ olmak mülâbesesiyle baʿzı reʿâyâ ve Kazak tâ'ifesinden düşmenin İbrâ'îl üzerine geleceklerini istihbâr ve müşârun ileyh tarafına ihbâr eylediklerinde, tecribe-i umûrdan ʿâtıl ve reftâr-ı düşmenden gâfil olan İbrâ'îl serdengeçdileri ve yerlüsü haber-i mezkûru tekzîb ve düşmenin hücûmunu ʿadem-i takrîb ile haber verenlere melâmet ü te'nîb eylediler. Birkaç günden sonra hasm-ı hîle-kâr levâzım-ı mühimmât-ı kalʿa-gîrî ile be-dîdâr olup, Serʿasker Paşa kapusunda mevcûd beş altı yüz kadar âdem ile hâric-i kalʿaya tahrîk-i ʿalem ve yerlü ve sâyirden beş altı bin kadar ecnâs-ı muhtelife cemʿiyyetine munzam olarak müdâfaʿya [M2 64] kıyâm ve intizâr-ı aʿdâ-yı li'âm ile ihzâr-ı esbâb-ı hısâm eylediler. Aʿdâ varoşa karîb geldikde, çep ü rast taburunda olan toplara ateş verüp, bi-hikmetillâhi Teʿâlâ kulûb-i müslimîne ruʿb u hirâs inʿikâs edüp, bî-ceng ü sitîz her biri bir tarafa gürîz ve ehl-i kalʿa dahi ihtiyâr-ı tehassun ile defʿ-i savlet-i düşmen-i fitne-engîz eylediler. Bu haber-i dehşet-eser sâmiʿa-i Serdâr-ı ekremî'ye güzer edüp, sûret-i imdâdda bir mikdâr asker tahrîrini tasvîb ve şiddet-i şitâ sebebi ile bir kimsede hâhiş-i ʿazîmet olmadığını tahkīk etdiler ise dahi kendü Enderûn ağalarına at ve bahşîş vererek gazâya tergīb buyurup, tahmînen iki yüz kadar âdem evâyil-i Şevvâlde o tarafa tesrîb olunmuşidi. Kable'l-vusûl aʿdâ varoşu ihrâkdan sonra muhâsara-i kalʿa ile meşgûl olup, bunlar dahi incimâd-ı Tuna sebebi ile yeh-pâreleri mânend-i kûh rûy-i Nehir'de cârî olduğun görüp ʿubûr ve imdâdın tarîkını bulmayarak dûrdan mahsûrlara duʿâ ve kalʿayı vedîʿa-i cenâb-ı Mevlâ eylediler. Düşmen dahi tazyîk ve hasr-ı kalʿada ifrâğ-ı cehd ü tâkat eder iken, Hotin yamaklarından yirmi otuz nefer-i pür-dilân-ı İslâm bâlâ-yı hisâra birkaç top ihrâcıyla aʿdâyı nişâne-i dâne-i intikām etmeleriyle pîş-gâh-ı kalʿa kuh-sâr u eşcârdan hâlî olduğuna binâ'en, dâneler hayvan ve insâna isâbetle küffâra meydânı teng ü târ ve iki sâʿat tevakkufa mecâl bulmayup, gerüye refʿ-i kâr u bâr ve iki üç gün uzakdan kalʿaya nigerân ve hâyiben ʿâzim-i semt-i Fokşân oldular. Bu maʿrekede bulunan hazele-i müşrikînin bir mikdârı Yergöğü Kalʿası'nı zabt dâʿiyesiyle Bükreş'de olan hem-cinslerine mültehak oldukları istihbâr ve vücûb-ı imdâd, karâr-gîr-i ulu'l-ebsâr olmuşidi.
Binâ'en ʿalâ zâlik Silistire'de zahîre mâddesiyçün vukūʿ bulan fitnede aʿyân ile birkaç kimseyi ehâlî iʿdâm ve o makūle eşrârı seyf-i siyâsetle ilzâm me'mûriyyeti ile Silistire Kazâsı'nda meştâ-nişîn olan Sivas Vâlîsi Vezîr Sârım İbrâhîm Paşa o esnâda Ruscuk havâlîsine gelüp, aʿdânın Yergöğü Kasabası'na olan fikr-i fâsidi müşârun ileyhe i'lâm ve Ruscuk'da ikāmetle karşunun umûruna nizâm vermeleri min ehemmi'l-mehâm
olduğunu ifâde [M2 65] hilâlinde düşmenin Yergöğü'ye hareketi şâyiʿ olup, iltimâs-ı ehâlî ile Silistire nizâmı teʾhîr ve müşârun ileyhin Ruscuk'da ikāmetinin eşedd-i lüzûmu ehâlî-yi Ruscuk tarafından Ordu-yi hümâyûn'a tahrîr olunup, iltimâslarına müsâʿade ve bu mazmûnda müşârun ileyhe emr-i ʿâlî firistâde olunmuşidi. Müşârun ileyh dahi o havâlîde mevcûd beş altı bin askere Kethudâ'sını Başbuğ nasb eyleyüp, dâiresi askerîyle Yergöğü'ye imrâr ve düşmen dahi şevvâlin on sekizinci çehâr-şenbih günü Yergöğü'yü zabt içün taburlar gösterüp, kuvve-i istidrâciyyesin izhâr eyledi. Asker-i İslâm'ın süvârîsi düşmen süvârîsiyle iltikā ve birkaç sâʿat yek-digere hamle ile isâre-i gubâr-ı vegā eyleyüp, düşmen-i makhûr ve bin kadarı şikâl-i zebâniyân ile dereke-i dûzaha mecrûr oldu. Ferdâsı yine âgāz-ı ceng ve iki tarafdan iʿmâl-i top ve tüfeng olunur iken, nâ-gâh hevâda gaym ü zabâb peydâ ve herkes nâ-bînâ gibi âvâre-i fark-ı arz u semâ olup, düşmen ise bu fursatı ganîmet ʿadd ve dest-i habâsetini âteş-bâzlık semtine medd ve yirmi kıtʿa nev-îcâd toplarına peyder-pey âteş verüp, ehl-i İslâm'ı taʿcîz ü tazyîk ve berü tarafda eğerçih dört beş kıtʿa top olup, ancak birkaç kıtʿası sâkıt ʿani'l-ʿamel ve ʿamele selâhiyyeti olanlar dahi bir iki defʿa atıldıkda, falyeleri berhem-zede-i halel olduğundan gayri, mukaddemâ hafri fermân olunan hendek dahi ancak nısf zirâʿa vâsıl ve tehassun u teterrüse kābil mahal olmadığından, tevakkuf müşkil olup, nâ-çâr asker-i İslâm birer cânibe gürîzân ve Turnacı-başı Hüseyin Ağa ile üç yüz behâdır kalʿaya can atup, emr-i muhâfazada nisâr-ı ser u cân eylediler. Hasmın kalʿa kûp topları olmadığından iʿmâl etdiği çerha topları ve el humbaraları maʿa ʿademi'l-metâne kalʿanın bir taşını elâne edemeyüp, Ruscuk tarafından dahi asker ve mühimmât ve zahîre ile imdâd ü iʿâne olunmağla, aʿdâ zabt-ı kalʿadan me'yûs ve ikāmetde itlâf-ı nüfûs edeceğini cezm ile varoşun bir tarafını ihrâk ve zimâm-ı ʿazîmini hâyiben Bükreş tarafına ıtlâk eyledi. Müşârun ileyhin iʿâne vü imdâd ve pey-der-pey irsâl-i zahîre [M2 66] vü zâd husûsunda cilve-ger olan meʾâsir-i cemîlesi, resîde-i hayyiz-i tahsîn ve kâffe-i mültemesâtı mevkiʿ-i müsâʿadeye karîn olduğundan başka, meblağ-ı vâfî ile terfîh ve ol havâlînin Başbuğluğu tarafına tevcîh ile muhâfaza-i enhâ ve muhârese-i ercâ husûsları tarafına te'kîd ü tenbîh olundu.
Teveccüh-i asker-i İslâm be-Fokşan ve ʿavdet-i îşân ve zikr-i muhâsara-i İbrâ’îl ve Yergöğü
Attribution
- Citation:
- "Teveccüh-i asker-i İslâm be-Fokşan ve ʿavdet-i îşân ve zikr-i muhâsara-i İbrâ’îl ve Yergöğü", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_711.html
Item Details
- Title:
- Teveccüh-i asker-i İslâm be-Fokşan ve ʿavdet-i îşân ve zikr-i muhâsara-i İbrâ’îl ve Yergöğü
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1182
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota