Müşârun ileyh Diyârbekir Ekrâdı'ndan olup, vüzerâ dâyiresinde Piyâde Tüfengcilik ile bir zemân geşt ve seyr-i sahrâ vü deşt edüp, giderek baʿzı mütesellimlere Tüfengci-başı ve celb-i emvâl ile fukarânın bâʿis-i [Ü1 18a] ıztırâb ü telâşı olmuşidi. Cezayirli Vezîr Hasan Paşa'nın ismâʿiyle ʿazîmet eylediğini istimâʿ ve taht-ı livâsına ictimâʿ eden kırk elli nefer Tüfengciyân ile Edirne'de ordusuna ittibâʿ edüp, hılâl-i tarîkde merkūmun feşârîliğine ve eşhâsa mahsûs olan lâf ü güzâfına aldanup, Tüfengci-başı nasbıyla merkūmu medâr-ı kuvvet-i kalb etmişidi.
Mühr-i hümâyûn teveccühünde Mîr-i mîrânlık ile fetîl-i kandîl-i emelini fürûzende ve gayheb-i kevkeb-i câhını rahşende edüp, giderek nâʾil-i Vezâret ve Mutasarrıf-ı Livâ vü Eyâlet ve Yûsuf Paşa Sadâreti'nde Çerhacı ve târeten yezhebu ve târeten yecî olup, inkızây-ı
eyyâm-ı sefer ʿakabinde vücûd-i memlekete zahm-i nâsûr olan dağlu eşkıyâsına meʾmûr ve bir zemân o tâ'ife ile mahşûr olup, bir aralıkda kuvvet-i baht-i hümâyûn ile o tâʾife-i hâ'ifeyi zâr u zebûn edüp, külliyyen istîsâl ile devleti memnûn eyleyecek iken, dağlı eşkıyâsının kemâl-i ye's ü hirmândan terettüb eden, nâliş ü zârîlerine firîfte olup, etdikleri kabâhatden nâdim ve rây verirse hidmetinde kāim olacağlarını ifade ve niyâz-ı ʿafv ile Devlet-i ʿaliyye'ye tahrîrât firistâde etmişidi. Şurût-ı mezkûre üzere niyâzına müsâʿade ve kendüsi dahi mansıbı olan Kütahya'ya gitmek irâde olunduğuna binâʾen, tâyife-i mezkûre bir-iki konak tahilletü'l-kasem sûretinde müşârun ileyhe maʿiyyet etdikden sonra kimi istihlâl-i ehl-i hîş ve kimi tesrîh-i burût u rîş dâʿiyeleriyle te'ahhur ve baʿzısı müşârun ileyh ile Gelibolu'ya dek gelüp, encâm-ı kârı tefekkür ederler idi. [Ü2 19a] Müşârun ileyhin cemʿ-i kalîl ile Gelibolu'ya vusûlü ve dağlının kemâ-kân Rumeli taraflarına ʿudûlu karʿ-ı sâmiʿa-i devlet edüp, o makūle ʿahd ü peymân bilmeyen [Ü1 18b] küştenîlerin akvâl-i bâtılalarına iʿtimâd ile fevt-i fursat eylediği, mûcib-i tezâyüd-i gayz-ı evliyây-ı devlet olup, hakkında ızmâr-ı ʿukūbet ve tûğ ve sancağı refʿiyle Balıkesri'de ikāmet eylemesi bâbında fermân-ı kazâ-cereyân sudûrunu teferrüs ve Gelibolu'dan Çardak tarafına murûr ile hakkında tekevvün eden ʿukūbetin sûret-i hakīkıyyesin tecessüs eder oldu. Müşârun ileyhin hılâf-ı emr-i ʿâlî Gelibolu'dan hareketi ve Anadolu yakasına geçüp, Celâlî vâdîsinde gümâştegân-ı devlete mukābele niyyeti etvârından istidlâl olunmağla, Kara ʿOsmân-oğlu müşârun ileyhin şâh-râhında vâkiʿ kantarayı katʿ ve vücûdunu refʿ ile meʾmûr olup, fermâna ittibâʿ ve fi'l-hâl cemʿ-i havâşî vü etbâʿ ile murûr eyleyeceği mahalde pâ-ber-cây-ı merkez-i imtinâʿ oldu. Müşârun ileyh ʿan-asl mütevahhiş bulunup, kazıyyeye vukūf tahsîl eylediği gibi mukābeleye tavtîn-i nefs eyleyüp, dâiresinde mevcûd beş-altı yüz dağlı eşkıyâsı dahi hayâtları Ali Paşa'nın vücûduyla kāim olduğuna zehâb ve Kara ʿOsmân-zâde'nin askerini yek hamlede mübtelây-ı kalak u iztırâb ve bâr u büngâhlarını resîde-i ʿurza-i intihâb eyledikden sonra, girîve ve maʿâkıldan vâreste olmak içün seyr-i serî ile Kütahya Kazâsı'nı mahatt-ı rihâl ve mahall-i kıtâl ittihâz eylediler. Bu haber-i bârid devleti vârid olduğu gibi etrâf u eknâfa evâmir neşr olunup, nefîr-i ʿâmm tarîkıyle üzerine asker taʿyîn olunduğunu tahkīk edüp, gûnâ-gûn aʿzâr ile ʿafv ü merhamet-i Şehriyârî'yi hâst-kâr
olduğundan gayri, Anadolu Vâlîsi olan Vezîr Ebûbekir Paşa'ya dahi niyâz-nâme irsâl ve dağlının [Ü2 19b] Rumeli taraflarında kalması Zihneli Hasan Paşa'nın Gelibolu'ya asker-i kesîr ile gelmesinden ve ʿAbdî Paşa'ya Çirmen tevcîh [Ü1 19a] olunduğundan neş'et eylediğini ve dağlı tâyifesi "el-Hâ'inü hâyifün" fehvâsı üzere üç tarafdan ortaya alınacaklarını tevehhüm ile emre imtisâl eylemediklerini ihbâr ve bu defʿa hılâl-i râhda vâkiʿ olan kazıyye dahi defʿ-i sâyil nevʿinden bir cünha-i zarûriyyü'l-ihtiyâr olduğunu tezkâr ile hakkında ʿafv-ı Pâdişâhî istihsâl olunmasını işʿâr eyleyüp, Bekir Paşa dahi: “Matlaʿ-i Vezâret'im hâlinde bu şefâʿatim müsâʿadeye makrûn olmadığı sûretde nüfûz ve iʿtibârım bi'l-külliyye telef ve bedr-i münîr-i nâm u şânım giriftâr-ı dâyire-i külef olur” deyü dakk-ı bâb-ı şefâʿat etmekle, hakkında tekerrür-i meʾmûriyyetden tekevvün eyleyecek mazarrat-ı fukarâ ve hasâret-i zuʿafâ ve sefk-i dimâ hâletleri mülâhaza olunup, rahmen li'l-ʿibâd ve emnen li'l-bilâd ʿafv ve safh-ı Pâdişâhî zuhûr edüp, birkaç gün mukaddem habs ü hânesi temhîr olunan Kapu Kethudâsı Sivâsî Hasan Efendi evvelen ıtlâk ve sâniyen müşârun ileyh mazhar-ı ʿafv ü işfâk kılınup, Şaʿbân'ın yirminci günü ibkāy-ı Vezâret'iyle Karaman Eyâleti ihsân ve fîmâ-baʿd hılâf-ı rızâ harekete ictirâ etmemesi bâbında savb-ı müşârun ileyhe irsâl-i fermân kılındı.
Vakʿa-i ʿAli Paşa Vâlî-yi Anadolu
Attribution
- Citation:
- "Vakʿa-i ʿAli Paşa Vâlî-yi Anadolu", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_050.html
Item Details
- Title:
- Vakʿa-i ʿAli Paşa Vâlî-yi Anadolu
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1209
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota