Mevlânâ-yı müşârun ileyh mahrûse-i Mısır'da vefât eden [E]bû Hanîfe-i zemân ve İbn-i Şeybân-ı devrân, bahr-1 ‘ummân-ı ‘ulûm u kemâlât, şems-i rahșân-ı evc-i mebâhis ü makālât olan Hamîdî Mehmed Efendi merhûmun sulb-i pâkından bin yüz kırk iki târîhinde pâ-nihâde-i merkez-i vücûd ve giderek ‘akl-i heyûlânîden ‘akl-i bi'l-meleke derecelerine vusûl ile fârik-i miyân-ı maʻdûm u mevcûd oldukda, [mısra]: Ve hakkun ['alâ] li-İbni's-Sakrâni yüşbihu's-safrâ. medlûlü üzere nâhic-i menhec-i vâlid ve mukaddemât-ı ‘ulûm tahsîline mücâhid olup, "Hükmü'l-usûli yesrî fi'l-fürû‘" kazıyyesi müşârun ileyh hakkında vukū' ve fart-1 zekâvet-i cibillî ve hiddet-i rüşd ü reviyyet-i tabʻî hasebiyle mukaddemât-ı ‘ulûmu
eyyâm kalîlede tahsîl ve vâhiden-ba‘de-vâhidin nüshu devr ü tekmîl ve altmış yedi târîhinde vâki Murtezâ Efendi merhûmun imtihanında aʻle'l-aʻlâ okuyup, bu haysiyyet ile medrese rü'ûsuna nâyil ve yetmiş dö[r]t târîhinde [189a] Serây hâceligi'yle Enderûn-ı hümâyûn'a dâhil olmuşidi. Lisân-ı ‘azbü'l-beyânın talâkati ve 'azâyim ü rüky ile ülfeti yevmen-fe-yevmen mûceb-i tele'lü'-i kevkeb-i câh u menzileti olmakdan nâşî, doksan üçde Havâss-ı refîʻa Kazâsı'yla dâhil-i silkü'l-le'âl-i mevâlî ve iki yüz târîhinde Mekke-i mükerreme pâyesiyle kadri ‘âlî olup, iki yüz iki târîhinde İstanbul pâyesini ihrâz ve birkaç mâh mürûrunda Anadolu rütbesiyle elsine-i hussâd-ı tarîki dirâz eyledi. Cülûs-ı hümâyûn-ı meymenet-merhûn vukūʻundan bir mâh sonra Rumeli Sadâreti pâyesiyle bekâm ve iki yüz dört senesi Muharreminde Şeyhulislâm ve hallâl-i müşkilât-ı enâm olup, iki yüz beş Recebinde mesned-i refî‘-i Fetvâ'dan tenzîl ve mahall-i ikāmet tahsîs olunan İncir Köyü'ne ‘azîmeti hilâlinde zahm-hûrân-ı mikraʻa-i te'dîbi olan cümû‘-ı halkın hevâdâr u müte'allikātı inkisâr u serzeniş sûretinde bi'l-muvâcehe hayli kāl ü kīl eyleyerek müşârun ileyhi tekdîr ü tezlîl etmişleridi. Nazm: Ve kânet levʻatün sümme'tme'ennet, Kezâlik li-külli sâyiletin karârü. Bu hâl ile mahall-i mezkûrda ikāmet ve baʻdehû civâr-ı hazret-i Hâlid'de ferş-i bûriyâ-yı istirahat edüp, nazm: Ve tûbâ li-nefsin ve tannet kaʻre dârihâ, Muğallekate'l-ebvâbi murhâ hicâbühâ.
makālesiyle tesliyet-i bahş-ı dil-i pür-hasret iken, arpalığı olan Magnisa'ya tagrîb ve nikâyât-ı erbaʻanın eşeddiyle taʻzîb olunup, nazm:
Tetekāzefü'l-büldânü bî-feke'enneî,
Vüllîtü emra mesâhati'l-âfâki.
me'âlini lisân-ı hâl ile miʻraz-ı teşbîbinde ityân ve me'mûr olduğu mahalle irhâ-yı 'inân eyledi. Bir müddetden sonra hady-i hân râh-ı Yesrib ve Bathâ ve Müfti'l-vakt sânehullâhü ‘ani'l-makt cenâblarına sevk ü delâlet eylediği hayrın mücâzâtı hakkında rû-nümâ olup, [189b] [mısra]:
Şod bi-hamdillâh müyesser ân ki mâ mîhâstîm
terâneleriyle nevâ-senc-i ibtihâc ve bukʻateyn-i mübâreketeyn ziyaretiyçün hevdec-nişîn-i intihâc olmuşidi. Edâ-yı menâsik-i haccdan sonra matıyye-rân-ı ‘avd u kufûl ve Magnisa'ya pâ-nihâde-i vusûl oldukda da‘vet-i "İrci‘î"ye lebbeyk-zen-i icâbet ve vâsıl-ı ser-menzil-i rahmet oldu.
Müşârun ileyh ‘âlim ü fâzıl, müdebbir ü kâmil, mütedeyyin ü perhîz-kâr, mutasallib ü sadâkat-kâr, zühd ü takvâ ile maʻrûz ve salâh-ı hâl ile el-sine-i nâsda mevsûf olup, ancak ber-muktezâ-yı beşeriyyet tabîʻatında hıkd u nefsâniyyet mevcûd ve li-vechin-mâ münfaʻil olduğu şahs hakkında garaz-âlûd idi. [Mısra]:
'Ayib-i men goftî velekin honerem nîz be-gû
Taleb-kâr-ı ʻakd-ı ittifak olan Prusyalu ile rabt-ı peyvend-i muʻâhede hüsn-i semere husûlüne medâr olacağı pîrâmen-güzâr-ı hâtır-ı hazret-i Şehinşâhî olup, şerʻe tatbîki mümkin olduğu hâlde tanzîm olunması irâde ve bu keyfiyyet ordu halkına dahi ifâde olundukda Cezayirli Hasan Paşa ve orduda mevcûde sâyir kâr-fermâ sûret-i ittifakı tehcîn hattâ Ordu Kadısı Tarakçı-zâde Efendi "Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehizû aduvvî ve aduvveküm evliyâe" âyetini îrâd ile ʻadem-i meşrûʻiyyet ittifakı tebyîn etmişidi. Sâhib-i terceme behre-yâb-ı ʻilm ü dâniş ve mâlik-i nisâb-ı fehm ü bîniş olan vezât ile tarh-ı kurʻa-i müzâkere ve tahkīk-i makālât-ı mübâhese vü müşâvere etdikden sonra âyet-i şerîfe Hâtib bin Belteʻa hakkında nüzûl ve sebeb-i nüzûlü maʻlûm-ı fuhûl ve e’imme-i Hanefiyye ictihâdına göre saded-i âhara mahmûl olduğundan gayri, "İnnallâhe Teʻâlâ le-yüʼeyyidü hâzâ'l-islâme bi-ricâlin mâ-hüm min-ehlihî" hadîs-i sahîhinde vârid olan ricâlden murâd, ricâl-i küffâr olduğunu müstatliʻân-ı âsâr-ı hazret-i Seyyidü'l-ebrâr [190a] tahkīk edüp, ricâlden garaz yâ zemân-ı saʻâdetde mevcûd olan ricâl yâhûd ihbâr-ı bi-mâ-seyekûn kabîlinden olarak baʻde bürhetin mine'z-zemân zuhûra gelecek ricâl olarak bu takdîrde kavl-i âhîr muʻcizât-ı hazret-i Mustafaviyye'den maʻdûd olduğunu cehâbize-i ʻilm-i Hadîs te'lîfât-ı muʻteberelerinde tasrîh ve baʻzısı kavl-i evveli ve dîgerleri ʻumûm lafız i'tibârıyla kavl-i sânîyi tercîh eylediler. Diger hadîs-i şerîfde "İnnallâhe le-yü'eyyidü'd-dîne bi'r-racüli'l-fâciri" vârid olup, fâcirden murâd kâfir ve dînden murâd dîn-i Muhammedî olduğunu beyân ve Sahîh-i Müslîm'de "İnnâ lâ-nesteʻînu
bi'l-müşrikin" hadîs-i şerîfi bu hadîs-i latîfe muʻârız olmayup, zâlike'l-vakte hâss olduğundan başka, Safvân bin Ümeyye'nin Huneyn Gazâsı'nda "Müşrikâ huzûru hüccet-i nesîhdir" deyü ityân-ı bürhân eyledi. Bundan başka Benî Kurayza ile olan mu'âhede ve sadr-1 evvelde kabâyil-i 'urbân-ı küffârdan li-maslahatin istimdâd ve igrâ-yı mücâhede vü mutârade kıssalarını dahi [190b] etrâfıyla taraf-ı vâzıhu'ş-şeref-i Mülûkâne'ye bi-nefsihî ‘arz eyledikde, ittifakda olan fâyide ‘an-asl mersûm-ı sahîfe-i zihn-i Cihân-bânî olup, şer‘-i şerîfin dahi icâzât ü ruhsatı maʻlûm oldukda, müsâʻade-i seniyyeleri erzânî buyurulup, baʻzı şürût ile ittifaka nizâm ve bu vesîle ile hasmeyn-i devletin birini Prusyalu ‘anfen ve lutfen ilzâm u me'mûlden hâric musâlaha tesviyesiyle mûceb-i teneffüs ü ârâm olmuşidi. Cezâyirlü'nün hâli maʻlûm ve ittifak marzîsi olmadığından, hilâfına hareket edenlere gayzı meczûm iken cesaret edüp, taraf-ı hümâyûna mâddenin meşrûʻiyyetinii talâkat-ı lisân ve zelâkat-ı beyân ile takrîr ve mâddenin hüsn-i semeresini fî-bâdiyyi'l-emr mir’ât-ı vukūʻunda tasvîr ile Devlet-i ebedd-müddet'e ‘arz-ı hıdmet ve hasmeynü'd-deyn miyânesinde kalmış Devlet-i ‘aliyye'yi temâdî-yi muhârebe iktizâsıyla ‘ârız olacak taʻb u meşakkat ve garâmet-i mâliyye ve itlâf-ı nüfûsdan vikāyeye ‘illet olup, hayr ile yâd olmağla müstehakk u müste'hil ve bi-hükm-i [mısra]: Men ze'llezî mâ-sâ’e kattun. inbiʻâs-ı hevâcis-i beşeriyyet ile tarafından ser-zede-i vukūʻ olan gadr-i gûne baʻzı evzâʻa bu hıdmet-i müstedfi‘ü'l-gâvâyil mukābil olacağı müsellem-i eʻâlî vü esâfildir.
Terceme
Attribution
- Citation:
- "Terceme", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_319.html
Item Details
- Title:
- Terceme
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1208
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota