İhsân-ı ʿatıyye ve ilbâs-ı ferve be-Kādî-yi İstanbul

Akdem ikrâr-ı girdukân-ı vahdâniyyet-i Kird-gâr ve nâyil-i teşrîf-i sâniye's-neyni izhümâ fi'l-gāri hazretlerinin sülâle-i tayyibelerinden münşaʿib olan Bekrî-zâde Halîl Efendi, eban ʿan-ceddin Şâm-ı şerîf'de temekkün eden zevâtdan olup, eyyâm-ı civânîde Şâm müderrislerinden olmağla, niçe eyyâm istifâde vü ifâde ve o mahall-i müteyemmende tedrîs ve ʿiʿâde ve bir müddet Şâm'da meʾzûn-i bi'l-iftâ ve merciʿ-i aʿlâ vü ednâ olunmuşidi. [M1 172] Sevk-i kazâ vü kader ile Şâm'dan hicret ve Âsitâne-i saʿâdet'e gelüp, ʿilm ü kemâline rağbet ve müderrislik ile kadrine hürmet ve İkinci Altmışlı'ya geldikde, Şeyhulislâm-ı vakt bulunan İshak Efendi, baʿzı mâ-cerâya binâʾen, Trablus-şâm Kazâsı'yla mûmâ ileyhi dilşiken-i eziyyet edüp, bi-hikmeti'llâh yirmi gün devr etmeden müşârun ileyh Meşîhat'den maʿzûl ve mûmâ ileyh o tarafdan celb olunup, makām-ı evveline menkūl kılınmışidi. Devre-i muʿtâdeyi baʿde't-tekmîl ser-i defter-i merâtib Mahrec olan Kuds-i şerîf Kazâsı'yla bekâm ve baʿdehû Şâm ve andan sonra Mekke Pâyesi'yle pâ-bercây-ı merkez-i merâm olup, yoluyle İstanbul Kadısı oldukda, zabıta-i mekādîr-i esʿâra ikdâm ve ekser-i ezmânda devr-i kûçe vü bazâr ederek ehl-i hirfetin mîzân ü ʿiyârına dikkat ü ihtimâm ve ʿiyârında noksân olup, vazʿ etdiği narhın hilâfı üzere hareket edenleri teʾdîb ve ehl-i hiref ü sûkayı gereği gibi tahvîf ü terhîb eylediği maʿlûm-i Şâhâne olmağla, hidmeti tahsîn ve huzûr-ı Asafî'de taraf-ı hümâyûndan üç bin guruş ʻatıyye ile kāmet-i istihkākı ferve-i semmûr ile tezyîn olunduğundan gayri, yevmen mine'l-eyyâm ʻâdeti üzere esnâfın dirhem ve mîzânına nazar-endâz-ı dikkat ve kimini darb ve kimini habse irsâl ile takvîm-i eved-i maslahat eyleyerek Alay-köşkü altına gelüp, keyfe mâ-ittefak Şehriyâr-ı sütûde haslet kasr-ı mezkûrde zânûzede-i şevket olmuşlar idi. Efendi-yi mûmâ ileyhin takdîr-i kıyem ü esʻârda olan kemâl-i gayreti tabʻ-ı hümâyûna hoş gelüp, içerüye daʻvet ve huzûr-ı hümâyûnlarına getürdüp, bir sevb-i semmûr ile mûmâ ileyhi gark-ı teyyâr-ı mefharet eyledi. İstanbul kadıları kapusunda olan baʻzı hademeye esnâf kist u ʻavâyid vere geldiklerinden hademe esnâfı sıyânet ve baʻzı meʻâyiblerini setr ile muʻâvenet eyledikleri Efendi-yi mûmâ ileyhin cümle-i tahkīkātından olup, o makūle erbâb-ı ihtikârın ʻarz etdikleri meblağ dahi hakīkat-i hâle nazaran yine ʻibâd-ı zaʻîfü'l-eyâddan çıkup, bu fesâdın vech-i sühûletle indifâʻı semtini zihninde tasvîr ve bu vechile tedbîr eyledi ki cihât ve vezâyifden beher sene İstanbul kadılarına ʻâyid olan beş altı kîse meblağı hademe-i mezkûreye ʻalâ tefâvüt-i haddihim taksîm ve esnâfdan her kim bir akça alursa eşedd-i siyâsetle te'dîb olunacağını tefhîm edüp, anlar dahi bu pazarlığa kāyil ve müddet-i hükümetinde esnâfdan bir pâre alamayup, tenbîhi ile ʻâmil oldular.
Attribution
Citation:
"İhsân-ı ʿatıyye ve ilbâs-ı ferve be-Kādî-yi İstanbul", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_359.html
Item Details
Title:
İhsân-ı ʿatıyye ve ilbâs-ı ferve be-Kādî-yi İstanbul
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1173
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota