[M1 245] Cenâb-ı Kādir-i muhtâr-ı Perverdigâr'ın kudret-i sâniʿa ve hikmet-i bâliğasına nihâyet olmayup, İstanbul'dan garba doğru Rumeli ve Nemçe ve Venedik ve Papa ve Efrançe ve İspanyol ve Portekiz ve bunların cânib-i şimâlîsinde İngiltere ve Felemenk ve Saksonya ve Danmarka ve Şived ve Korlandiye ve Pomeranya ve Leh memleketlerinin maʿmûr ve meskûn olmalarına irâde-i ʿaliyyesi teʿalluk etmeğin, zikr olunan memleketler yine hâlâ Coğrafya erbâbı ʿindinde Avrupa nâmıyla mezkûr ve elsine-i nâsda Rumeli ve Frengistân lakabıyla meşhûrdur. Deryâ içinde iki tarafına çıkmacalı bir uzun dîvânhâne resminde îcâd ü izhâr ve eltaf-ı aktâr ü emsâr buyurdukdan sonra cevânib-i cenûbiyyesin Ak-deniz ile ihâta etdiği gibi, cevânib-i şimâliyyesin dahi Bahr-i muhît şubelerinden Alamân ve Baltık deryâlarına der-âgûş etdirüp, farazâ Gelibolu Boğazı'ndan Bozca-ada ve Limni'ye doğru çıkınca Ak-deniz, Gümülcine, Kavala ve Koloz ve Eğriboz ve Selânik ve Mora ve Çiçilya [=Sicilya] ve İtalya ve Roma ve Cenova ve Saviya ve Korsika ve Françe [=Efrançe] ve İspanyol ve Sebte Boğazı'nda Cibraltera ve dış yanında Portekiz sevâhilini kaplayup, Cavir meliken ev bahren meselince hâlâ aʿzam-ı selâtîn-i rûy-i zemîn ve ekrem-i havâkīn-i maʿdelet-âyîn şevketlü mehâbetlü Sultân Mustafa Hân-ı Sâlis efendimiz hazretlerinin civâr-ı ʿatûfet ve himâyetlerine ilticâ devletine nâ'il olanlar, keff-i kâfî-i yemm-şiyemleriyle merzûk ve memnûn olduğu gibi, zikr olunan memâlik ü aktâr ehâlîsi dahi leyl ü nehâr imdâd-ı fuyûzât-ı Bahr-i sefîd ile berhudâr ve sevâhil-i şimâliyye sükkânı destyârî-i Deryâ-yı Baltık ile mütenaʿim ve kâm-kâr olmakdadır. Binâ'en ʿalâ zâlik Ak-deniz'in Selânik ve Venedik ve Marsilya iskeleleri meşhûr-ı âfâk olduğu gibi, bilâd-ı şimâliyyenin dahi
Misrdam [=Amsterdam] ve Hamburg ve zikri sebk eden Daniska iskeleleri Avrupa'ya maksem-i erzâk olup, Hind-i kadîm ve cedîdden kopan Portekiz ve İngiltere ve Felemenk ve sâ'ir milel-i muhtelife sefîneleri bilâ-tekellüf bu üç mahalle yanaşup, Misrda [=Amsterdam] İspanya ve Efrençe'nin cânib-i şimâlîsi iskelesi ve Hamburg, Nemçe memleketi iskelesi ve Danksa, Leh vilâyeti iskelesi olmağla, Avrupa'dan bu mahallere doğru cereyân eden enhârdan Veşle [=Vistül] Nehri ki Lehlü'nün Krakova ve Varşav nâm beldeleri önünden mürûr eder ve Oder Nehri ki Silezya'da Breslav ve Brandeburg'da Franfurt [=Frankfurt] önünden güzâr eder ve Brandeburg'da Eşperk [=Spree] [M1 246] nehri ki hâlâ makarr-ı emâretleri olan Berlin ve Potsdam kenârlarından geçer. İşte bu nehirler etrâfdan biraz enhâra mütelâhık olarak envâʿı zehâ'ir ile kenâr-ı deryâya nâzil ve bu enhâr-ı selâseye mahsûs sefâ'in-i mütenevviʿa ecnâs-i erzâk ve emtiʿaya mütehammil olup, memleketlerinde korsan ve harâmî gā'ilesi bertaraf olmağın, çekdiri misillü çam ve borazan taʿbîr olunur uzun kayıkları ve Kara-deniz şaykāsına muʿâdil maʿunaları kulağına dek yükledüp, beşer onar âdem ile ağır kullanarak gâh yelken açup, gâh iki tarafına uzun sırıklarla dayanarak yukarıdan aşağı sühûletle on günde on beş günde giderler. Aşağıdan yukaru gelürken rüzgâr müsâʿadesine mevkūf olmağın, otuz kırk günde gelürler. Bu vasıtalarla Yeni-dünya'dan ve sâ'ir bahra mücâvir olan mahallerden prinç ve kahve ve sükker ve sâ'ir me'kûlât ve melbûsât makūlesi karaya çıkmaksızın bahren ve nehren beldelerine ve belki kâr-hâneleri kapusu önüne yanaşmağla teʿayyüş ve ticaret ederler. Ve memleketlerinde taraf taraf mevsim-i muʿayyeni ile panayır taʿbîr olunur muʿayyen ve meşhûr bazâr şehirleri olmağla, vaktiyle zikr olunan erzâk ve emtiʿayı berren ve nehren ol mahallere îsâl ve etrâf-ı ʿâlemden bu bazârlara dünyanın tüccârı nakl-i emvâl ve hatt-ı rihâl etmekle, beyʿ u şirâ ve ignây-ı bilâd ü kurâ ederler. Böyle iken, ʿiyâzen billâhi Teʿâlâ küfürlerine mücâzât-ı dünyeviyye olmak üzere ekser vilâyetlerine fakr u fâka sereyân ve bir pâre nân ü lahmle tegaddî edenler müşârün bi'l-benân olup, geşt ü güzâr-ı etrâf edenler: "Hayr ü bereket memâlik-i ʿOsmâniyye'ye mahsûsdur” deyü iʿtirâf ü ikrâr ederler. Her ne ise beyʿ u şirâ mâddesi medâr-ı teʿayyüş ve mebnây-ı mürüvvetleri olmağla, levâzım-ı revâcında gāyetde ihtimâm ve temşiyet-i esbâbına kusûr u fütûr etmezler. Şöyle ki farazâ bir âdemin bâzâr mahalline varmağa gücü yetmeyüp, yâhûd vücûdunun irtikâb-ı sefere tehammülü olmasa, olduğu beldede bir müteʿayyen bâzergâna defter ve akça verüp, meselâ “Lepiska Panayırı'ndan fülân metâʿ matlûbumdur” demekle herîf murâd etdiği metâʿı panayır mahallinde şerîkine tahrîr ve posta taʿbîr olunur mütemeddin ʿaleyh menzil arabasıyla tesyîr eder, günüyle sâʿatiyle matlûbu ayağına gelüp, bilâ-tekellüf kendüye vâsıl olur. Ticaret husûsunda sözlerinde sâdık ve dürüstî, muʿâmelelerinde akrânlarına fā'ik olmakda imkânı mertebe sarf-ı miknet ve tehallüfden hazer ü mücânebet ederler. Hattâ vardığımız Brandeburg Kralı'na: baʿzı ebnây-ı cinsinden: “Ahd ü güftârınızda [M1
247] râsih-dem ve sâbit-kadem olmayorsuz” deyü iʿtirâz edenlere: “Ben bâzergân değilem” dediği meşhûrdur.
İstıtrâd
Attribution
- Citation:
- "İstıtrâd", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_517.html
Item Details
- Title:
- İstıtrâd
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1178
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota