Tefâsîl-i ahvâli tesvîd-i çehre-i evrâk ve havâdis-i mekrûhesi imlây-ı sahâyif-i âfâk eden Pâsbân-oğlu'nun bir müddetden berü tazyîk u izʿâcına bâʿis olacak efâʿîl-i kahriyyede tüvânî vü fütûr ber-taraf olarak, [Ü4 135a] eyâdî-yi batş u kuvveti menzilinde olan eşhâsın ekserîsi dâyire-i itâʿate celb ve bâ-husûs Vidin Kalʿası'nda olan baʿzı müteneffislerin istimâlesiyle râhat u emniyyeti bi'l-külliyye selb olunup, istihlâs-ı nefs-i habîset dāʿiyesiyle gâh cihet-i firârı cüst-cû ve gâh bî-gâne vü âşinâ taraflarından istişfâʿa temessük ile izhâr-ı tekâ-pû edüp, birkaç bin âdemden ʿibâret cemʿiyyet ile bir Vezîr, Vidin mukābilinde rû-nümâ olduğu hâlde firâr u demâr şıklarından birini ihtiyâr etmek sûretleri ezhân-ı erbâb-ı itkānda mürtesem ü nümâyân iken, ber-muktezây-ı surûf-ı rüzgâr Gürcü ʿOsmân Paşa gāyilesi ve Hakkı Paşa haşerâtının defʿi maslahatı ile Devlet-i ʿaliyye'nin iştigāli ve bâ-husûs Rumeli tevcîh olunan Tepedelenli Vezîr ʿAli Paşa'nın üç mâhdan berü yerinden ʿadem-i hareketi, tasavvur olunan hey’et-i ictimâʿiyyenin husûlüne hâciz olduğundan fazla, esbâb-ı mezkûre
bâgī-yi mezbûra medâr-ı kuvvet ve bâʿis-i teneffüs ü miknet olup, dağlı eşkıyâsından Manav ve Köstenceli takımını isticlâb ve Eflâk'a imrâr ve gāret [V 6b] husûslarını işrâb etmişidi. Eşkıyây-ı mezkûrenin ʿan-asl ʿutüvv ü fesâd ve ızrâr-ı ʿibâd menhec ü muʿtâdları olduğundan, fi'l-hâl sürʿat-i icâbetle Eflâk tarafına güzâr eylediklerini muhâfazaya me'mûr Aydın Paşa ve İbrâ'îl Nâzırı istihbâr ile sedd-i râh-ı gāret ve ceng ü sitîze mübâşeret ve birkaç yüz küştenîyi ifnâ ve hakk-ı nân u nemeki icrâ ve bu mukābele-i ʿanîfeden ʿusât-ı mezkûre cibâl-i şâhikada karâr ü tesettür ve defʿ-i sâyil ve belki cihât-ı necâtı tefekkürde iken, Eflâk Voyvodası olan Mihal ʿan-asl müflis ve ressü'l-hâl ve bin kîse [Ü4 135b] kadar deyn altında kalmış bir gebr-i dâll olup, hıyâneti mücerreb olan büyük oğlunun sevk u delâletiyle Eflâk'a duhûllerinden berü cemʿ-i mâl zımnında nasb-ı şebeke-i ihtiyâl ve sunûf-ı askerînin şehriyyelerini edâda mümâtale ile cism-i iktidârlarına îrâs-ı zaʿf ü hüzâl ve tedârük etdiği emvâl ile bir tarafa firâr kasdını nükāve-i hayâl-i bâl etmişidi. Rum tâ'ifesinden memleketi muhâfaza içün sûret-i zâhirde tedârük etdiği bin kadar eşhâs ile Bükreş pîşgâhında kıyâm ve suver-i zihniyyesine nizâm verdiği hengâm, eşkıyânın Eflâk'a duhûlünü işidüp, haşerât-ı mezkûreye ıtlâk-ı zimâm ve Bükreş mütemevvillerini nehb ü gāret etdirdikden sonra, tahlîs-ı cân kaydında olmalarını ifhâm ve Nemçe hudûduna doğru cemʿ etdiği emvâl ile sürʿat ü şitâb ve Bükreş halkının zî-kudretleri dahi bi'z-zarûre terk-i vatan keyfiyyetini irtikâb etdiklerini Tuna havâlîsinde bulunan me'mûrlar ifâde ve Vezîr Ağa Hasan Paşa'ya defʿ-i ihtilâl u şûr zımnında karşuya murûr içün ʿarz u mahzar firistâde eyledikleri [V 7a] ân, müşârun ileyh ve Tirsinikli-zâde, Eflâk tarafına güzâr ve defʿ-i eşkıyâ esbâbına teşebbüs ile nizâm-ı memlekete ibtidâr etdikleri istihbâr olunduğu hâlde, firârî-yi mesfûrun nâ-gâh Âsitâne'de bırakdığı oğluna bir şukkası gelüp, Nemçe hudûduna firâr etdiğini ve bundan sonra Moskov diyârına gideceğini beyân ile evlâd u ʿiyâlini alup, Moskov Elçisi'nin konağına gitmesini tenbîh ü tahrîr etmekle, mesfûr iddiʿâ etdiği sadâkat hasebiyle babasının şukkasını Bâb-ı ʿâlî'ye getürüp, sûret-i mezkûrenin ʿadem-i kabûlünü [136a] işʿâr u tasrîh ve her hâlde emr ü irâde-i devlete gerden-dâde-i tavʿ u inkiyâd olduğunu sûret-i meskenetde telmîh etmişidi. Husûs-ı mezkûr evliyây-ı umûr miyânında müzâkere olunup, baʿzıları Mihal'in mücerreb olan istikāmetine nazaran firârı kemâl-i havfından neş'et eylediğini takrîr ve baʿzıları sûret-i necât Boğdan'a yâhûd Yergöğü'ye tehassun ile mümkin olduğunu delîl ittihâzıyla firârını mahzâ hıyânet ü ihânete haml edüp, ʿâlâ-kile't-takdîreyn ihtilâl-i mezkûrun indifâʿına bakılmak ve tîz
elden Eflâk'a bir Voyvoda gönderilmek lüzûmu karâr-gîr olup, Deli Kostantin raʿiyyet-perver bir şahıs olduğu tezkâr ve Voyvodalığ'a ihtiyâr olunduysa dahi, zaʿf-ı hâli sebebi ile tâyife-i askerînin müctemaʿ olan şehriyyelerini edâ edemeyüp, her cihetle ʿusrete dûçâr olacağı muhakkak u âşikâr olmağla, Boğdan Voyvodası tarafından yüz bin guruş iʿâne olunmak kapu kethudâlarına ibâne olundukda, kesret-i düyûn ve mürettebâtdan bahs ile edâya kudret-yâb olamayacağlarını beyân ve Eflâk Voyvodalığı, nizâm-ı memleket husûlüne dek Boğdan Voyvodası tarafına ilhâkan [V 7b] ihsân olunur ise, defʿ-i ihtilâl ve idâre-i zehâyir-i askerîye berçîde-dâmen-i ihtimâm olacağlarını der-meyân etmeleriyle, keyfiyyet hâk-i ʿatebe-i Mülûkâne'ye ʿarz u işâret olunup, ol vechile tanzîmine müsâʿade-i hümâyûn rû-nümûn olmağla, memleket-i mezbûre ilhâkan mesfûra tevcîh ve Kapu Kethudâsı'na ilbâs-ı hilʿat olunup, firârî-yi mesfûrun te'mîn ü isticlâbı husûsu, o taraflarda bulunan meʾmûrlara ve bâ-husûs Boğdan Voyvodası'na müʾekkeden tahrîr olunduğundan gayri, Eflâk derûnunda olan bugātın kahr u tedmîr ve istîsâl [Ü4 136b] ü tenkîlleriyle memleket-i Pâdişâhî'yi tathîr etmeleriyçün müşârun ileyhimâya ve Tirsinikli-zâde'ye ve sâyirlere müteʿaddid evâmir-i celîle tahrîr ü tesyîr olunmuşidi. Meʾmûrân-ı devlet, teşmîr-i dâmen-i gayret ve eşkıyâyı hasr u tazyîk ile üftâde-i hâviye-i mezellet eyleyüp, encâm-ı kâr melâz ittihâz eyledikleri mahalden ihrâc ve kulleye dek taʿkīb olunup, karâr u mukāvemete mecâlleri olmadığından, ahmâl ü eskāl ve ühbe-i ceng ü cidâllerin berü yakada terk ile hâsir ü hâyib Tuna'yı geçüp, Vidin'e doğru zâhib oldukları haberi vâsıl ve cümleye inbisât hâsıl oldu.
Murûr-i gürûh-ı eşkıyâ be-Eflâk ve firâr-ı Voyvoda-i memleket-i mezbûre
Attribution
- Citation:
- "Murûr-i gürûh-ı eşkıyâ be-Eflâk ve firâr-ı Voyvoda-i memleket-i mezbûre", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_720.html
Item Details
- Title:
- Murûr-i gürûh-ı eşkıyâ be-Eflâk ve firâr-ı Voyvoda-i memleket-i mezbûre
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1217
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota