Zikr-i nizâm-ı kuyûdât-ı baʿzı aklâm

Erbâb-ı mesâlihin ru’yet-i daʿvâ ve katʿ-ı nizâʿ u gavgāları zımnında yazılacak ahkâm-ı şerîfe musahhah buyuruldu-yı ʿâlî ile şerʿ u kānûna mutâbık ve kuyûdât u kavāʿide muvâfık olmak ve müddeʿîlerin istidʿâları olan ebâtîl ü tezvîrât ahkâma derc olunmamak lâzım iken, giderek bu nizâm tavrından çıkup, mesâgı olmayan ahvâl, aklâmdan tezâkir ile Mâliyye tarafından verilan evâmir-i şerîfeye idrâc ve hikâyeten bast olunan keyfiyyetin mezâyâsı hükkâm-ı ʿasrın maʿlûmu olmadığından, o makūle mukaddimât-ı mahkiyyeyi nusûs-ı evâmir-i şerîfeden zann ü hisbân ile hılâf-ı irâde vü fermân harekete ictirâ ve bu sebeble hukūk-ı ʿibâd ilgā ve temvîhât-ı erbâb-ı fesâd icrâ olunageldiği zâhir olmağla, fîmâ-baʿd aklâmdan verilan tezâkir ve ʿurûz ile tahrîr olunacak evâmir-i şerîfeye Mâliyye tezkirecileri dayimâ nezâret edüp, fermâna idrâcı münâsib olmayan ve kānûn u şurûta uymayan elfâz ve fermân ile musahhah olmayup, mesâgı olmayan müstedʿiyât, kinâyeten ve hikâyeten ahkâm-ı şerîfeye derc olunmayup, şurût-ı mezkûre üzere tahrîrine dikkat ve râbıtasız yazılan evâmirin battâllarına mürâcaʿat ile cerh u taʿdîl ve tagyîr ü tebdîline bezl-i cehd [Ü2 154a] ü tâkat etmeleri keyfiyyeti vücûh-ı aklâma işʿâr ve ʿale'd-devâm bu vechile hareketleri tenbîh olunup, hılâfı vazʿ u hareketden tahzîr ü inzâr olunmaları bâbında Defterdâr Efendi'ye hitâben mü'ekked emr-i ʿâlî ısdâr olundu. Ve memâlik-i Pâdişâhî'de mütemekkin olan [Ü1 143a] fukarâ ve reʿâyânın refâh-ı hâl ve ârâmiş-i bâlleri mültezem ve tesallut-ı cebâbire vü zalemeden vikāyeleri emr-i ehemm iken Vâlî ve Mütesellim ve Voyvoda'ya hitâb ile ısdâr-ı fermân olundukda, cüz'iyyet ü külliyyet-i mâddeye bakmayarak taʿyîn-i mübâşir ve maʿiyyetine vâfir atlu koşup, müsâfir şeklinde yollarda fukarâyı rencîde-hâtır eylediklerinden fazla, me'mûr oldukları mahalle vardıklarında müddeʿî ve müddeʿâ-ʿaleyhde mevcûd ne ise gasb ve kazıyyede medhali olmayanların emvâlini dahi nehb eyledikleri, derece-i tahkīka resîde olmağla, fîmâ-baʿd vüzerâ ve Mîr-i mîrân ve Mütesellim ve Voyvoda ve Bostâncı-başı'ya fermânda sarâhaten hitâb yazılmadıkça, sâdir olan evâmire hitâb yazılmamak husūsu, Dîvân-ı hümâyûn Beylikçisi ve Mümeyyiz ve Kîsedâr'a tenbîh ve kaleme kayd olunup, Mâliyye tarafından dahi ʿilm ü haber verilmek üzere Re'îsülküttâb Efendi'ye hitâben emr-i ʿâlî şeref-sudûr oldu. Ve erbâb-ı maslahatın şerʿ-i şerîf ve kānûn-i münîf üzere metâlibleri ru'yet olunagelüp, Umûr-ı Dîvâniyye ve Baş-muhasebe ve Haremeyn ve Mevkūfât ve Mâliyye'ye dâyir kavânîn ve şurût öteden berü mazbût iken, li-maslahatin hılâf-ı ʿâde bir takrîb tanzîm olunmuş mâddeleri erbâb-ı hiyel tervîc-i mefsedet içün emsâl tutarak ʿarz ve ʿarz-ı hâl takdîmiyle emsâl kaydına mürâcaʿat ve kaleminden ihrâc ve bu der-kenârı vesîle-i taʿcîz edüp, şefîʿ-i mücbir tedarüküyle [Ü2 154b] su'âl ü cevabı teksîr ve evliyây-ı umûru işgāl ü tagrîr etmeleriyle, bundan böyle o makūle evrâkda pençe ve sahh olmadıkça ve defterdârlar kîsedârlara şifâhen tenbîh etmedikçe, emsâl ve sabık kayıdları der-kenâr olunmamak üzere Baş-muhasebe'ye kayd ve iktizâ eden aklâma ʿilm ü haberleri verilüp, kîsedârlara muhkem tenbîh olunmak ve Memâlik-i mahrûse-i Şâhâne'de vâkiʿ zeʿâmet ve tîmâr ve mukātaʿât [Ü1 143b] ve evkāfın hîn-i tahrîrde bi'l-cümle hâsılâtı Muharrir kalemiyle muharrer ve lede'l-hâce vukūʿ bulan nizâʿ, Defter-i Hâkānî ve kānûn-i Cihân-bânî'ye mürâcaʿatla fasl olunmak sâbit ü mukarrer olduğundan gayri, şerʿ ve kānûna mutâbık daʿvây-ı erâzî ve mezâriʿât ve buna müteferri olan münâzaʿât dahi, Dîvân Kalemi'nde mahfûz kuyûdâta nazar ile katʿ u hasm olunmak bir emr-i muʿteber iken, baʿzı mukātaʿât ve zeʿâmet ve tîmâr mutasarrıfları ve evkāf mütevellîleri arasında erâzîye dâyir olup, zâhirde kānûna şebîh ve tahtında niçe fesâd muzmer olan nizâʿ vukūʿuyla mütehâlifü'l-mazmûn evâmir verilerek kuyûdât muhtell ve fark u temyîz müşevveş ü mühmel olduğu zâhir ve o makūle der-kenârlara imrâr-ı nazar olunup, menşe'-i fesâd ne idüği mülâhaza olundukda, Defter-hâne'ye bi'l-mürâcaʿa Dîvân-ı hümâyûn'dan yazılacak evâmir bilâ-mürâcaʿat baʿzan Ağa mektûbu ve mütevellîler ʿarzı ile Haremeyn ve Mâliyye'den tahrîr ve baʿzan erâzî-yi kurâda hılâf-ı kānûn hudûd taʿyîni ile bi'l-itmâ mehâkimden alınan hücec ü senedâtın Defter-i Hâkānî'ye sebti ile aklâm-ı sâyireye ʿilm ü haberleri neşr olunup, hüccetleri kānûna tatbîk ile birer takrîb [Ü2 155a] Dîvân'dan fermân ahz eylediklerinden, kuyûdâtı ifsâd ve kānûnu tagyîr eyledikleri muhakkaku's-sübût olmağla, bundan böyle Defter-i Hâkānî'ye muvâfık olmayup, ihtilâl kuyûdu ve ibtâl hakkı mûcib olan hücec ü iʿlâmât ve kavâyim-i Haremeyn'den mektûb ve nâzırların ʿarzlarıyla Defter-hâne-i ʿâmire'ye ve Haremeyn ve sâyir aklâma kayd olunmamak ve Dîvân-ı hümâyûn'dan yazılacak evâmir âhar kalemde yazılmamak ve erâzî nizâʿına dâyir mugāyir kānûn istihsâl olunan müzevvir hüccet ü iʿlâm, kānûna tevfik ile mûcebince Dîvân'dan emir verilmemek ve Başmuhasebe ve Defter-hâne'ye kaydı iktizâ eden nezir hücceti [Ü1 144a] ihticâca salâhiyyeti mütehakkak ve sakı, sebke muvâfık vakıf hüccetinden mâʿadâ, mevâdd-ı mezkûreye dâyir bir şey aklâma kayd olunmayup, bir takrîb fermân dahi ısdâr etdirilür ise, Kalem'den derhal redd ile cevâb verilmek ve ihtilâli müstelzim olmayup, kaydı muktezî mevâdd, sarâhaten beyâz üzerine fermân sudûr etmedikce, kayd olunmamak bâbında şeref-yâfte-i sudûr olan hatt-ı hümâyûn mûcebince işbu nizâm ilâ-mâ-şâʾallah düstûru'l-ʿamel tutulup, hılâfı üzere hareket edenlere siyâset esâs-ı nizâmdan olmağla, nizâm-ı mezkûrun Başmuhasebe ve Haremeyn Muhasebesi ve Mukātaʿası ve Mâliyye ve Dîvân ve sâyir iktizâ edenlere ʿilm ü haberleri verilüp, aklâm kîsedârlarına müʾekked tenbîh olunmak bâbında Defterdâr Efendi'ye hitâben emr-i ʿâlî şeref-sudûr oldu.
Attribution
Citation:
"Zikr-i nizâm-ı kuyûdât-ı baʿzı aklâm", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_198.html
Item Details
Title:
Zikr-i nizâm-ı kuyûdât-ı baʿzı aklâm
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1211
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota