Fevt-i Ağa Mehmed Hân

Mûmâ ileyh mukaddemâ Hind Pâdişâhı Zemân Hân üzerine Afgan Hâkimi Mahmûd Şâh'ı taʿyîn edüp, iltikāy-ı ferîkayn ve münâveşe-i saffeyn vukūʿunda Mahmûd Şâh gālib ve Zemân Hân hârib ve baʿdehû tevassut-ı muslihîn ile 'adâvetleri mahabbete münkalib ve erhân ü eymân ile Zemân Han o tarafa müncezib kılındığını Buhârâ Hâkimi istimâʿ eyledikde, mukāvemetden ʿaczini [157a] anlayup, “Dehân-ı seg be-lokma dûhten bih” kavliyle hareket ve senevî bir mikdâr hakk-ı Şâhî ile def-i husûmet etmişidi. Ağa Mehmed Hân gāyet-i ihtirâk-ı zübâlede müşâhede olunan pertev-i zûd-güzârı kemâl-i ikbâline haml ile pür-ʿucb u gurûr ve tesvîlât-ı şeytâniyye ile viʿâ’-i mefâsid olan sadr-ı pür-gadrında gûnâ-gûn tehayyülât ser-zede-i zuhûr olup, ya'nî [Ü2 170a] meʿâkıl-i hasîneden Şuşi Kalʿası'nı teshîrden sonra, Dağıstân ehâlîsine irâ'e-i rehbet ü ihtişâm ve ba'dehû Tiflîs'i ve Gürcistân'ı bi-hazâfîrihâ âverde-i dest-i temellük ü igtinâm eyleyerek, serhadd-i Hâkānî'ye karîb Gökce nâm Sahrâ'da nasb-ı hıyâm ve Nâdir Şâh'ın musırr olduğu mevâdd-ı hamseyi der-meyân eyleyerek, feth-i bâb-ı hisâm etmek fikr-i hâmıyla bir müddet Tahrân'da kendüye nizâm verüp, asâkir-i Îrân-zemîn ile Muğan Sahrâsı'na rekz-i aʿlâm eyledikde, Şikākī Hânı Sâdık Hân'ı asker-i kesîr ile Şuşi Kalʿası teshîrine nâm-zed eyleyüp, mukābele imkânı meslûb olduğundan, Şuşi Hânı İbrâhîm Hân kalʿayı terk ile Dağıstân'a firâr ve ʿakab-gîrân ser-i husrân-ı nefsine zafer bulamayup, fekat hazînesini zabt ile dest-zen-i eşyây-ı bî-şümâr ve kalʿayı dahi hemân o sâʿat zabt ile ehâlîsini kantara-i seyf-i gadrdan imrâr ve gūl-i Moğol âyînini izhâr eylediler. Bu vakʿa-i müdhişe sebebi ile Ağa Mehmed Han etrâfa ilkāy-ı ruʿb ü hirâs ve netîce-i matlabına vusûl içün tertîb-i eşkâl-i kıyâs eyler iken, nâ-gâh savt-ı cân-gâh-ı “İzâ temme emrün denâ naksuhû. Tevekkaʿ zevâlen izâ kīle temme” velvelesi lisân-ı gaybdan sâmiʿa-res-i erbâb-ı intibâh ve Hân-ı mûmâ ileyhin ehass-ı etbâʿından biri Sâdık Hân delâletiyle câme-hâbına girüp, deşne-i zâlim-keş ile makāmını hâk-i siyâh eylediği Sâdık Hân'ın [Ü1 157b] maʿlûmu oldukda, taʿlîm ve telkīnî ile kātil-i Hân bir tell-i refîʿ üzerine çıkup: “Güzelce Şâh, Sâdık Hân'ı bi'l-cümle Azerbaycân askeriyle Tiflîs tahlîsine me'mûr [Ü2 170b] eyledi" dedikde, münâdînin kurbiyyeti tâyife-i Kızılbaş'ın maʿlûmları olduğundan, bilâ-te'hîr Sâdık Hân'ın başına cemʿ olup, Hân-ı merkūm dahi der-ân-sâʿat hareket ve seyr-i serîʿ ile gidüp, verâda olan hazâyin-i Şâhî'yi yağmâ vü gāret ve Şâh-ı gümkerde-i râhın helâk ü tebâh olduğunu işâʿat edüp, asker-i Îran perîşân ve her biri bir ümniyye ile birer semte şitâbân oldukları ve Şâh-ı maktûlün Revân Ser-askeri nasb eylediği birâderi ʿAli-kulı Hân ve Revân Hâkimi Tevekkül Hân'ı ehâlî-yi Revân muhâsara vü habs eyledikleri haberi, Erzurum Vâlîsi Vezîr Yûsuf Ziyâ Paşa hazretleri tarafından mufassalen tahrîr ü inhâ olunmuşidi. Hân-ı mesfûrun dimâğında buhâr-ı fesâd rûz-be-rûz müterakkī vü müzdâd olup, bâ-husûs Devlet-i ʿaliyye'yi Rûsiyyelü ile bozuşdurmak esbâbını cüst-cûda olup, bu garazı husûl ve Rûsiyyelü ile musâlaha ve terk-i gāyile eyledikden sonra, Devlet-i ʿaliyye'yi âhar kavm ile işgāl ve kendüsi fârigu'l-bâl Memâlik-i mahrûse'ye itâle-i dest-i ihtiyâl etmek akreb-i ihtimal olduğuna binâʾen, bu esnâda berzah-ı peymây-ı ʿadem olması mûcib-i râhat ü âsâyiş ve sebeb-i indifâʿ-i fitne vü şûriş olduğu zâhirdir.
Attribution
Citation:
"Fevt-i Ağa Mehmed Hân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_241.html
Item Details
Title:
Fevt-i Ağa Mehmed Hân
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1212
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota