Vücûd-i Nâdirî inʿidâmından sonra hânân-ı İrân miyânında vukūʿ-i münâzaʿa vü cidâl ve kûşe-be-kûşe zuhûr-i şûriş ü ihtilâl hasebiyle hânân beyninde Zend Kerîm ve Mustafa Hân ve Azâd Hân kuvvetlü bulunup, mühâreşe vü münâveşeden hâlî olmamışlar idi. Bu defʿa dahi Zend Kerîm şehzâdeyi istishâb eden Mustafa Hân ile tarh-ı kurʿa-i kârzâr ve Mustafa Hân'a galebe ile cemʿiyyetini târ ü mâr eylediğini, Hân-ı mezbûr hukūk-i kadîmesi olan Azâd Hân'a inhâ ve ahz-ı sâr ü intikāmını recâ edüp, Hân-ı mezkûr dahi yalnız ahz-ı sâr kasdında olmayup, [M1 21] mülket-i İran'ı istîlâ öteden berü semîri zamîri olduğundan, tahsîl-i maslahateyn zımnında Hemedân'a doğru teveccüh etmişidi. İsfend-âbâd nâm mahalde iltikāy-ı ferîkayn vukūʿ bulup, Azâd Han'ın sadmesine tehammül edemeyüp, Kerîm Hân'a rûy-i şikestegî vü inhizâm be-dîdâr ve Perî Kalʿası'na ʿinân-rîz-i ilgār olup, iʿtimâd etdiği askerden bir mikdârını ifrâz ve hıfz-ı kalʿayı sipâriş ile misâl-i mürg-i şikeste-bâl Isfahan'a pervâz edüp, ordugâhında olan cebehâne ve mühimmât ve sâ'ir tedârükât Âzâd Hân'a nasîb olumuşidi. Kerîm Hân, Kacar Mehmed Hân'dan istimdâd ve cemʿ-i ecnâd üzere olup, Azâd Hân dahi Perî Kalʿası'nı muhâsara ve top ve humbara ile âgāz-ı müşâcere eylediğini Bağdâd Vâlîsi Vezîr Süleymân Paşa'ya tahrîr ü inhâ eylediğinden gayri, Musul hudûdunda vâkiʿ Sincar Dağı saʿbü's-sülûk bir mahal olup, Yezîd tâyifesine mesken ve lusûs u eşkıyâya mekmen olup, ekser-i eyyâm Bağdâd ve Musul miyânında olan câddeye nüzûl ile ebnây-ı sebîli katl ü iʿdâm ve emvâl ü eşyalarını iktisâm ederler idi. Bağdâd vâlîleri baʿzan bi'n-nefs ve baʿzan sevk-i asker ile te'dîblerine ihtimâm ü dikkat ve bir müddet ne hâl ise o havâlî âsûde-i mekr ü melʿanetleri olup, ancak tıynet-i habîselerinde merkûz olan şeytanet zâ'il olmayup, yine kâr-ı kadîmlerine rücûʿ ve nehb ü gārete şurûʿ ederler idi. Bu esnâda tâ'ife-i mezkûrenin fesâdı gāyete resîde olup, tedmîr ü istîsâl ile taht-ı râbıtaya idhâlleri lâzım geldiğinden, Bağdâd Vâlîsi müşârun ileyh cemʿ-i ʿasâkir ve tertîb-i mühimmât ü zehâyir ile Bağdâd'dan hareket ve Kerkük Sahrâsı'na nasb-ı hıyâm-ı savlet eylediğinde, tâyife-i mezkûreye havf ü haşyet târî olup, birkaç kabîlesi taleb-i emân ile dâmen-gîr-i Vezîr-sütûde-tedbîr olup, üç bin hâneleri Mardin toprağında iskân olunmak
şartıyla istîmân etdikden sonra, kabâyil-i mezkûreden tehallüf edenlerin sûret-i nizâmlarını rağbeten ev rahbeten istihsâl kasdıyla müşârun ileyh cebel-i mezkûr dâmenini mahatt-i rihâl-i ibtâl-i ricâl edüp, zikr olunan eşkıyâ muhârebeye ikdâm ve berü tarafdan dahi üzerlerine hücûm ü iktihâm ve ekserîsi katl ü iʿdâm olunup, birkaç palangaları teshîr ve nisvân ü sıbyânı esîr ve üç yüz kadar ru’ûs-i maktûʿaları Der-i devlet'e tesyîr ve o havâlî nizâmına devâm verdiğini mufassal tahrîrâtıyla ifâde vü ifhâm etmekle, müşârun ileyhin tabîʿatında olan cevher-i celâdet iktizâsıyla kutr-i Irak'da [M1 22] olan şûriş ü ihtilâli izâle ve niçe kerden-keşân kabâyili semt-i itâʿat ü inkıyâda imâle eylediğinden gayri cebel-i mezkûrda olan kabâyil-i muhtelefetü'l-edyânın bâzû-yi iktidârlarını seyf-i siyâsetle tevhîn ve fukarâ-yı raʿiyyet ve ebnâ-i sebîli teʼmîn eylemesi, hakkında isticlâb-ı sunûf-i mekârim-i Şâhâne'yi îcâb edüp, semmûre-duhte bir sevb hilʿat ve maʿiyyetinde olan ru'esây-ı kabâyil ve Kürdistân beylerine ilbâs içün müteʿaddid hil'atler irsâliyle kadr ü iʿtibârı terfîʿ ve istihsânı hâvî tarafına irsâl-i tevkīʿ olundu.
Havâdis-i İran
Attribution
- Citation:
- "Havâdis-i İran", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_034.html
Item Details
- Title:
- Havâdis-i İran
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1166
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota