Vakʿa-i Vehhâbiyân ve vukūʿ-ı meşveret ve Vezâret-dâden be-Şerîf Mehmed Efendi be-Livâ'-i Cidde ve Mîr-i mîrân-şüden-i Saʿîd Ağa be-şart-ı muhâfaza-i Medîne-i münevvere

Birkaç mahalde hâlleri ʿale'l-icmâl mücelled-i vekāyiʿa kayd u îsâl olunan Vehhâbîler'in yevmen-fe-yevmen Memâlik-i mahrûsetü'l-mesâlik-i Şâhâne'ye teʿaddî vü tecâvüzleri ve istihlâl-i emvâl-i Müslimîn ve ibâha-i katl-i Muvahhidîn ile tavʿan ev kerhen ekser kabâyili taraflarına imâleleri ve ednâ mâddeyi ser-rişte-i nizâʿ eyleyerek, Bağdâd Vâlîsi ile mücâdele vü muʿâraza ve ʿale'l-gafle Eyâlet-i Bağdâd'a tehattî ile kubbe-i darîh-i hazret-i Hüseyin'i hedm ve derûnunda olan nefâyis-i emvâl ve yâdigâr-ı Aʿcâm'ı nehb ü gāret ve nüfûs-ı kesîreyi katle mücâseretleri ve bu reftâr-ı bâgıyâne ehl-i İrân'a gāyet girân gelüp, hazret-i Hüseyin'e olan fart-ı garâm ve mezîd-i hubb u hüyâmları hasebiyle mâlik-i zimâm-ı İrâniyân olan Baba ʿAli Hân, Bağdâd Vâlîsi'ne mahsûs nâme ve âdem tesyîr ve kavm-i mezkûrun haklarından gelinmediği takdîrde küllî asker ile hıtta-i Bağdâd dâhilinden murûr ve Vehhâbîler'den ahz-ı sâra sarf u makdûr eyleyeceğini tahrîr eylediğinden başka, ser-i katâr-ı Vehhâbiyân olan Suʿûd-oğlu'nun Şerîf-i Mekke'ye mahsûs mektûbu gelüp, mefhûmu [Ü4 152a - V 23a] müşârun ileyhi dîn-i bâtılına daʿvet ve icâbet etmediği sûretde üzerine varacağından ʿibâret ve refte refte kabâyil-i Hicâz'ı bâgī-yi mezkûr kendüye bend etdiğinden, bu tarafda mukābeleye kudret kalmayup, ehâlî-yi Haremeyn ve sükkân-ı bukʿateyn merʿûbu'l-kulûb ve rahatları min-külli'l-cihât meslûb olduğunu mübeyyin müşârun ileyhin Dergâh-ı vâlâ'ya mahsûs neccâb ile ʿarîzası vârid ve bu haber-i bârid, hadşe-resân-ı ezhân-ı erbâb-ı mesânid olmuşidi. Bâgī-yi merkūmun tavrı, Havâric'e mahsûs etvârdan olup, [Beyt]: [Mısra]: Bâtıl hemîşe bâtıl [u] bîhûdedir velî Müşkil budur ki sûret-i Hakk'dan zuhûr eder mefhûmu üzere bâdî-yi emrde izhâr-ı takvâ vü salâh ve umûr-ı bâtılalarına takviye verdikden sonra, rekîz-i zamîrleri olan mefsedete revâc vererek, şâkkü's-silâh ve mütesaddî-yi emr-i kıtâl ü kifâh olageldikleri Karâmita ve Şâh İsmâʿîl ve bunlara müşâbih olan ehl-i zeyg u dalâlin kıssalarından maʿlûm ve garaz-ı aslîleri zabt-ı memleket ve tahsîl-i riyâset ve celb-i emvâl ve aktâr-ı arza ilkāy-ı ihtilâl olduğu meczûmdur. Nüfûs-ı beşeriyye -ki emmâret bi's-sû'dur- müştehiyyât-ı dünyeviyyeye râgıb ve kesb-i huzûzât u lehviyyâta tâlib ve hevâlarına muvâfık tavra bilâ-te'emmül meyl ü rükûn ve intikām-ı İlâhiyye'yi hâtırdan ihrâc ile müsâʿade-i se-rûze-i rûzgârdan memnûn olarak bagy u tuğyânları rûz-be-rûz efzûn olup, hadd-i maʿlûm tahtında olan ânât-ı istidrâcları gāyete ve zulm ü te'addîleri nihâyete vâsıl oldukda, batş u kahr-ı cenâb-ı Muktedir ile sevret-i cemʿiyyetleri münkesir ve dimâ'-i fâsideleri münhemirr ve kuvvet-i mevhûmeleri zaʿfa mübeddel ve tedbîrât-ı sahîfeleri [Ü4 152b – V 23b] bi'l-külliyye muʿattal olduğu mücerreb-i erbâb-ı iʿtibâr ve maʿlûm-i kâr-âzmudegân-ı rüzgârdır. Kavm-i mezkûra ittibâʿ murâd edenler ehl-i İslâm'dan birini katl etmedikce derecelerine vâsıl ve dâyire-i bagy u fesâdlarına dâhil olmayacağı, ihdâs etdikleri âyîn-i cedîdin mukaddimâtından ve mü'min-i muvahhide müşrik ıtlâkı, mezheb-i mübtediʿaları usûlünden olup, hattâ vazʿ etdikleri âyîn, ʿulemây-ı Bağdâd tarafından tedvîn ve muʿtekadât-ı zâyifeleri delâyil-i müberhene ile ibtâl u tehcîn olunduğu, bu Fakīr'in manzûru olmuşdur. Biz yine sadede gelelim. Vehhâbîler'in on beş seneden berü izhâr etdikleri ʿutüvv ü fesâd ve ikāmet-gâhlarına varınca âsâr-ı ʿimâr ve gadîr u âbâr nâ-bûd ve tarîk-ı tedbîrleri mesdûd olup, üç-dört sene mukaddem Bağdâd Vâlîsi tarafından vâfir asker ve top ve sâyir levâzımât tertîb ve tegallüben taht-ı hükümetlerinde olan Lahsâ üzerine sevk u tesrîb olunup, ber-vefk-ı dil-hâh bir maslahat görülmediğinden, Basra ve berü taraflara tecâvüz etmameleri sûretinde 'akd-ı musâlaha ve terk-i mükâfeha olunduğu ve el-yevm havâlî-yi Şâm'a dek 'aşâyir ü kabâyili ifsâd ve ister istemez re'y ü irâdelerine münkād eyledikleri şuyûʿ ve her tarafdan bu haber-i hayret-eser mesmûʿ olmağla, memâlik-i Devlet-i 'aliyye'ye sereyân eden bagy u tuğyânları ve ʿale'l-husûs Haremeyn-i muhteremeyn ve bukʻateyn-i mübâreketeyn ehâlîsine izmâr etdikleri husûmetden terettüb edecek zulm ü ʻudvânları izâle olunmak mütehattim-i himmet-i Saltanat-ı seniyye olduğuna binâʼen, birkaç defʻa bu keyfiyyet-i müdhişe huzûr-ı Sadr-ı âlî'de erbâb-ı şûrâ ve ashâb-ı ârâ ile müzâkere olunup, [Ü4 153a – V 24a] emr-i mezkûr muʻzamât-ı umûr-ı dîniyyeden olmağla, sudûr-ı ʻulemâ ictimâʻıyla çâresine bakılmak tezkâr ve baʻzılar ibtidây-ı hâlde ʻulemâ ile ʻumûm meşvereti inʻikādında şâyed icrâsı müteʻazzir bir re'ye karar verilüp, insilâb-ı esbâb-ı imkân ile ʻadem-i tenfîzi sebeb-i kīl ü kāl olacağını ihtâr ve sudûr-ı ʻulemâ ikişer ikişer meclis-i Fetvâ-penâhî'ye ihzâr olunarak, Şerîf-i Mekke'nin mektûbu kırâʼat ve mülâhazaları istikşâf olundukdan sonra, ʻakd-i encümen-i meşveret kılınmak emr-i savâb olduğunu işrâb etmişler idi. Îrâd olunan su'âl, muvâfık-ı vakt ü hâl olup, ol vechile ʻamelde müttehidü'l-kelime olmalarıyla, keyfiyyet lede'l-istîzân Şeyhulislâm Efendi hazretlerine ifâde vü beyân olunup, vech-i meşrûh üzere sudûr-ı kirâma nakl-i mâ-cerâ ve Şerîf cenâblarının mektûbu ikrâ olundukda, bâgī-yi merkūmun defʻ-i mazarratı min-külli'l-vücûh ehemm ise dahi, asker-i kesîf sevkınde taʻab-ı küllî zâhir ve zemân ü mekânın ʻadem-i müsâʻadesiye bir maslahat-ı nâfiʻa müşâhede olunmayacağı zihne mütebâdir olup, şimdilik tîz elden hudûd-ı Devlet-i ʻaliyye'yi muhâfaza ile defʻ-i sâyil eylemek sûretinde Medîne-i münevvere'ye yedi-sekiz yüz kadar âdem ile bir Muhâfız ve Cidde gümrüğüne bi'l-külliyye müstevlî olan Şerîf-i Mekke'nin taʻarruzunu defʻ ve ol havâlîyi muhârese ile şürûr-ı bugātı menʻ eder bir Vezîr dahi Cidde muhâfazasına taʻyîn olunmak ve Bağdâd Monlası Hibetullah Efendi ehl-i ʻilm ve ʻArabî tekellüm eder bir zât olup, Vehhâbîler'e şevket-i Devlet-i ebed-müddeti beyân ile meknûn-ı zamîrlerine muttaliʻ olmak hâl ʻani'l-fâyide olmadığını [Ü4 153b – V 24b] beyân eylediklerini semâhatlü Şeyhulislâm Efendi bir şukka ile ʻarz-ı Südde-i serîr-i aʻlâ eyleyüp, işbu Cumâdelâhıre evâhırında Sadrıaʻzam ve Kapudan Paşa hazerâtı ve sudûr-ı kirâm ve Yeniçeri Ağası ve sâyir ashâb-ı şûrâ, hâne-i Fetvâ-penâhî'de ictimâʻ edüp, Bâb-ı âlî'de kaleme alınan mevâdd kâğıdı ve Şerîf-i Mekke'nin mektûbu ve sudûr-ı kirâmın netîce-i tedbîrlerini mutazammın olan şukka vâhiden-baʻde-vâhidin kırâʼat olunup, emr-i muhâfazaya dâ'ir olan tedbîr, mutâbık-ı irâde-i sagīr ü kebîr olup, ancak diyâr-ı Necid, Haremeyn'in kilârı makāmında olmağla, muʻâdât-ı cânibeyn takrîbi ile Necidîler zahîreyi katʻ edecekleri ihtimâlât-ı ʻakliyyeden olduğuna binâ'en, sükkân-ı Bathâ ve kuttân-ı Beyt-i Mevlâ zarûret-i zehâyire mübtelâ olmamak içün Mısır Vâlîsi'ne bâlâsı hatt-ı hümâyûn ile muhallâ emr-i ʿâlî ve Hibetullah Efendi'nin Âsitâne'den müstakıllen me'mûriyyetini Vehhâbîler ʿadem-i idrâk ile taraf-ı Bağdâd'dan irsâl olunduğunu cezm ve ʿummâl-i Bağdâd'a olan gayzları sebebi ile mükâbere ile imrâr-ı vakt edeceklerini îrâd ve âharının tesyârını murâd eylediklerine mümâşât olunup, mevâdd-ı mezkûreye bu vechile nizâm vermek üzere meclise hıtâm verilüp, vâkiʿ olan ebhâsın hulâsası maʿrûz-ı dergâh-ı Şehriyâr-ı enâm kılınmışidi. Cidde Vâlîliği'ne ve Medîne-i münevvere Muhâfızlığı'na tasmîm olunan vüzerây-ı ʿizâmın tîz elden hareketleri mevhûm ve iʿânet-i külliyye talebiyle Devlet-i ʿaliyye'ye teklîf-i mâlâ-yutak eyleyecekleri maʿlûm olup, farz-ı muhâl ile metâliblerine müsâʿade olunsa bile, üç-beş mâh zarfında ancak o câniblere vusûl bulacakları zâhir olmağla, [Ü4 154a – V 25a] Mısır Defterdârı olan Şerîf Mehmed Efendi, Defterdârlık'dan istifâ ve ferîza-i haccı edâ temenniyâtında olduğundan fazla, el-yevm Cidde'nin Vâlî'den huluvvü hasebiyle Vezâret ile Cidde Vâlîliği dahi tevcîh olunursa, hıdmet-i Pâdişâhî'de sarf-ı makdûr eyleyeceği baʿzı mahalle olan tahrîrâtında mezkûr olmağla, mûmâ ileyh ʿan-asl merâtib-i ʿulyây-ı Devlet-i ʿaliyye'de istihdâm olunmuş ve tabâyiʿ-i nâsa muvâfık hareket ile kesb-i şöhret etmiş bir zât olmağla, Cidde'ye bâ-Rütbe-i Vezâret taʿyîn olunması istısvâb ve Yûsuf Paşa Kethudâsı Saʿîd Ağa dahi Medîne-i münevvere'de bir müddet Kāyim-makāmlık ile ikāmet ve ehâlî ile ülfet ve ʿale'l-husûs birkaç defʿa Vehhâbîler tarafına mebʿûs olarak kesb-i müvâneset etmekden nâşî, Mîr-i mîrânlık ile Medîne-i münevvere muhâfazası ʿuhdesine ihâle olunmakda sühûlet-i maslahat mütehakkak olduğundan gayri, Cidde Vâlîsi'nin Medîne'de ikāmetini zarûriyyât-ı vakt îcâb eylediği hâlde, teʿaddüd-i vüzerâ ile maslahata târî olacak fesâd zâyil olacağı ve mûmâ ileyh bi-hasebi'r-rütbe müşârun ileyhin maʿiyyetinde olup, emr ü nehyini isgāya mecbûr olacağı ve Şerîf Efendi'ye Vezâret verildiği hâlde mükemmel kapusu halkı maslahat-ı me'mûresine vefâ etmeyüp, beher hâl askere muhtâc olduğu hasebiyle Mısr-ı Kāhire'den bin nefer asker ve Mısır topçularından bir orta ve mikdâr-ı vâfî sürʿat topu ve cebe-hâne irsâl olunmak ve asker-i mezkûrun bir senelik takdîr olunan şehriyye ve katık-behâları Mısır Hazînesi'nden ʿan-nakdin Vâlî-yi müşârun ileyhe teslîm ve zahîreleri dahi Süveys İskelesi'nden sefînelere teşhîn ü irsâl olunmak keyfiyyâtı Rikâb-ı kâm-yâb-ı Husrevâne'ye [Ü4 154b V 25b] 'arz u takdîm olundukda, mûcebince ‘amel olunmak bâbında hatt-ı hümâyûn şeref-sudûr olmağla, işbu Recebü'l-ferdin ikinci Cuma günü Şerîf Mehmed Efendi'ye Rütbe-i vâlâ-yı Vezâret'le Cidde Sancağı ve Habeş Eyâleti ve Sa'îd Ağa'ya bâ-Rütbe-i Mîr-i mîrânî Medîne-i müneverre Muhafızlığı tevcîh ü ihsân ve suver-i me'mûriyyetleri taraflarına ifâde vü beyân olundu.
Attribution
Citation:
"Vakʿa-i Vehhâbiyân ve vukūʿ-ı meşveret ve Vezâret-dâden be-Şerîf Mehmed Efendi be-Livâ'-i Cidde ve Mîr-i mîrân-şüden-i Saʿîd Ağa be-şart-ı muhâfaza-i Medîne-i münevvere", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_756.html
Item Details
Title:
Vakʿa-i Vehhâbiyân ve vukūʿ-ı meşveret ve Vezâret-dâden be-Şerîf Mehmed Efendi be-Livâ'-i Cidde ve Mîr-i mîrân-şüden-i Saʿîd Ağa be-şart-ı muhâfaza-i Medîne-i münevvere
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1217
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota