[Ü1 124a] Muʿallem ve müretteb askerde bedâhet-i ʿakl ile sâbit olan fevâyid ü menâfiʿ, kirâren ve mirâren kalem-i nâdire-güftâr ile sahîfe-zîb-i cerîde-i vekāyiʿ olup, bu esnâda Levend Çiftliği'nde tertîbine şurûʿ olunan muʿallem askerin müstakıll Ocak olmasına irâde-i kātıʿa-i hazret-i Cihân-bânî teʿalluk edüp, esâs-ı nizâma şu vechile istihkâm verildi ki, Devlet-i ʿaliyye'nin kavânîn-i kadîmesinden hâric olmamak içün işbu asker, kadîm-i Ocak olan Bostâniyân-ı hâssa'ya mülhak olarak Bostâncı Tüfengçisi Ocağı ıtlâk olunup, ricâl-i Devlet-i ʿaliyye'den bir Nâzır ve Dergâh-ı ʿâlî kapucu-başılarından bir Ağa nasb ve cümle umûr u husûsları bunların maʿrifetleriyle bi'l-ittifâk ru'yet olunmak ve hâcegândan bir Kâtib ve iki Kâtib Yamağı ve iki nefer Neferât Kâtibi taʿyîn kılınmak ve bu muʿallem askerin ekalli on iki bine iblâğ olunması, Devlet-i ʿaliyye'nin muktezây-ı maslahatından olmağla, zîrde beyân olunduğu vech üzere maʿa-zâbitân bin altı yüz iki nefer Bostâncı Tüfengçisi, Levend Çiftliği'nde ve mâʿadâsı Anadolu ve Rumeli'nde münâsib mahallerde, iktizâsına göre bin altışar yüz yâhûd nısfı olan sekizer yüz nefer tertîb ve taʿlîm olunmak üzere evvel emirde Levend Çiftliği'ne tahsîs olunan neferât tetmîm ve mesârıfı tanzîm ile tahkīk olunup, kusûrunun mesârıfı dahi bi'l-mukāyese maʿlûm oldukda, [Ü2 133a] îrâdı bulunup tahsîs ve baʿdehû taşralarda asker tertîb ve ekalli on iki bine iblâğından sonra îrâdı bulunursa, dahi ziyâde tertîb olunmak ve taşralardan tertîb olundukça taʿlîm ve teʿallüm içün Levend Çiftliği'nden lüzûmu kadar muʿallimler irsâl olunmak ve zîrde defter-gûne tertîb olunduğu üzere bin altı yüz iki nefer neferât ve zâbitândan ʿibâret on iki bölük olarak bir orta [Ü1 124b] iʿtibâr ve Ocak Ağası'ndan mâʿadâ mezkûr orta içün erbâb-ı istihkākdan Bin-başı ve Kethudâ
ve Ağa-yı Yemîn ü Yesâr olmak üzere beşyüz-başılar ve mülâzımlar ve Topçu-başı ve Arabacı-başı ve Cebeci-başı ve her birinin başka başka çavuşları ve Bölük-başı ve sâyir zâbitânı taʿyîn ve her bölüğe ikişer Sakā tertîb ve libâsda çaprast ve kamçı ile temyîz olunmak ve her bölüğe altışar Kara-kullukçu tertîb ve bunların temeyyüzü çaprast ile olup, esâmîleri neferât esâmîsiyle müsâvî ve kendüleri Mülâzım hükmünde Kara-kullukçuluk'dan olmak ve neferât-ı mezbûre evkāt-i hamseyi cemâʿat ile edâ ve Birgili Risâlesi ve ʿavâma lâzım olacak derecelerde mesâyil-i dîniyye taʿlîmi zımnında muvazzaf imâmlar taʿyîni lâzım olmağla, on iki bölüğün her birine zîrde mezkûr vazîfe ve taʿyîn ile birer İmâm nasb olunmak ve Bin-başı maʿa-zâbitân bin altı yüz iki neferden ʿibâret olan on iki bölüğün zâbitânı ve Beşyüz-başı hükmünde olan Ağa-yı Yemîn ü Yesâr, yedi yüz seksan yedi neferden ʿibâret olan altı bölüğün ve Yüz-başı, yüz otuz neferden ʿibâret olan bir bölüğün Zâbit'i olmak ve zîrde mezkûr olduğu üzere zâbitâna tîmârlar hâsılâtından meʿâş tertîb ve neferâta dahi yevmiyye [Ü2 133b] tevcîh ve nân-ı ʿazîz taʿyînâtları aynen verilüp, bedel-i lahm ve katık-behâları ʿulûfeleriyle mâh-be-mâh Îrâd-ı Cedîd Hazînesi'nden verilecek olup, ancak mîrî kāʿidesince ayın biri yirmi dokuz ve biri otuz hisâbıyla ʿulûfeleri verildiği hâlde, müceddeden yazılacak asker, mîrî kāʿidesin bilmeyüp: “Mevâcib bir ay temâm ve bir ay nâkıs veriliyor" deyü şevklerine fütûr ʿârız olacağı, vâridât-ı hâtırdan olmağla, bu ihtimâli defʿ içün el-yevm tertîb olununan yevmiyye ve taʿyînât [Ü1 125a] -behâlarına ikişer üçer akça ziyâde verilecek iken, beher mâh otuz günlük hisâb ve aylık sûretiyle verilmek içün şimdiki mikdâra iblâğ ve tertîb olunmağla, ber-minvâl-i muharrer mâh-be-mâh ʿulûfe ve taʿyînât-behâları aylık iʿtibârıyla otuz günlük hisâb ve iʿtâ olunmak ve sâlifü'z-zikr yevmiyyelü nefere rûz-i Hızır'da bir takım kisve ve bir yemenî ve bir cizme, tîmârlar hâsılâtından olarak Îrâd-ı Cedîd tarafından ve eslihaları dahi cânib-i mîrîden iʿtâ olunmak ve neferâtdan biri Zâbit oldukda, levni ve nevʿi maʿlûm olmak içün bir takım libâs verilüp, hîn-i iktizâda kendü meʿâşından
libâsını tecdîd etmek ve ibtidâ bir kimesne tüfeng-endâz neferi olup, baʿdehû yoluyla eskiyerek On-başı ve baʿdehû Çavuş ve baʿdehû ʿAlemdâr ve Mülâzım ve Bölük-başı ve baʿdehû Mülâzım Ağa ve dahi sonra bölük-i evvelde ise Beşyüz-başı hükmünde olan Ağa-yı Yemîn ve bölük-i sânîde ise Ağa-yı Yesâr olup, beʿdehû Kethudâ ve baʿdehû Bin-başı olmak ve Ocak Ağalığı münhall oldukda, yine Kapucu-başılardan münâsib biri nasb ve yâhûd bin [Ü2 134a] -başıların ʿâkıl ve kâr-güzâr ve sadâkat-kârlarından birine Kapucu-başılık verilüp tevcîh olunmak ve tertîb üzere yolu işlemesi eskilik iʿtibârıyla olup, ancak fenninde mehâreti yoğise, aşağıdan erbâb-ı istiʿdâdın takdîmi câyiz olmak ve bir kimse Topçu neferi olup, baʿdehû eskiyerek Top Halîfesi ve ustası ve baʿdehû Çavuş ve baʿdehû Topçu-başı olmak, kezâlik bir kimesne Top ʿArabacısı olup, baʿdehû ʿArabacı Halîfesi ve Çavuş ve ʿArabacı-başı olmak, kezâlik ibtidâ bir kimesne Cebeci Kara-kullukçusu ve baʿdehû nefer ve baʿdehû yoluyla eskiyerek Çavuş ve baʿdehû Cebeci-başı olmak, kezâlik ibtidâ bir kimesne Sûrnâzen [Ü1 125b] ve Tablzen oldukda, eskiyerek yoluyla kangı tarafda ise Mülâzım ve baʿdehû Sûrnâzen ve yâhûd Tablzen ve sonra Mehter-başı olmak ve bunların cümlesi vech-i meşrûh üzere yoluyla eskiyerek terfîʿ olunup, mehâreti yoğise aşağıda bulunan müstaʿiddi takdîm olunmak ve istiʿdâdda müsâvât bulunur ise, eskilik sebeb-i tercîh olmak ve on iki bölüğün her birine birer top verilüp, leyl ü nehâr kışlalarında mevcûd ve taʿlîm ve teʿallüm ile meşgûl olup, zâbitlerine itâʿat eylemek ve neferâtdan biri kabâhat eyledikde, töhmetine göre teʾdîb ve eğer Zâbit'ine ve yâhûd birbirine silâh çekerler ise, iktizâsına göre teʾdîbleri icrâ olunmak ve bir müddet rızâsıyla Ocak'da hıdmet edüp baʿdehû firâr eylerse, beher hâl buldurulup teʾdîb oluna. Ve senede bir defʿa rûz-i Hızır'da vilâyeti karîb mahalde ise, altı mâh kadar ve baʿîd mahalde ise sekiz mâh kadar sılaya gidüp, sâyir işini görüp, yine Kışla'sına gelmek [Ü2 134b] üzere beş neferde birine münâvebeten izin verilmek câyiz olup, izni müddeti hitâmından evvelce ʿavdet eylemek şartıyla Nâzır ve Ağa'nın imzâ ve mühürleri ve Kâtib'in hattıyla müddeti musarrah izin tezkiresi verilmek ve tezkire ve sâyir husûs içün bir pâre alınmamak ve meʾzûnen gidenlerin müddet-i muʿayyeneleri inkızâsında gelmeyenler ve sıla behânesiyle gidüp bi'l-külliyye ʿavdet eylemeyenler, bilâ-ihmâl kışlalarına ihzâr ve teʾdîbleri icrâ olunmak ve meʾzûnen gidüp vaktiyle Ocağ'a gelenlerin güzeşte yevmiyyeleri temâmen kendülerine iʿtâ olunmak ve bu sûretde maʿa-zâbitân bin altı yüz iki neferden ʿibâret olan Bin-başı askerinin hazar vaktinde meʾzûnlarından mâ-ʿadâsı mevcûd bulunup, [Ü1 126a] beşde birden ziyâdeye
sılaya ruhsat verilmeye. Ruhsat ile bir neferi nâkıs olursa, Bin-başı ve Beşyüz-başı ve Yüz-başı ve On-başı te'dîb olunalar. Ve bu ruhsat hazara mahsûs olup, seferde hastalardan mâ-ʿadâ cümlesi sefere ve me'mûr oldukları mahallere eşmek ve sayf ü şitâ Serdâr-ı ekrem ve Ser-asker maʿiyyetleriyle me'mûr oldukları mahallerde bulunalar. Ve Ağa ve kethudâlarından gayri zâbitânın dahi hazarda sıla-i rahm eylemelerine cevâz olup, ancak neferât münâvebesi gibi olmayup, bunlara üç müddet taʿyîn oluna. Ve inkızây-ı müddetde gelmezler ise, cebren getürdilmek ve sâlifü'l-beyân zâbitân ve neferâtdan biri Ocağ'a girdiği târîhden üç sene murûrunda ticaret ve yâhûd memleketinde çift peydâ edüp, zirâʿate iştigāl etmek ve yâhûd vilâyetinde mevrûsu vefât edüp, tarlaları [Ü2 135a] ve yetîmleri kalup, idarelerine kādir akrıbâsı olmayarak, kendünün bi'n-nefs gitmesi iktizâ etmek misillü maslahatla dirliğinden geçüp, Ocağ'ı terk murâd ederse, Ocağ'a duhûl edeli ʿulûfe ve taʿyînât ve kisveden her ne almış ise ba'de'l-hisâb istirdâd olundukdan sonra, Ağa ve Nâzır ve zâbitânın icâzetiyle Ocak'dan ihracına müsâʿade câ'iz ola. Ve zâbitândan ruhsat verilmek iktizâ edenleri ve gerek ba'de'l-izn müddeti hitâmında gelmeyenleri ve dirliğinden geçüp, ʿulûfe ve sâyir me'hûzâtını redd ile icâzet verilanleri nâzırları bâ-takrîr Bâb-ı ʿâlî'ye ifâde ve ol vechile muktezâsı icrâ oluna. Ve hazarda hıdmeti geçerek meʿâşa mutasarrıf ihtiyâr ve ʿalîllerin mutasarrıf oldukları meʿâşın sülüsü ile yine tîmârlar hâsılâtından verilmek üzere bâ-berât tekāʿüdlük tevcîh olunmak ve seferde [Ü1 126b] mecrûh ve ʿamelden sâkıt olduğu, cerhi iltiyâmından sonra tehakkuk ederse, meʿâşının nısfıyla ve yâhûd cerh ve istihkākına göre dahi ziyâcedesiyle tekāʿüdlük câyiz olmak ve yevmiyyelü neferâtdan biri vakt-i hazarda ihtiyâr ve ʿalîl olursa, yevmiyye ve taʿyînât-behâsının nısfıyla ve eğer vakt-i seferde mecrûh olup, ba'de'l-iltiyâm ʿamelden sukūtu zâhir olursa, temâm-ı yevmiyye ve taʿyînât-behâsıyla yâhûd cerh ve istihkākına nazaran dahi ziyâdesiyle tekāʿüdlük tevcîhi câyiz ola. Ve meʿâşa mutasarrıf zâbitânın hîn-i me'mûriyyetlerinde devâbb ü mevâşîlerini kendüleri ru'yet edüp, fekat taʿyînâtı mîrîden verilmek ve Topçu ve ʿArabacı ocağları [Ü2 135b] gibi Nâzır ve Ağa maʿrifetleriyle işbu Ocağ'ın bi'l-cümle ricâl ve zâbitânı intihâb ve şurût mûcebince tertîb ve nasb olunmak ve Ocağ'a dâ'ir ʿarzları Ağa ve Nâzır berâber temhîr ve ikisinin mühürleri
cemʿ olmadıkça ʿarza iʿtibâr olunmamak ve bu makūle ʿarzlar Ocak kâtibleri maʿrifetiyle yazılup, ʿarz içün bir akça alınmaya. Ve bi'l-cümle umûrun ruʾyetinde Nâzır müstakıll olup, cemîʿ-i umûr-ı Ocak, Nâzır ile Ağa'ya tefvîz olunmak ve zabt-ı neferât, Ağa'nın ve idare-i umûr-ı mevacib ve mesârıf, Kâtib maʿrifetiyle Nâzır'ın yedinde olmak ve yevmiyyelüye mikdâr-ı kifâye ve meʿâşluya dahi tertîb olunduğuna göre seferde beher-yevm ol mikdâr nân-ı ʿazîz verilüp, hazarda meʿâşluya mikdâr-ı kifâye verilmek ve beher çift nân iki yüz dirhem olmak ve hazar u seferde kışlaklarında kandîl ve mûm ve matbah ve sobalar içün hatab, kezâlik tîmâr hâsılâtından olarak Îrâd-ı Cedîd'den verilmek ve neferlik yevmiyyesi nihâyetü'n-nihâye yirmi-yirmi beş yaşına tecavüz etmamiş tüvânâ [Ü1 127a] yiğitlere hüsn-i rızâlarıyla tevcîh oluna. Ve hadîsü's-sinn olanların tahrîri dahi câyiz ola. Ve bunlara yol ve erkân tahsîs olunup, zâbitlerine tîmârlar hâsılâtından meʿâş ve neferâta külliyyetlü yevmiyye ve taʿyînât-behâ tevcîhi ve tekāʿüdlüklerine bu vechile riʿâyet olunması ʿale'd-devâm kışlaklarında ve meʾmûr oldukları mahallerde mevcûd bulunup, taʿlîm ve teʿallüm ile sanâyiʿ-i harbiyyeyi bi-kemâlihâ tahsîl eylemek ve cümlesi saff-ı vâhid hükmüne girmek ve seferde ber-vech-i muharrer [Ü2 136a] Serdâr-ı ekrem ve ser-askerler maʿiyyetlerine ve kılâʿ-ı Hâkāniyye muhâfazasına taʿyîn olunduklarında, metânet ü şecâʿat ve harb ü darb ve muhâfaza husûslarına ihtimâm etmek ve sayf ü şitâ bir neferi noksân bulunmamak irâdesine mebnî olup, hîn-i tahrîrlerinde kemâl-i tekayyüd ile teʿahhüd ve kefâlete bağlanup; on-başılar, neferâtına ve yüz-başılar, on-başılara ve beşyüz-başılar, yüz-başılara ve Bin-başı, beşyüz-başılara ve ağaları dahi bin-başılara kefîl olmak sûretiyle râbıtaya bend olundukdan sonra, hılâf-ı nizâm her kimde tekâsül zuhûr ederse, derhâl teʾdîbleri icrâ oluna. Ve bin-başılar ve zâbitân-ı sâyire yevmiyyeli neferâtı hıdmetkâr etmeyüp, âhardan hıdmetkâr kullanılmak ve hıdmetkâr kisvesi, neferât kisvesi gibi olmayup, fekat barata geymek ve Levend Çiftliği'nde tertîb olunacak neferât mâddesi hitâm buldukdan sonra, mukāyese ile îrâdı bulunarak taşralarda asker tertîbi iktizâ eyledikde, Anadolu'nun baʿzı münâsib eyâletinde vülât maʿiyyetlerinde ve Çapâr-zâde ve Maʿden misillü mahallerde ve Rumeli'de dahi Levend Çiftliği gibi mahsûs olarak Çorlu ve Silivri ve Edirne havâlîsinde emlâk-ı hümâyûn olan baʿzı çiftlik ve bağçe misillü mahallerde ve münâsib olan Vâlî maʿiyyetinde tertîbi husûsu [Ü1 127b] yine meclis ʿakdiyle müzâkere ve ne mikdar neferât tahrîr ve ne mahallerde tertîbi lâzım gelürse, tahsîs-i
îrâd olunarak karâr verildikden sonra tertîb ve husûs-ı merkūm karâr buluncaya dek muktezî ve hayırlu şurût u kuyûd bi'l-istîzân ʿilâve vü tezyîl olunmak ve Ocak-ı mezbûr, Bostâniyân-ı Hâssa Ocağı'na mülhak [Ü2 136b] olduğundan, Ağa nasb olunan kimse Bostâncı-başı Ağa'ya dahi varup, mülâkāt etmek ve eyyâm-ı ʿîdde Bostâncı-başı Ağa'ya varup, muʿâyede eyleye. Ve Ocak-ı mezbûrun ağavât ve zâbitân ve neferâtına meʿâş ve yevmiyye ve taʿyînât-behâ tertîbinden merâm, tertîb olun bir ortanın bin altı yüz iki nefer zâbitân ve neferâtı mükemmel olup, lede'l-iktizâ bir mahalle me'mûriyyetlerinde temâmen varup, hidmetde bulunmaları maslahatına mebnî olup, tertîbe göre neferâtı tekmîl etmezler ise yâhûd baʿzı sebebe binâʾen şurût-ı nizâmlarına muhıll harekete tesaddî ederler ise, ol vechile yalnız iki-üç yüz nefer içün bu kadar zâbitân meʿâşı bî-hûde olmağla, Ağa ve Kâtib ve zâbitânın meʿâşları katʿ ile sûret-i uhrâya ifrâğı câyiz ola. Ve zâbitân ve neferâtın hazarda ʿamâmeleri barata olup, seferde baratanın istiʿmâli meşakkati mûcib ve ʿale'l-husûs muhârebede ve şedîd rûzgârda idâresi müşkil olmağla, seferde barataya bedel, yek-şıkk münâsib bir gûne ʿamâme verilüp, anı geymeleri câyiz ola.
Ve zâbitân ve neferâtdan harc-ı Kalem mutâlebe olunmamak [Ü2 137a] içün o makūlelerin meʿâş ve yevmiyyeleri tevcîhinde Ru'ûs ve Piyâde kalemlerine kayd ve ru'ûs ve tezkireleri tahrîr ve mâh-be-mâh mevâcibleri iʿtâ olunmak içün Kalem-i mezkûrdan icmâli verilüp, senedât ve icmâl harcı olarak Ru’ûs ve Piyâde kalemlerine bin altı yüz iki neferden ʿibâret bir orta içün şehriyye yüz guruş harc-ı Kalem [Ü1 128a] icmâle idhâl olunup, askerden Kalem harcı mutâlebe olunmamak ve neferât-ı merkūme Âsitâne'de oldukça, ʿulûfe ve taʿyînât-behâları mâh-be-mâh Îrâd-ı Cedîd Hazînesi'nden verilegelüp, lâkin bir mahalle me'mûr olduklarında, nân-ı ʿazîz ve şaʿîr ve saman cânib-i mîrîden verilüp, ʿulûfe ve taʿyînât-behâları yine mâh-be-mâh iʿtâ ve Kalem ile hisâbı ruʾyet ve Îrâd-ı Cedîd Hazînesi'nden mikdâr-ı kifâye ʿale'l-hisâb akça verilmek ve Ocak Ağası ve Kâtibi zîrde mastûr zâbitân ve neferâtdan müfrez olmağla, kaç orta ziyâde olursa dahi bunların zîr-i idâresinde olmak ve bir nefer Ocak Ağası'na meʿâş maʿa-taʿyîn-behâ senevî on iki bin guruş ve yevmiyye yirmi çift ve hademe-i çiftliğe elli çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer Ocak Kâtibi'ne senevî dört bin guruş ve yevmiyye yedi çift nân-ı ʿazîz ve iki nefer Kâtib Yamağı'nın her birine senevî biner guruş ve yevmiyye ikişer çift nân-ı ʿazîz ve iki nefer neferât kâtiblerinin her birine senevî beşer yüz
guruş ve yevmiyye ikişer çift nân verile. Ve zîrde mastûr bir ortadan ibâret olan on iki bölüğün zâbitlerinin tertîbi, bir nefer Bin-başı'ya meʿâş maʿa-taʿyîn-behâ senevî dört bin guruş ve yevmiyye on çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer Kethudâ'ya senevî bin iki yüz elli guruş ve yevmiyye beş çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer Topçu-başı'ya senevî bin guruş ve yevmiyye dört çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer Topçu Çavuşu'na senevî beş yüz guruş ve yevmiyye iki çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer ʿArabacı-başı'ya senevî sekiz yüz guruş ve yevmiyye dört çift nân-ı ʿazîz [Ü2 137b] ve bir nefer ʿArabacı Çavuşu'na senevî dört yüz guruş ve yevmiyye iki çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer Cebeci-başı'ya senevî beş yüz [Ü1 128b] guruş meʿâş ve yevmiyye iki çift nân-ı ʿazîz ve bir nefer Cebeci Çavuşu'na senevî üç yüz guruş meʿâş ve yevmiyye iki çift nân ve sekiz ʿaded cebe-hâneci neferâtının her birine ellişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve iki nefer Cebeci Kara-kullukçusu'nun her birine ellişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve beher bölüğe birer nefer İmâm'dan on iki İmâm'ın her birine seksanar akça vazîfe maʿa-taʿyîn-behâ ve bir nefer Mehter-başı'ya meʿâş maʿa-taʿyîn-behâ senevî altı yüz guruş ve yevmiyye iki çift nân-ı ʿazîz ve birer nefer Ser-sûrnâzen ve Ser-tablzen ve Ser-zilzen ve Ser-nakkārezen'den her birine doksanar akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve bunların birer nefer mülâzımlarına yetmiş sekizer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ tahsîs oluna. Ve ber-vech-i muharrer bir ortadan ʿibâret olan on iki bölüğün tertîbi; Beşeryüz-başı olan Ağa-yı Yemîn ü Yesâr'ın her birine maʿa-taʿyîn-behâ senevî biner guruş ve yevmiyye dörder çift nân ve iki nefer mülâzımların her birine maʿa-taʿyîn-behâ senevî yedi yüz ellişer guruş meʿâş ve yevmiyye üçer çift nân ve on iki nefer bölük-başıların her birine meʿâş maʿa-taʿyîn-behâ senevî beşer yüz guruş ve yevmiyye üçer çift nân ve yirmi dört nefer mülâzımların her birine meʿâş maʿa-taʿyîn-behâ senevî dörder yüz guruş ve yevmiyye ikişer çift nân-ı ʿazîz ve on iki nefer ʿalemdarların her birine meʿâş maʿa-taʿyîn [Ü2 138a]-behâ senevî üç yüz ellişer guruş ve yevmiyye ikişer çift nân ve on iki nefer çavuşların her birine meʿâş maʿa-taʿyîn-behâ senevî üçer yüz guruş ve yevmiyye ikişer çift nân ve yüz yirmi nefer on-başıların her birine yetmişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve bin seksan ʿaded neferâtın her birine ellişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve on iki [Ü1 129a] nefer top ustalarının her birine yetmiş sekizer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve on iki nefer top halîfelerinin her birine altmış altışar akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve doksan altı ʿaded Topçu neferâtının her birine elli sekizer akça
yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve on iki nefer ʿArabacı halîfelerinin her birine altmış altışar akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve altmış ʿArabacı neferâtının her birine ellişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve on iki nefer Sûrnâzen ve on iki nefer tablzenlerin her birine altmış altışar akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve her bölüğe ikişer neferden yirmi dört nefer sakāların her birine ellişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ ve her bölüğe altışar neferden yetmiş iki nefer kara-kullukçuların her birine ellişer akça yevmiyye maʿa-taʿyîn-behâ verile. Ocak-ı mezbûrda olan meʿâşlu zâbitânın taʿlîm ve sâyir hıdmetde kusûr etmamek şartıyla te'ehhüle tâlib olanlarına ruhsat verilüp, lâkin neferâtın ʿale'd-devâm kışlalarında kıyâm eylemeleriyçün mücerred olmaları lâzım olmağla, şeref-yâfte-i sudûr olan hatt-ı hümâyûn mûcebince mâdde-i merkūme işbu kānûn-nâme-i hümâyûna zeyl olundu.
Beyân-ı şurût-ı asker-i muʿallem-i Bostâniyân
Attribution
- Citation:
- "Beyân-ı şurût-ı asker-i muʿallem-i Bostâniyân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_162.html
Item Details
- Title:
- Beyân-ı şurût-ı asker-i muʿallem-i Bostâniyân
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1210
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota