Sadrıaʿzam mektupçusu olan Feyzî Süleyman Efendi, Sadr-ı esbâk'ın manzûru olmak hasebiyle baʿzı umûra muktahim ve zâtında dahi kiber-i nefs erbâbından bir merd-i mutaʿazzım olup, hıdmet-i mezkûreden tecnîb ve Eğri-dere Palangası'na tagrîb olunup, mukaddemâ Mektupçuluk hıdmetinde mehâreti ve idare-i umûrda mümâreseti olan Re'îs-zâde ʿAbdurrezzâk Efendi, Mektûbî ve cümlenin mergūbu olan Baş-halîfe es-Seyyid Mehmed Hayri Efendi dahi Küçük İbrâhim Efendi ʿazlinden Kethudâ Kâtibi nasb olundu. Defter Emîni olan Süleymân Bey hılâl-i râhda ʿilel-i gûnâ-gûn ile dem-beste ve meʾzûnen İsakçı'ya gelüp, tedbîr-i vücûd ile meşgûl iken nâ-gâh seng-i ecel ile
mînâ-serây-ı ʿömrü şikeste olup, o gül-i mutarrây-ı gülistân-ı dâniş ü ʿirfân mesâcidin birinde mücâvir-i güzeşte-gân-ı erbâb-ı tevhîd ü îkān oldu. Efendi-yi mûmâ ileyh yeketâz-ı mizmâr-ı maʿrifet ve hâyiz-i kadeh-i muʿallây-ı dirâyet, vâsıl-ı ser-menzil-i sühangûy, sâhib-i talâkat ve küşâde-rûy, edîb-i Câhız-beyân, revnâk-şiken-i bedîʿ ve hâce-i cihân bir merd-i sâhib-i dîvân idi. Gazaliyyât u kasâyidi meşhûr u mütevâtir ve vüsʿat-i ihâtası âsârından zâhirdir. Bu gazel cümle-i âsârındandır:
Ham etdi kāmetim ol çîn-i ebrû gösterişcikler
ʿİtâb eyler yüzünden vech-i ihsâna girişcikler
Yüzün göstermemek yüz vermemekdir mihre maksûdu
Edüp destin nikāb ol nâz u nahvetle gülüşcükler
Ne bülbülden ne tûtîden işitdim bezm-i gülşende
O lüknetler o şeker-handelerle söyleyişcikler
Revâc-ı kadr-i hüsnün kasd eder, ʿuşşâk-ı nâlâna
Tecâhül eyleyişcikler bilişler bilmeyişcikler
Helâk etdi beni bâzîçe-i tıflânesi ʿÂrif
Saded-i kûy-i niyâz-ı vasla geldikçe çelişcikler
Hânende-gânın makām-ı beyâtîde nağme-perdâz oldukları beste-i meşhûrenin ebyâtı dahi zâde-i tabʿlarıdır.
Dil-rubâlar sen gibi hep böyle müstesnâ mıdır?
Yâ kemân ebrûların illâ-yı istisnâ mıdır? [M2 49]
Böyle nâzik perverişyâb eylemiş ey meh seni
Mâderin bâd-ı sabâ, dâyen gül-i raʿnâ mıdır?
Münhal olan Defter Emâneti ile Tevkīʿî bulunan ʿAbdullah Efendi mükerrem ve bi'l-vekâle Nişancılık dahi mansıbına munzam oldu.
Müteveffâ Ordu Kadısı hîn-i marazında Ordu Hekîm-başısı Ahmed Efendi'ye tedbîr etdirdüp, ecele müdâvâtın fâyidesi olmadığından, gaflet ile fenninde olan cehlini Âsitâne'ye tahrîr ve âharın celbini tezkîr etmişidi. İnhâsı mevsûl-i hayyiz-i husûl olup, fi'l-hâl ʿazl, ve yerine Hâric rütbesi verilen Gevrek-zâde Hasan Efendi nakl olunup, Ordu-yi hümâyûn'un perîşânî vü tefrikasına nigâh ve bazı ʿilel îrâdıyla mâyil-i semt-i
taht-gâh olup, tedârük-i vesâyil ile tahsîl-i izn ü ruhsat ve bir şahsı yerine tevkîl ile ricʿat eyleyi.
Rumeli Vâlîsi Vezîr Mehmed Paşa'nın i'mâl-i askerde cehl ü rehâveti sebeb-i idbâr u nekbeti olup, askeri beyninde sû-i zikr ile maʿrûf ve kibr u enfe ile mevsûf olduğundan başka, kable's-sadâre Serdâr-ı ekrem ile baʿzı husûsda muhâvere eylediğine binâ'en 'azl ü tekdîr ve Vezâret'i refʿiyle Şumnu Kasabası'nda ikāmeti tedbîr olundu.
Nefy-i Mektûbî ve tebdîl-i Kâtib-i Kethudâ ve baʿzı havâdis
Attribution
- Citation:
- "Nefy-i Mektûbî ve tebdîl-i Kâtib-i Kethudâ ve baʿzı havâdis", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_695.html
Item Details
- Title:
- Nefy-i Mektûbî ve tebdîl-i Kâtib-i Kethudâ ve baʿzı havâdis
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1182
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota