Nevʿ-i beşer cihet-i mahlûkıyyet ile rütbede müsâvî ve menzilet-i ʿubûdiyyetde müvâzî ise dahi, bekāy-ı nevʿ ve terâdüf-i şahs ʿilletiyle terekküb-i umûr-ı meʿâş ve intizâm-ı şevârid-i intiʿâşda ednâ, aʿlâya; ʿabd, Mevlâ'ya muhtâc olup, “Lev tesâve'n-nâsü le-helekû cemîʿâ” hikmeti üzere cemîʿ etvârda efrâd-ı insânı mâl ü câh ve vüsʿat-i hâl ü refâhda ebnây-ı cinsiyle beraber olmak lâzım gelse, halk birbirinden müstagnî olup, intifây-ı zarûret-i maʿîşet ile kedd ü taʿba hâcet mess etmeyüp, kâr-hâne-i ʿâlem fâsid ve metâʿ-ı zindegânî-yi nâs kâsid olmak eclây-ı bedîhiyyâtdan ve merâtib-i ʿavâmm u havâsda terakkī vü tenezzül vâcib olduğu gibi, ziyy ü kisvet ve libâs ü hey'etde dahi tefâvüt ü imtiyâz sırr-ı hikmet iktizâsından olup, şöyle ki, gürûh-ı ʿavâmm tereffüh ü tenaʿümde havâss-ı enâma teşebbüh kasdında olsalar, lâ-mahâle [Ü4 183b] mecbûr-ı irtikâb-ı mekârih-i umûr olup, “İnne eksera'l-meʿâsî innemâ tekûnü li-ecli tahsîli'l-gınā” mefhûmu üzere o makūle eclâf-ı nâs maʿsiyete ikdâm ü cesâret ve giderek emr-i Hakk'a muhâlefet ile izhâk-ı rûh ve gasb-ı emvâle mübâşeret edecekleri mukarrerdir. Lâ-cerem bir müddetden berü ʿavâmm-ı nâs tecâvüz-i hadd-i edeb ile elbise-i pür-zîb ü zînet ve miyân-bend-i girân-kıymet ve cevâhir-i hayvânât [V 57a] kısmından olan postîn-i mütenevviʿa ile tecemmüle rağbet edüp, bu külfet ile fark-ı miyân-ı sagīr ü kebîr ve temyîz-i mâ-beyn-i hâmil ü emîr, düşvâr-ı ʿasîr olduğundan başka, tıbâʿ-ı nâsda benî nevʿine meyl ü rükûn ve her hâlde ahadühümâ âharın nakş u tavrına meftûn olmak emr-i cibillî olup, bu sebeble fakīr, ganîye taklîd ve bu garazı tahsîl içün gûnâ-gûn hudʿa vü firîb tevlîd eder oldular. Ve bu mazarrat yalnız nefislerine ʿâyid olmayup, hezâr sanʿat ve tekellüf ile iktisâb etdikleri dînâr, sebeb-i maʿlûm ile nasîb-i agyâr olup, giderek Devlet-i ʿaliyye nukūdu mânend-i seyl, âhar diyâra meyl ve Hind ve Efrenc devletleri gencînelere nâyil ve bu sebeble erâzî-yi Devlet-i ʿaliyye'de hâsıl olan kurâza-i sîm ü zerr zâyil olmak derecesine vâsıl olup, bu isrâfâtdan hâsıl olan âfâtı defʿ ile nâsı menâziline tenzîl ve her şahsa bir hadd-i mahsûs taʿyîni ile semt-i batar u isrâfdan tahvîl, siyâset-i mülkiyyeden olduğuna binâ'en, her sınıfın melbûsâtı derecesine kıyâsen tertîb ve ol bâbda buyuruldular neşr olunup, mücâveze-i hadd edenler vaʿîd-i şedîd ve zecr-i ekîd ile terhîb olundu.
Zikr-i taʿyîn-i hadd be-elbise-i nâs
Attribution
- Citation:
- "Zikr-i taʿyîn-i hadd be-elbise-i nâs", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_803.html
Item Details
- Title:
- Zikr-i taʿyîn-i hadd be-elbise-i nâs
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1217
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota