ʿAzl-i Sadrıaʿzam el-Hâc Mehmed Emîn Paşa ve nasb-ı ʿAli Paşa

Rivâyet-i sahîhaya göre müşârun ileyhin Âsitâne'den hareketi Moskovlu'yu ihâfe vü tevhîm ile Leh memleketinden ihrâca ve kavm-i mezkûrun beyne'd-düvel meşrût olan serbestliklerini ibkāya mebnî olup, İsakça'ya varınca tevâyif-i askerîyi dâd ü dihiş ve inʿâm ü bahşiş ile mazhar-ı iltifât ü nevâziş edüp, Tuna'yı murûrdan sonra Memâlik-i mahrûse'den deryâ gibi asâkir-i İslâm cûş u hurûşa gelüp, bir merhaleden nehzat ve yurd yerine gelinceye dek merhaleteynin ibtidâsından intihâsına dek sevâd-ı asker zâyil olmayup, bu kadar nüfûsa zahîre îsâli, hâric-i tâkat-i beşer ve fi'l-asl iddihâr olunan zehâyir dahi kalîl olup asker-i kesîreye vefâ etmeyeceği mukarrer iken, Hân-tepesi'ne varıncaya dek ne hâl ise halka müstevfâ zahîre tevzîʿ olunup, Ordu-yi hümâyûn Bender'e ve ikinci defʿada Hân-tepesi'ne geldikde, müddahar olan zehâyire nefâd gelüp, etrâfdan celbe zarûret ilcâ ve me'mûrlar hâb-ı râhatı terk ile o makūle bî-insâflara zahîre yetişdirmek emrinde saʿy-i evfâ ederler idi. Fezâyil-i gazâ vü cihâddan bî-haber ve nevâyib ü şedâyid-i seferiyyeye mütehammil olmayan erbâb-ı tereffüh ü batar, kıllet-i zehâyiri behâne ile arzûy-i lezzet-i bâlîn ü pister ve birer maʿberden Tuna'yı güzer ve Âsitâne-i saʿâdet'e gelüp, maʿlûm-i cihâniyân olan seyyi’elerin dürlü dürlü ʿilel ile mütevârî ve tehyîc-i gazab-ı cenâb-ı Şehriyârî eylediler. Düşmen dahi Leh memleketinden askerini ihrâc [M2 33] etmeyüp, hılâf-ı mülâhaza mukābeleye cesâret ve Turla'yı berü geçüp, Serʿasker ordusunu ber-minvâl-i muharrer perîşân etdikden sonra, ikinci defʿada kalʿa muhâsarasına mübâşeret eyledi. Askerin ʿadem-i sebâtı ve zâd ü zahîre tedârükünün suʿûbeti ve ru'esânın bir mahalle me'mûriyyetleri iktizâ eyledikde, gûnâ-gûn aʿzâr îrâdıyla emr-i şerîfe ʿadem-i imtisâlleri Sadrıaʿzam'ı iʿlâm ve mübtelây-ı ʿilel ü eskām eyleyüp, meşhûr-i milel olan ʿakl u dirâyetine halel ve zihn-i mûşikâfına fütûr u kesel ve sevdây-ı merâk u hulyâya mübtelâ ve ricâl-i devlet baʿzı umûr-ı maʿkūleyi ifâdede çîn-i cebîn ve eser-i gazab ü nefrîn müşâhadesinden, her biri ʿuzlet-güzîn-i kûşe-i inzivâ olup, bu esbâb ile bir iki defʿa Sadâret'den istiʿfâ ve inhırâf-ı mîzâc ile umûr-i devlet gerüye kalmak rütbelerine resîde olduğunu dergâh-ı vâlâya bi'l-istirhâm ʿarz u inhâ etmişidi. ʿİlel-i cüz’iyye giderek ʿillet-i tâmme makāmına kâyim ve efvâh-ı nâsda olan erâcîf u uğlûtanın defʿi bâbında ʿazli nezd-i ferd-i Mülûkâne'de emr-i lâzım olmağla, cümle emvâl ü eşyâsı inʿâm ve kendüsi Dimetoka'da ikāmet ü ârâm ile ikrâm olunup, nezʿ u defʿ-i mühr-i hümâyûn maslahatı zımnında Mîrâhûr-i Sânî Gül Ahmed Paşa-zâde Feyzî Bey Ordu-yi hümâyûn'a me'mûr olmuşidi. Mîr-i mûmâ ileyh Rebîʿulâhırın dokuzuncu sebt günü Ordu-yi hümâyûn'un karâr-gâhı olan Hân-tepesi'ne vâsıl ve ibtidâ Kethudâ Bey Kâtibi İbrâhîm Efendi'nin çadırına nâzil olup, ricâl-i bâbı ihzâr ve me'mûriyyetini cümlesine işʿâr eyledikde, Kethudây-ı Sadrıaʿzamî Mustafa Bey ve Kâtibi İbrâhîm Efendi sâyebân-ı Serdâr-ı ekremî'ye dâhil olup, müşârun ileyh Feyzî Bey'in me'mûriyyetini su'âl eyledikde, Kethudâ Bey teblîğ-i hâle muktedir olamayup, hemân Kâtib Efendi feth-i derîce-i makāl ve mukaddemâ sû-i mîzâc sebebi ile taraf-ı hümâyûndan ʿazl istidʿâsında olduklarına binâ’en merâm-ı Âsafâne'leri karîn-i isʿâf ü müsâʿade ve tedbîr ü ʿilâc zımnında bilâ-musâdere Dimetoka'da ikāmetleri irâde-i hümâyûn oluduğunu ifâde eyledikde, Mîr-i mûmâ ileyhi fi'l-hâl daʿvet ve Çavuş-başı Ağa maʿiyyeti ile bu maslahata dâyir olan hatt-ı hümâyûnu irâʾet ʿakabinde mühr-i şerîf istirdâd ve Yeniçeri Ağası Süleyman Ağa Kāyim-makāmlık [M2 34] mesnedine isʿâd olunup, Hotin tarafında Başbûğ olan Vezîr ʿAli Paşa'ya mühr-i hümâyûnu teslîm içün mîr-i mûmâ ileyh Teşrîfâtî Vahdetî Bekir Efendi'yi istishâb ve Hotin tarafına ʿazm ü şitâb eyledi. Sadr-ı sâbık dahi bir gice ke'l-evvel obasında ikāmet ve ferdâsı Nehr-i Prut kenârında nasb olunan haymesine ʿazîmet ve muhtârları olan Silahşör ʿOsmân Bey ile sefîneye râkib ve Tomar-ova'dan Nehr-i Tuna'ya ve andan İsakçı'ya ve andan dahi meʿmûr olduğu Dimetoka'ya zâhib oldu. Mâh-ı mezbûrun on üçüncü günü Hotin'e iki buçuk sâʿat mesafede vâki Yemeklik nâm mahalle mîr-i mûmâ ileyh vâsıl olup, tebşîr-i mühr-i hümâyûn zımnında şâtırını irsâl ve istikşâf-ı irâde-i Sadr-ı ferâh-fâl eyledikde bir gün te'hîr ve ferdâsı pençşenbih günü vürûdu tezkîr olunmuşidi. Yevm-i mezkûrda mîr-i mûmâ ileyh harekete teʾehhüb ve orduya nısf sâʿat mahalle tekarrub eyledikde, müşârun ileyh karşu tarafdan zuhûr eden küffâr üzerine asker tertîb etmek şuglu ile berzede-i dâmân-ı tâb ü tüvân ve nâ-çâr birkaç sâʿat dahi olduğu mahalde zuhûr-ı irâdeye nigerân olması beyân ve ol vechile müterakkıb-ı emr ü fermân olmuşidi. Şugl-i askerden âzâde-ser oldukları ân mîr-i mûmâ ileyhe irsâl-i peyâm ve otâka tekarrubları hengâm otuz hatve yerden istikbâl ve sunûf-i tekrîm ile mühr-i hümâyûnu takbîl ve nihâde-i ceyb-i ikbâl edüp, ber-mûceb-i teşrîfât cümleye ilbâs-ı hılʿat ve kemâ-kân reviyyet-i mehâmm-ı seferiyyeye mübâşeret eyledi.
Attribution
Citation:
"ʿAzl-i Sadrıaʿzam el-Hâc Mehmed Emîn Paşa ve nasb-ı ʿAli Paşa", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_686.html
Item Details
Title:
ʿAzl-i Sadrıaʿzam el-Hâc Mehmed Emîn Paşa ve nasb-ı ʿAli Paşa
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1182
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota