Dâmâd-zâde Feyzullah Efendi

(Dâmâd-zâde Feyzullah Efendi) terkîbi târîh vâkiʿ olmuşidi. Altmış dokuz şevvâlinde ʿazl olunup, İncir Köyü'nde istirâhat ve yüz yetmiş cumâdelâhıresinde tekerrür-i Meşîhat ile kesb-i kemâl-i rifʿat eyleyüp, yüz yetmiş bir cumâdelûlâsı muntasıfında ʿazl ü iclâya mübtelâ ve mahall-i sâbıkında kûşe-gîr-i hamûl ve inzivâ olup, çend-rûz mürûrunda Südlüce'de vâkiʿ hânesinde ikāmet müsâʿadesine lâyık u mahal ve çok giçmeden kişver-i vücûdu dest-bürd-i kahremân-ı ecel oldu. Müşârun ileyh ʿilm-i ebdânda mâhir ve fenn-i mûsikīde müceddeden beste îcâdına kādir idi. İki devrede yirmi beş mâh kadar Müftiyyü'l-enâm ve nesek-sâz-ı umûr-i hâss u ʿâmm olmuşidi. Sâhib-i tercemenin ceddi Burusa Kadısı iken, sulbünden pederleri zuhûr etdiği gibi bunların dahi pederleri Burusa hükûmetinde iken meşîme-çâk-i bürûz olmaları ittifâkıyyât-ı [M1 206] garîbedendir. Velâdet-i Şehzâde-i civân-baht, sezâvâr-ı tâc ü taht, gonçe-i nev-şüküfte-i gülşen-i kâm-kârî, kuvve-i kurre-i bâsıra-i Cihanbânî Sultân Selîm Hân bin es-Sultân Mustafa Hân ceʿalallâhü ʿumrehü etvalü min silsileteyi'l-bürhân ve ezyedü mine'n-nücûmi'z-zâhireti ve'l-hâfiyyeti mâ kirri'l-cedîdân ve teʿâkabe'l-melevân hazretlerinin işbu bin yüz yetmiş beş senesi cumâdelûlâsının yirmi yedinci hamîs günü sâʿat birde iken, dürre-i ʿakīle-i vücûd-i bihbûdları pertev-pâş-i enfüs ü âfâk ve bedr-i münîr-i zât-ı bî-muʿâdil ü nazîrleri zıyâ-bahş mînâ-serây-ı çarh-ı nüh-tıbâk olup, mübeşşirân-ı velâdet-i hümâyûn nidâ-yı cânfezâ-yı ferhat-meşhûn ile mütemekkinân-ı Âsitâne'yi mest-bâde-i gûlgûn-tarab-ı gûnâ-gûn ve gam-güsârân-ı dehr-i bî-emân sülb-i hâtıra-i mâ-kân ve mâ-yekûn eyleyüp, fi'l-hâl yedi gün ve yedi gice şehrâyîn ve üç gice deryâ donanması sipariş ve taʿyîn olunup, zıll-i vârif-i saltanat-ı seniyyede müstezıl olan kebîr ü sagīr, bây ü fakīr, inbısât u ferah-i vefîr ile hânelerini beytü'l-ʿarûse müşâkil ve Kasr-ı Havernak ve sedîre muʿâdil eylediler. Serây-ı behişt-âsâda vâkiʿ hânehâ-yı çâr-gâne ve suffe taʿbîr olunan mevkiʿ-i cennet-nişâna incû ve laʿl ve sâyir cevâhir ile mukellel ve mutarraz setâyir ve âvîzeler ile müveşşâ vü münemnem ve gicelerde safvet-i merâyâ ve kanâdil ve hurşîd-i zıyâdan sevâd-ı şâm ve tîregî-yi leyl-i pür-zalâm ke'l-ʿadem olup, ebvâb-ı serây dahi sîm âvîzeler ve kebîr âyîneler ile pür-zîb ü zînet kılındığından başka, Darb-hâne kapusu ʿayn-i mesbûk ve rîşe-i zer-i meskûk ile ârâm-rubâ-yi her ganiyy ü suʿlûk olduğundan fazla serây meydânında vâkiʿ çeşme-sâr dâyiren mâ-dâr envâʿ-ı tuhaf ve esnâf-ı zuruf ile zîbende ve pür-nigâr kılınup, her kolda hânendegân-ı hoş elhân: Ve ʿale'z-zemâni meserretün ve'l-büşrâhâ Râyâtühü hafekat bi-küll-i mekânin Ve ehu'l-vekāri gada'l-faratu sürûrihi Taraban yürînâ mişyete'n-nisvân terennümâtıyla mürde-dilân-ı zemâneye bahş-ı cân ve sâzendegân-ı nâhîd-meşrebân: Ve sehat lene'd-dünyâ bi-ʿîdin sâlisin Lâhe'l-hazâbü bihi bi-külli benân usûlüyle mızrâb-zen-i seniyye-i rebâb ü kemân olup, Bâb-ı Âsafî ve kışlalar ve ʿuzamây-ı devlet hâneleri ise kemâl-i ârâyiş ü zînetden çeşm-i temâşâyâna sebel ü hîre ihdâs ve destgerân ve esâtîz-i senâyiʿ-i garîbeye hayret îrâs eyledi. Yedi gün yedi gice bu sürûr-ı nâ-mahsûr ile güzâr ve üç gice deryâ donanmasına dahi mübâşeret ile her gice rûy-i deryâ nümûne-nümâ-yı kûre-i nâr ve bâ-husûs hevâyî fişekler ve bahrîler ve püskürme ve sâyir tarrâka ve savt-ı mehîb tevlîd eder âlât-ı nâriye dehşet-[M1 207]resân-ı kulûb-i sıgār u kibâr olup, [mısra]: Hasîsen yemurru zemâne's-surûr mefhûmu üzere maslahat-ı donanmanın hıtâmı tebeyyün ve bu eyyâm-ı sürûr-ı zûd-güzâr olduğundan, herkesde hüzn ü elem nümâyân oldu. Şehzâde-i vâlâ-nijâd hazretlerinin velâdetlerine katı çok târîhler inşâd olunup, sâbıkā İstanbul Kadısı Tokâdî Bekir Efendi'nin bir taʿmiyye ile [mısra]: Ülhimtü târîhan elâ câ’e Selîm-i Sâlis (الآ جاء سليم ثالث) târîhi cümle târîhlerden aʿlâ ve taʿmiyyesi dahi raʿnâ olduğundan, serlevha-i tevârîh kılındı. Şehzâde-i civan-baht, mâlik-i tâc ü taht olduklarında, elâ Selîm-i Sâlis (الا سليم ثالث) terkîbi temâmce cülûs-i hümâyûnlarına târih vâkiʿ olduğu garâyib-i ittifâkıyyâtdandır: Eyleye mesrûr Hak Sultân Selîm kıldı cülûs Oldu zîb-i tâc-ı Şâhî ʿizz ile Sultân Selîm (اولدى زيب تاج شاهي عز ايله سلطان سليم) târîhi Tevfîk Efendi'nin olup, her mısraʿı bir târîhdir. Memâlik-i mahrûse-i Pâdişâhî'de sâye-güzîn-i râhat ü âsâyiş olanlar dahi bu meserretden hisse-mend olmaları resm ü ʿâdet olduğuna binâʾen, iʿlân-ı velâdet ve yedi gün yedi gice şehr-âyîn ile izhâr-ı meserret olunmak bâbında etrâfa ü eknâfa neşr-i beşâyir ve irsâl-i evâmir kılındı.
Attribution
Citation:
"Dâmâd-zâde Feyzullah Efendi", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_431.html
Item Details
Title:
Dâmâd-zâde Feyzullah Efendi
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1175
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota