Françe cumhûru bu hılâlde tedârükât-ı hafiyyeye şurûʿ ve küllî asker ve mühimmât ile meşhûn donanmalarını Ak-deniz'e ihrâc eyleyüp, merzbûm-ı Mısır'a hücûm eyleyecekleri şuyûʿ ve kable'l-vukūʿ bu kazıyyenin ümerâ ve ʿulemâ ve sâyir vücûh-ı ehl-i Mısır'a işʿârı lâzım gelmekle, fi'l-hakīka kasd-ı aʿdâ o tarafa ise imdâd-ı devlet vusûl buluncaya dek mazarrat-ı düşmene siper-keş-i imtinâʿ olmaları tedbîri îkāʿ ve kable vusûli'l-haber o vakʿa-i [Ü2 204a] müdhişe ser-zede-i hükm-i kazâ vü kader olmuşidi. Devlet-i ʿaliyye hakkında Françelü'nün rıfk-ı hiyel ile meşûb olan safvet-i suveriyyesi Sadrıaʿzam'ı iğfâl ve haberin sıdk u kizbe ihtimâli zihnini işgāl eylediğinden başka, ferazâ düşmen-i hadîʿat-pîşe istîlây-ı Mısır endîşesinde iseler dahi, mukaddemâ Mısır'ın hâline vukūfu olup, ümerâda olan kuvvet ve ehâlîde olan kesret menʿ-i aʿdâya kavî ʿillet olacağını
tehayyül edüp, vaktiyle tedârükden gaflet ve zanniyyât ile [Ü1 188b] ifâte-i vakt ü sâʿat eylediğinden, aʿdây-ı dîn bilâ-müzâhim mahrûse-i Mısır'ı ârâm-gâh-ı sipâh-ı müşrikîn ve Şeyhülislâm-ı vakt olanların umûr-ı devlete nezâret-i mutlakaları olup, bu makūle ahvâli ihtâr ve vukūʿ-ı mekârih-i umûrdan Sadr-ı vakt olanları inzâr lâzım iken, Müftî'l-enâm bulunan Dürrî-zâde Mehmed ʿÂrif Efendi muhâfaza-i câh zımnında re'y-i Vezîr'e tâbiʿ-i mutlak ve muhâlefetden tapîde-dil-i havk u ferak olup, mesmûʿâtını izmâr ve mesnedine lâyık olan kelime-i hakkı tefevvühden ictinâb ile terk-i lâzime-i îkāz u iddikâr, hakkında sebeb-i iğbirâr-ı Tâc-dârî olup, işbu Rebîʿulevvel'in on sekizinci Pençşenbih günü ikisi birden ʿazl olunup, ʿİzzet Paşa Balık-hâne ve çekdiride mübtelây-ı çâr-mevce-i ʿitâb ü te'nîb ve birkaç günden sonra sâhil-i selâmete vusûl ile Sakız Cezîresi'ne tağrîb olunup, Dürrî-zâde Efendi dahi refîkını taʿkīb ile Burusa'ya tesrîb olundu.
Erzurum Vâlîsi Vezîr Ziyâ Yûsuf Paşa hazretlerinin şems-i ikbâlleri büzûg ve mühr-i tâliʿleri fürûğ bulaldan berü hıdemât-ı Devlet-i ʿaliyye'de cân-sipâr ve siyâset-i [Ü2 204b] reʿâyâ ve himâyet-i fukarâda cemîlü'l-etvâr olduklarından gayri, ʿilm ü hünerleri gün gibi zâhir ve ʿakl ü reviyyetleri mahsûd-ı kâr-güzârân-ı ekâbir olup, umûr-ı mülkiyyede olan tedbîr-i dil-pezîrleri, usûl-i hikmet-i ʿameliyyeye mülâzım ve kemâl-i cûd u ihsânları tayy-kerde-i nâm-ı Maʿn ve Hâtim olduğu ʿan-asl maʿlûm-ı Pâdişâh-ı cezîlü'l-mekârim olmağla, müşârun ileyh hazretlerine mühr-i hümâyûn müjdesiyle mahsûs Hasekî ihrâc ü tesbîl olunup, Kāyim-makāmlık ile ʿİzzet Ahmed Paşa-zâde ʿAbdullah Beyefendi mesrûr ve huzûr-ı hümâyûnda telebbüs-i serâser ile nâyil-i etemm-i hubûr oldu.
Re'îsü'l-ʿulemâ olan ʿÂşir Mustafa [Ü1 189a] Efendi hazretleri ʿulemây-ı ʿizâmın sâhib-i vakʿ u iʿtibârı ve min-ciheti's-sinn cümlesinin ser-âmed ü ihtiyârı olduğundan başka, ʿâlim-i ʿâmil, müdebbir ü ʿâkil olup, tehzîb-i ahlâk ile tekmîl-i nefs ve celb-i rızây-ı Hakk zımnında sarf-ı yevm ü ems edüp, makām-ı Fetvâ'ya min-külli'l-vücûh sezâ olduğu nakş-ı fu'âd-ı Şehriyâr-ı vâlâ-nijâd olmağla, ol dahi yevm-i mezkûrda telebbüs-i ferve-i beyzâ ile makām-ı Meşîhat'e irtikā eyledi. Mübeşşir-i mühr-i hümâyûn Yûsuf Paşa hazretlerine vusûl buldukda, kemâl-i istiʿcâl ile kıbletü'l-ikbâl olan Dergâh-ı vâlâ'ya rû-mâl olmak üzere olduğu tahkīk olunup, Kapu Kethudâsı Seyyid Mehmed Efendi ve Teşrîfâtî Efendi, mukaddemce
istikbâle mihmîz-rân-ı ʿazîmet ve daʿvet zımnında Silahdâr-ı hazret-i Şehriyârî dahi şedd-i zeber-teng-i nehzat edüp, tayy-i merâhil ile işbu Cumâdelûlâ'nın on beşinci yevm-i Hamîs Üsküdar'a vâsıl olacağları ihbâr olunup, fi'l-hâl Üsküdar'da vâkiʿ Mehmed Paşa Kasrı'nda tertîb-i [Ü2 205a] ziyâfet ve Şeyhulislâm ve Kāyim-makām Paşa hazerâtı ve Sadreyn ve Nakībüleşrâf ve sâyir huzûrları muʿtâd olan zevât resm-i istikbâli icrâ ve tenâvül-i taʿâm ʿakabinde Şeyhulislâm Efendi mürâfakatiyle Serây-ı hümâyûn'a vusûl ve huzûr-ı hümâyûnda ruhsat-yâb-ı kıyâm u müsûl olup, mühr-i hümâyûnu yeden-be-yed iʿtâ ve sadefçe-i sâmiʿaları mervârîd-i vesâyâ ve tenbîhât-ı Mülûkâne ile imlâ olundukdan sonra, serâsere dûhte bir sevb-i semmûr müşârun ileyh hazretlerine ve beyâza kaplu bir sevb-i semmûr Şeyhulislâm hazretlerine iksâ olunup, taraf-ı hümâyûndan ihsân olunan müzeyyen atlara süvâr ve hem-ʿinân-ı mürâfakat olarak Serây-ı Âsafâne'lerine gelüp, resm-i ʿâdî [Ü1 189b] hıtâmında Müfti'l-enâm hazretleri konağlarına ʿavdet ve Sadrıaʿzam hazretleri erbâb-ı menâsıba ʿumûmen ilbâs-ı hilʿat buyurdular. Sadrıaʿzam hazretlerine verilan Sadâret târîhlerinde Sürûrî'nin, [Mısra:] Pâdişeh maʿdende buldu, mührüne lâyık güher târîhi cümleden rengîn ü aʿlâ ve Şeyhulislâm Efendi'ye verilan târîhlerden selîm ü halîm maʿnâları tazmîniyle, Şeyhulislâm-ı Selîm târîhi -ki nısf-ı mısraʿdan ibaretdir- “Hâzâ min-kehâneti'ş-şuʿarâ” denmeğe sezâdır.
ʿAzl ü nasb-ı Sadrıaʿzam ve Şeyhulislâm
Attribution
- Citation:
- "ʿAzl ü nasb-ı Sadrıaʿzam ve Şeyhulislâm", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_314.html
Item Details
- Title:
- ʿAzl ü nasb-ı Sadrıaʿzam ve Şeyhulislâm
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1213
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota