Vukūʿ-ı muhârebe ve perîşânî-i asâkir

Hotin Serʿaskeri, Marʿaş Beylerbeyisi Abaza Mehmed Paşa ile Canikli ʿAli Bey'i tavâyif-i askerî ile karşı tarafa geçürmek kaydında iken, cisr binâsına bakılmayup, İzvance tarafına ʿubûr ve mahall-i mezkûrda küffârdan birkaç alay zuhûr edüp, fi'l-hâl cenge şurûʿ ve düşmen ʿasker-i İslâmı taburları üzerine çekmek hudʿasıyla meyl-i rucûʿ edüp, bu hudʿadan ehl-i İslâm gâfil ve taʿkīb ederek nâ-gâh tabûr-i hasma vâsıl olmalarıyla düşmen göz açdırmayup, toplara âteş ve süvârîsine ruhsat verüp, nâ-çâr birkaç dakîka mutârada ve kesret-i düşmen mâniʿ-i sebât ü mecâlde olup, birkâç nefer merd-i mücâhid ser-suffa-i behîşte mütesâʿid ve vâfir küffâr reh-rev-i dâru'l-bevvâr olduğu hâlde, cünûd-i muvahhidîn ʿavdet ve Canikli ʿAli Bey'i o aralıkda düşmen ihâta edüp, hayâtından nevmîd olduğu Abaza Paşa'ya be-dîd oldukda, mecmaʿı küffâra hücûm u îlgār ve merkūmu tahlîs ile ʿatîk-i seyf-i hûnbâr edüp, bundan sonra bî-nân ü ʿalef ve mukābele-i aʿdâda ikâmet sebeb-i telef olacağını Paşa-yı mûmâ ileyh idrâk ile askeri Hotin tarafına imrâr ve vâkiʿ olan ahvâli Serʿasker Paşa'ya ihbâr eyledi. Birkaç gün teneffüs ü râhatdan sonra tekrar asker-i bî-şümâr ile o tarafa güzâr musammem iken, bâlâda ifade olunduğu gibi, düşmen Nehr-i Turla'ya birkaç mahalde köprü kurup, askerini pey-der-pey bu tarafa geçürdüğü Serʿasker Paşa'ya inhâ olunmağla, orduda mevcûd asâkir ile İslâm Girây'ı mukābele-i düşmene taʿyîn ve Hotin'e iki sâʿat [M2 23] mesâfede tertîb-i sâk u yemîn kılınup, her tarafdan ceng ve savaş kapuları küşâde ve iki tarafdan vâfir âdem hâke üftâde olup, düşmen-i hadîʿat esâs-ı savlet-i İslâmiyân'a nazar ile endâhte-i hâviye-i bîm ü hirâs ve cenb-i maʿrekede vâkiʿ bîşeye istizhâr ile meydân-ı cengi hâlî bırakdığını İslâm askeri müşâhede ve ihsâs eyledikde meyl-i karar-gâh ve ʿale's-sabâh zîr-i perde-i hafâdan rû-nümây-ı bürûz olacak nakş-ı garîbe medd-i târ-ı nigâh eylediler. Zehâyirde olan kıllet ve üç beş günden berü zehâyir vaktiyle yetişemeyüp, elem-i cûʿ ile insân ve hayvân bî-tâb ü tâkat olduklarından, askeri beyninde erâcif ve guft-gû tekevvün ve bâ-husûs ru'esây-ı asker yek-dîğere izmâr-ı tebâguz ve tedâgun edüp, ne hâl ise Hotin Muhâfızı Vezîr Hasan Paşa tavâyif-i askerîye nush u pend edüp, kelimât-ı maʿkūlesi ancak dört yüz kadar merd-i mübarize te'sîr ve ertesi gün meydân-ı cengde sell-i şemşîr eyleyüp, altmış bin kadar lâyık-ı migzel ü miʿcer olan asker tilâl ü vihâdda zikr olunan behâdırların cengine nazar ve ezyâl-i imdâd u iʿâneyi cerr ile âmâde-i firâr ve mağrur-i hayât-ı müsteʿâr olmuşlar idi. O makūlelere medâr-ı cür'et olmak içün birkaç defʿa dahi sâlifu'l-beyân dilâverler düşmene hecme-endâz-ı salâbet ve giderek bir mikdârı nâyil-i rütbe-i şehâdet ve bir mikdârı cerîhan ʿavdet ve bu hamelât pey-der-pey sebebi ile vâfir kâfir muste'sıl-i seyf-i bâtir oldular. Bu hücûmun dahi fâ'idesi olmayup, encâm-ı kâr ibtidâ Yeniçeri serden-geçdileri gürîzân ve giderek meterislerde olan piyâdeye dahi bu hâlet sereyân edüp, baʿzısı Boğdan tarafına ve baʿzısı Hân-tepe'si etrâfına şitâbân oldular. Serʿasker Paşa bu keyfiyyetden müte'ellim ü müte'essif ve muhafız bulunan Vezîr Hasan Paşa ile kalʿa tarafına munsarıf olarak muhafaza-i kalʿaya ihtimâm ve îfây-ı hakk-ı nân u nemek-i Şehriyâr-ı enâm eylediler. Küffâr dahi meydânı askerden hâlî bulup, kalʿayı her cânibden mahsûr ve leyl ü nehâr top ve humbara ile mahsûrları bî-huzûr eyledi.
Attribution
Citation:
"Vukūʿ-ı muhârebe ve perîşânî-i asâkir", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_676.html
Item Details
Title:
Vukūʿ-ı muhârebe ve perîşânî-i asâkir
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1182
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota