Ordu-yi hümâyûn'da hazînenin fıkdânı ve etrâf u eknâfda olan meʾmûrların izhâr-ı sûret-i teng-destî ve nâ-tüvânî eyledikleri maʿlûm-i hazret-i Cihân-bânî olduğuna binâ'en, bu defʿa dahi üç bin beş yüz kîseye karîb meblağ Hazîne-i hümâyûn'dan ifrâz olunup, Kapucu-başı ʿAbdullah Ağa mübâşeretiyle Hân-tepesi'ne irsâl ve mevkib-i hümâyûn hazînesine idhâl olundu.
Anadolu Vâlîsi Vezîr Feyzullah Paşa'nın mükemmel kapu halkı ile eyâleti alup, bir ân akdem Ordu-yi hümâyûn'a iltihâkı fermân olunmuşiken Serdâr-ı ekrem Bender'e ve kemâ fi'l-evvel Hân-tepesi'ne vürûdundan sonra, âheste [M2 35] reftâr ile yerinden kıyâm ve İsakçı Sahrâsı'na rekz-i aʿlâm etmişidi. Bu defʿa dahi hareketi istiʿcâl olundukda, başında olan levend bahşiş talebi ile râh-ı ʿazîmetini bend ve Ordu-yi hümâyûn hazînesinden yirmi beş bin guruş karzan tarafına iʿtâ olunmasını recâ edüp, matlûbuna
müsâʿade bî-dirîğ ve recâsı karîn-i tecvîz ü tevsîğ kılınmışidi. Bu defʿa dahi harekete mecâli olmadığını eyâletlü hiss ile bilâ-istîzân ordusundan infikâk ve Hân-tepesi'ne ʿatf-ı ʿinân ve alaylarını irâʾet ile tebriʾe-i zimmet ve bundan sonra tekrar müşârun ileyhe istiʿcâl emri ısdâr ve kemâ-kân ʿözr-i bârid izhâr ve iʿânete heves-kâr olup, bu defʿa dahi matlûbu kadar meblağ istikrâz ve hezâr suʿûbetle yerinden intihâz eyleyüp, kapusu halkından mâ-ʿadâ bin kadar levendât ile Hân-tepesi'ne gelüp, Kāyim-makām Paşa ile mülâkāt ve Ordu-yi hümâyûn'un bir cânibinde rekz-i râyât eyledi. Livây-ı şerîf-i saʿâdet-redîfin kudûm-i şitâ ve mehâzîr-i uhrâ ile Hân-tepesi'nde ikāmesi, ricâl-i Devlet-i ʿaliyye tarafından istisvâb ve ifâdesi Feyzî Bey'e işrâb olunmuşidi. Mîr-i mûmâ ileyh husûs-i mezkûru beyân ve müşârun ileyh dahi bu re'yi istihsân edüp, ancak baʿzı umûr-i dîvâniyye rü'yeti içün Reʾîsülküttâb Mehmed Recâʾî Efendi ile Tezkire-i Sânî ʿAbdurrezzâk Efendi'nin vürûdunu fermân ve onlar dahi bilâ-tevakkuf Sadrıaʿzam tarafına sevk-i yek-rân eylediler.
Küffâr-ı eşrâr her tarafdan Memâlik-i İslâmiyye'yi pâ-zede-i muzârr etmek mekāsıdıyla bu defʿa Aksu'yu geçüp, Özi etrâfında olan kışlakların baʿzısını ihrâk ve harâbe-zâr ve devâbb ü mevâşîyi sevk ile birkaç kimseyi zahm-dâr eylediklerini, muhâfızı Vezîr Süleymân Paşa istihbâr ve bi'n-nefs üzerlerine ilgār etmişidi. Mesfûrlar havf-i taʿkīb ile geldikleri mahalle ʿazîmet ve müşârun ileyh dahi ʿadem-i vusûl elemiyle ʿavdet edüp, bundan sonra câ-be-câ aʿdâ bu taraflara dehşet ilkāsından hâlî olmayacağı hüveydâ ve kendüsünün bi'n-nefs kahr-ı düşmen vesîlesiyle kalʿadan çıkması hılâf-ı meʾmûriyyeti olup lede'l-iktizâ aʿdâ ile muhârebe etmek içün bir mikdar süvârî taʿyînini inhâ ve Özi'de [M2 36] olan vücûh-i kavm bu ʿazîmeti imzâ etmişleridi. Hotin'de askerin eşedd-i lüzûmu zâhir ve o tarafdan taleb-i asker muktezây-ı hâle mugāyir olduğundan, Ordu-yi hümâyûn'da mevcûd Karesi Sancağı Mutasarrıfı ʿAbdullah Paşa ve maʿiyyetinde olan levendâtın levâzım u havâyicleri rü'yet ve Özi'ye taʿyîn ve kalʿa-i mezbûrenin etrâfı bu vechile tahsîn olundu.
Baʿzı havâdis
Attribution
- Citation:
- "Baʿzı havâdis", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_687.html
Item Details
- Title:
- Baʿzı havâdis
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1182
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota