Müşârun ileyh Süleymâniye müderrisi iken fevt olan Eyyûb Efendi'nin sulbünden bin yüz yigirmi sekiz senesi ve ‘alâ-rivâyetin on dokuzuncu senesi kadem-nihâde-i 'âlem-i şühûd olup, bâliğ-i hadd-i fark u temyîz oldukda iktisâb-ı kemâlâta meşgül ve fart-ı [z]ekâ ve hiddet-i fehm ile mezâyâ-yı mukaddemât-ı ‘ulûma mevsûl olmağla, Başmakçı-zâde es-Seyyid ‘Ali Efendi'ye mülâzım ve kırk dokuz târîhinde vâki' es-Seyyid Mustafâ Efendi'nin imtihanında bakıyye-i imtihân i‘tibâriyle fırka-i müderrisîne müşârik ü müsâhim olup, ba'zan hıdemât u niyâbetlerde istihdâm ve seksan târîhinde Selanik Mevleviyyeti ile şâd-gâm kılınup, seksan altıda Şâm-ı şerîf'e hâkim ve doksan ikide Mekke-i mükerreme kazâsıyla tezkiye-i nefse müdâvim ve doksan dokuzda Rütbe-i İstanbul ile münşerihü'l-kalb ve iki yüz târîhinde Anadolu Pâyesi'yle hâtırı celb ve iki yüz birde Sadâret-i Rumeli ile mükerrem ve müddet-i ‘örfiyyesine kırk elli gün zamm olunmuşidi. İki yüz üç senesinde mükerreren nâyil-i Sadâret ve Nakībü'l-eşrâf Dervîş Efendi vefâtında Nekābet-i Sâdât ile kesb-i şeref ü rağbet edüp, iki yüz beş senesi Receb'in beşinci günü Müftî'l-enâm ve hallâl-i müşkilât-ı hâss u ‘âmm ve on yedi gün murûrunda sâkī-yi dehr elinden mütecerri‘-i ke's-i hammâm oldu. Müşârun ileyh gayret-i akrân-ı beliyyesiyle sekt-i hâtır u mûca‘ ve bu mülâbese ile makām-ı Fetvâ'ya [80b] gāyetü'l-gāye harîs ü mûla‘ olup, velev bir gün olsun "Şeyhulislâm olmadan hâcet-revâ-yı halk-ı ‘âlem” benim cânım olmasun" terâneleriyle dem-sâz u dest-güşâ-yı ricâ vü niyâz ve bi-hükm-i "İnne'l-belâe müekkelün bi'l-mantıki" mefhûmu üzere müddet-i kalîlede tâyir ruhu Sidretü'l-müntehâ'ya pervâz eyledi. Müşârun ileyh ‘alim ü fâzıl, kâmil ü ‘âkil, șâʻir-i şîrîn-güftâr, münşî-yi hoş-sebk ü reftâr, mâyil-i latîfe vü mizâh ve muhibb-i ehl-i vecd ü salâh ve mürebbî-yi müsta‘iddîn ü kavâbil, mahsûd-ı ekâbir ü efâzıl olup, sinîn-i
“ömrü mütekārib-i mefhûm-ı beyt-i "İnne's-semânîn" elsine-i nâsda "İnne'zemâne bi-mislihî le-zanîn" mersiyesiyle yâd u tezkâr olunmağa lâyık u kemîn bir zât-ı hakīkat-bîn idi. Beyn-i erbâbü'l-kemâl mütedâvil dîvânı ve elsine-i selâsede tahsîne şâyeste-âsâr-tabʻ-ı belâgat ‘unvânı olup, bu Fakīr'e tanzîr kasdıyla inşâd eylediği işʻârındandır.
Beyt:
Vermiş Şehâ çû devlet-i hüsnü sana Hudâ,
Etmiş serende zülfünü zıll-ı hümâ Hudâ,
Çûn hüsn ü ‘aşkı eyledi maʻdûmu'l-infikâk,
Mümkin mi yârı eyleye benden cüdâ Hudâ,
Etse ne denlü sûde-i hâkister-i gumûm,
Mirât-ı tab'a vermededir incilâ Hudâ
Her demde bâd-ı şurta-i tevfik olur vezân
Felek tevekküle olıcak nâ-hudâ Hudâ
Mümkin değil nazîresinin nazm u nesrine
Vassâf devlet etdi seni Vâsıfâ Hudâ
Miʻrâciyesindendir;
Yazık yazık bu telef-kerde ‘ömrüme kim,
Revâc-gâh-ı fenâda ne kesb ü kâr etdi,
Gehî 'alâyik-ı ‘aşk mecâza dil-beste,
Gehî tehassür-i va'd ü vefâ-yı yâr etdi,
Gehî sitâyiş keyf-i müdâm-ı bâde edüp,
Gehî şikâyet derd-ser-i humâr etdi,
Tırâz-ı hil'at mi'rac ile edüp teşrîf,
Rehîn-i sad-şeref-i ‘izz ü iʻtibâr etdi,
O şey ki, davet-i miʻrâc-i kurb-ı hazret edüp,
Gehî Burak'a gehî Refref'e süvâr etdi.
Hudavendigâr-ı esbak dâme fî rahmeti'l-Hakk [81a] hazretlerinin cülûsları târîhidir:
Dedi Tevfik bekā-hâhî ona târîh-i tâm,
Devlet ü mecd ile Sultân Mustafa kıldı cülûs.
Sâhib-kırân-ı zemân dâme fî-hifzi'l-Müsteʻân hazretlerinin velâdet-i pür-meymenetleri târîhidir:
Bendesi Tevfik târîhin duʻâ edüp dedi,
Geldi kevne devlet ile pîr ola Sultân Selîm.
Şâh Sultân-ı ‘aliyyetü'ş-şân hazretlerinin velâdet târîhidir:
Dedi Tevfikâ beşâret birle târîh-i temâm,
Şâh Sultân tâliʻ oldu müjde nesl-i Şâh'dan.
Bî-nukat-ı gazeliyyâttındandır:
Der ki, darü'l-hümûm-ı dil o dem maʻmûr olur,
Ger esâs-ı 'ahd-ı dildârın olur muhkem sana,
Lûh-ı dil-âlûde-i gerd-i hümûm-ı dehr olur,
Va'd-ı mührünle kim olsa sevdiğim mükerrem sana,
Ve lehû kemter-i nigâh-ı rahm edüp, ol mest-i ser-girân,
Ma'mûr etdi hâne-i kıblem harâb iken,
Tevfik esîr-i zülfü olup başla nâleye,
Durma duʻâ-yı nîm-şebî müstecâb iken.
Na't-ı şerîf
Siyâkında olan rubâʻiyyatındandır,
Ey gevher şefkatle olan kenz-i lübâb,
V'ey dereke-i cûd u keremi melce' ü matlab,
Ol nakd-i şefaʻât kâvle kübrâ ile mevsûf,
Âsâr-ı kubâyirdir ana masrif-i enseb.
Terceme
Attribution
- Citation:
- "Terceme", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_129.html
Item Details
- Title:
- Terceme
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1205
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota