ʿÂlem, bi-eczâ'ihâ hâdis ve mütegayyer olmak hasebiyle, rûy-i ʿarzda kâh âştî vü ceng ve kâh zârî vü âheng-ʿavârızâtının dem-be-dem zuhûru, tahkīkāt-ı erbâb-ı yakīne nazaran emr-i hükmî olup, bu emreyn-i muhtelefeynin vukūʿu dahi, bi-hasebi'l-meşiyye verây-ı sitâre-i gayb u kümûndan rû-nümâ-yı menâzır-ı ümem olan baʿzı esbâb bürûzuna menût olup, şöyle ki, mebde-i hilkat-i Âdem'den bu ʿasra gelince âlem, kevn ü fesâdda ser-ber-âverde-i zuhûr olan havâdisât-ı külliyye ve cüzʾiyyeye imʿân-ı nazar ile dikkat olunsa her biri birer sebebe müstenid olup, cemîʿ-i eşyâ “Faʿâlün limâ şâ'dan” sudûr bulup, efʿâl-i 'ibâdın, bel mutlakan esbâb ü istiʿdâdın cereyân-ı umûrda dahl ü te'sîri olmadığı muhakkak ise dahi, Feyyâz-ı mutlak celle celâlühû hazretleri'nin bir şey'i esbâb-ı zâhiresi ʿakabinde halk etmek ʿâdet-i ilâhiyyesi olduğu muhtâc-ı beyân olmayup, hattâ hükemânın: “Emr; îcâbsız; îcâb, istîʿdâdsız; istiʿdâd, esbâbsız olmaz” dedikleri bu maʿnâya karîbdir. Binâ-berîn yüz seneden berü devlet-i müteceddide merkezini bulan Rusyalu mülk ü askerine nizâm ve birkaç devlet ile baht u tâliʿini tecribe ve imtihan içün muhârebeye kıyâm ve bi-hükm-i istidrâc ekser-i eyyâm muhârebelerine
galebe ve baʿzı memâliki zabt ile kulûb-i erbâb-ı düvele ihtilâc vermişidi. Dâ'ire-i tegallübe idhâl etdikleri arâzi, kendü memleketleri gibi aksây-ı bilâd-ı şimâliyyeden olup, nefʿ u cedvâsı kalîl ve hars ü zirâʿatinden hâsıl olan hubûbât ve sâyir mahsûlâtı ednâ min-fetîl olmağla, cihât-ı müntefiʿadan [M2 5] hisse-mend ve ticâret ve dâd ü sited-i ʿâlemden sûd-mend olmak devâʿîsi leyl ü nehâr derûn-i mekâyid-i meşhûnlarında tezebzüb edüp, hasb ü rehâ ve kesret-i ʿuşb ü kelâ ile kesîru'l-enhâr ve vesîʿil-aktâr olan Leh memleketine tâmiʿ ve refte refte bu matlaba vusûl zımnında tertîb etdikleri dâm ü tezvîre konfederât taʿbîr olunan müteʿayyinân-ı Lehlü'den baʿzı kimseler mutâviʿ olup, kurbiyyet-i hudûd ve cinsiyyet, sebeb-i germî-yi ülfet olarak, tâyife-i mezkûrenin bi't-tedrîc ʿurûkuna duhûl ile mukaddimât-ı netâyici metâlibe vusûl buldular. Yaʿnî giderek Lehlü'nün bir tâyifesini zîr-i livây-ı himâyeye alarak haklarında hüsn-i muʿâmeleyi tefrît ve tâyife-i uhrâ üzerine teslît edüp, beyne't-tâ'ifeteyn nefret ü vahşet hudûsuna ʿillet ve kendüleri dahi, gâh ıslâh-ı zâtü'l-beyn ve gâh yek-tarafı iltizâm ile taraf-ı âhara tahvîl-i ʿayn ederek, kral nasbı gibi ve Lehlü'ye dâ'yir sâyir merâtib-i ahvâline taʿarruz gibi umûr-ı nizâmiyyeye teʿaddî ve bir aralıkda serbestlik-i zımânî mâddesine dahi tesaddî edüp, hılâf-gîrleri te'dîb sûretinde Leh memleketine asker tesyîr ve hevâlarına mütâbaʿat etmeyenleri tekdîr ve Moskovlu'ya buğz eden tâyife sırran Devlet-i ʿaliyye'ye bi'l-iştikâ ilticâ ve ʿuzamây-ı Lehlüyân'dan olan Potoski Moskovlu'nun tesallutu refʿ ve li-hâzihî ictimâʿ eden askerini ibʿâd ile ʿalâkaları bi'l-külliyye inkıtāʿ bulduğu hâlde Leh memleketinin ser-âmedî olan Podolya Eyâleti bi-hazâfirihâ Devlet-i ʿaliyye'ye bi't-tavʿ u ve'r-rızâ terk olunacağını îmâ etmekle o, ʿasrın ricâli bu emr-i ʿazîmi sehl ü heyyin farz edüp, kavlen ve fiʿlen Moskovlu'yu Leh'den ihrâc esbâbına teşebbüs ile mechûlü'l-ʿâkıbe bir emr-i hatîre şurûʿ u mübâşeret ve fevâyid-i ticâret ve cihet-i uhrâ ile celb-i menfaʿat kasdıyla Devlet-i ʿaliyye'yi Fransızlar dahi, cenge tahrîz ve mâniʿ olan devletlere itâle-i lisân-ı tevbîh u taʿrîz eylediler. Moskovlu ise, usûl-i umûrunu mukaddemce mülâhaza ve iʿtirâz edenlere müskit ve gayr-i müskit cevâb ihzâr edüp, tarafeynden kāle gelen su'âl ü cevâb bi'l-âhıre harb ü cidâli îcâb edüp, Moskovlu bu mâdde içün ihtiyâr-ı ceng etmeyüp, Devlet-i ʿaliyye askeri Edirne'ye ve gāyeti Tuna kenârına varur varmaz Leh'i tahliye etmek ve Devlet-i ʿaliyye bir mikdâr masrafa dûçâr olursa da Podolya gibi bir eyâlet-i kesîru'n-nemâya mâlik olmak [M2 6] husûslarını, baʿzı kimseler îrâd ve Sadr-ı vakt dahi böyle ictihâd edüp, nakz-ı ʿahd emrini iki taraf birbirine isnâd ile muhârebeye karar verdiler. Ordu-yi hümâyûn minvâl-i muharrer üzere Âsitâne-i saʿâdet'den yer gök götürmez asker ile hareket ve tayy-i menâzil etdikçe Moskovlu izhâr-ı ruʿûnet edüp, sû'-i tedbîr ve kıllet-i zâd ve ʿadem-i vefâdârî ecnâd ile sefer ne netîce verdiği inşâ'allâh mahalleri geldikçe tahrîr ve mükâleme ve sâyir ahvâlde vâkıf olduğumuz umûr-i remz ü kinâyet ve işâret ü sarâhatle tastîr olunur.
Mukaddime
Attribution
- Citation:
- "Mukaddime", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_654.html
Item Details
- Title:
- Mukaddime
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1182
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota