Vukū'-ı muhârebe der-Bahr-ı sefîd

Bir iki seneden berü Akdeniz'de Moskov bandırasıyla donanma şeklinde geşt ü güzâr eden sefâyin-i a‘dâ Adalar reʻâyâsını mübtelâ-yı şikence-i cevr ü belâ ve ‘ale'l- husûs Âsitâne-i saʻâdet'e müretteb zehâyir sefînelerine tesadüf etdikce ahz u zabt ve mukaddemâ müstevlî oldukları Mürted Adası'na rabt ile tüccâr ve ebnâ'-i sebîli çâr-mevce-i iztırâba giriftâr ve garâmet-i mâliye ile sevâhil-i İslâmiyye'yi ızrâr ve fi'l-asl tabâyiʻ-i reʻâyâ mâyil-i fesâd olduğuna binâʼen, tavʻan ve kerhen ekserîsini celb ve emvâl-i serkeşânı nehb ü gasb eyledikleri ve zikr olunan adada li-ecli't-tehassun tabyaları ihdâs ü îcâd ve etrafına toplar vaz'ından gayri beş yüz kadar sultat taʻbiyesiyle lâzıme-i muhafazayı tehyi'e vü iʻdâd etmişler idi. Devlet-i ʻaliyye sularında mevc-endâz-ı zuhûr [50a] olan hass ü hâşâk hâdisâtı dest-yârî-yi hüsn-i tedbîr ile izâle vü tathîr, matlûb-ı hazreti Pâdişâh-ı kişver-gîr olduğuna binâʼen, evvel behâr-ı huceste-âsârda Cezâyir Kapu Kethudâsı olup, fart-1 şecâʻatle meşhûr Seydî ʻAli Kapudan Garb Ocağları sefâyinine Başbuğ nasb olunup, matlûbları üzere kâffe-i mühimmât-ı harbiyyeleri tanzîm ve iltifâten taraf-ı Cihândârî'den bir kebîr sefîne ihsânıyla lâzıme-i ikrâmları tetmîm olunup, sû-yı maksûda şirâʻ-güşâ-yı ʻazîmet ve aʻdâ-yı [52b] dîn sefâyinine tahsîl-i kurbiyyet eyledikleri hengâmda, Akdeniz Donanması Başbuğu Mîr-i mîrân-ı kirâmdan es-Seyyid Mustafa Paşa İstendil Boğazı'yla Mürted Adası beyninde sefâyin-i küffâra mülâkī olup, tarafındân işʻâl-i nâyire-i harb ü sitîze taraf taraf top ve tüfeng sadâları irâ’e-i eyyâm-ı rust-a-hîz eyleyerek bâmdan ahşâma dek ceng ü harb ber-karâr ve o esnâda rüzgâr münkatıʻ olup, iki taraf muntazır-ı encâm-ı kâr olmalarıyla ʻale's-sabâh guzât-ı Cezâyir sadâ-yı top istimâʻından muhârebeyi istidlâl ve fi'l-hâl mahall-i maʻrekeye vüsûl ile teşmîr-i dâmen-i kıtâl eylediler. Nehengân-ı deryâ-yı kâr-zâr olan şücʻân-ı Cezayir'den bi't-tabʻ aʻdânın havf u hirâsları mütebeyyin ve hatta İspanyalu'nun etfâli girye-nâk oldukda: "Cezayirli geliyor" dedikleri gibi sâkıt u sâmit oldukları bu Fakīr'e hengâm-ı sefâretde müteʻayyin olup, binâberîn düşmen-i dîn iki donanma beyninde kalup, nâ-çâr bir sâʻat kadar cenge kıyâm eyledikleri hînde Cezâyir gāzîleri aʻdâya göz açdırmayup, ʻâdetleri üzere sefînenin birisine dökülüp, zûr-bâzû ile teshîr ve bâng-ı tekbîr ile vecl ü havfların teksîr edüp, sergerde-i eşkıyâ olan Lamiru nâm laʻîn râkib olduğu sefîneyi dahi darb-ı top ile misâl-i gırbâl eylerek zabt olunacak hılâlde laʻîn-i mesfûr cebe-hânesine âteş verüp, sandal ile tahlîs-i cân ve sâyir sefîne-i aʻdâ dahi kimi mazbût ve kimi perîşân olup, Mürted Adası'nda olan tabyalar dahi Paşa-yı mûmâ ileyh tarafından hedm ü tahrîb olup, topları Donanma-yi hümâyûn'a nakl olundu. Adada olan harbî keferenin bir mikdârı maglûl ve bir mikdârı dereke-i cahîme vüsûl ve limanda mevcûd ve mukaddemâ mazbût aʻdâ-yı merdûd [53a] olan iki kıtʻa Bülbülce sefîneleri ki, üç dört bin kîle hınta ile memlû idi, vâsıl-ı eyâdî-yi iğtinâm olduğu peyâmı resîde-i sâmi‘a-i Şehriyâr-ı vâlâ-makām oldukda sefîneler mîrîye zabt olunup, hıntanın hâsıl olan akçesi beyne'l-guzât iktisâm olunmak içün Donanma-yi hümâyun tarafına irsâl ile celb kılup, mücâhidîn istihsâl olunduğundan gayri, deryâ-yı bî-kenâr u menâyih-i Sultânî cûş ü hurûşa gelüp, vehle-i evvelîde sevret-i düşmeni izâle ile sâbit-kadem-i merkez-i mukātele olan Donanma Başbuğu Mustafa Paşa'ya bir kıtʻa mücevher çeleng ve beş bin guruş ve maʻiyyetinde olan kapudânlara ve guzât-ı sâyireye taksîm içün beş bin guruş ve vâfir çeleng ihsân ve gazât-ı Cezayir'e dahi beş bin guruş ve çelengler irsâliyle sayd-ı kulûb-ı mübarizân olundu. Birkaç seneden berü Adalar reʻâyâsı korsan tâyifesiyle yek-sâk-ı vifâk olarak nehb ü gāret ve selb ü sirkat ve dahi ecnebînin tashîh edemediği fesâdâta delâlet eyledikleri maʻlûm olup, reʻâyâ-yı mesfûrenin gûşmâl ü teʼdîbi ve bir nevʻ râbıtaya zabt ile tahvîf ü terhîbi lâzım gelmekle, lede't-tecessüs o makūle melʻanetde medhali olanlar tedmîr ve sâyirleri dahi nezr-i girâna katʻ olunup, sûret-i nizâmları Baş-muhasebe'ye kayd u tahrîr olunup, bu intizâmât ‘akabinde mevsim-i harîf dahi münkazî olup, Cezayir sefînelerine ruhsat-ı ‘avdet ü insirâf verilmişidi. İmdâd-ı şurta-i tevfîk ile sefâyin-i mezkûre Âsitâne-i saʻâdet'e vâsıl olup, guzât-ı zafer-simâtın beste-fitrâk-ı igtinâm eyledikleri sefâyinin livâları menkûs olarak nazar-gâh-ı Pâdişâhî'den imrâr olunup, maglûl-ı kuyûd-ı mezellet olan keferenin birkaç neferi cundalara âvîzân ve bâkīlerinin havene-i reʻâyâya 'ibret olmak içün birer mahalde i‘dâm olunmaları fermân olunup, bi-hasebi'l-emrü'l-‘âlî o maslahat dahi itmâm olunup, [53b] Cezayir dilâverlerine kerreten-ba‘de-uhrâ hüsn-i cezâ lâyıh-ı zamîr-i Şehriyâr-ı kişver-güşâ olmağla, ru'esâ-yı sefâyin mükerreren ilbâs-ı hilaʻ ile mümtâz ve bâ-husûs Seydî ‘Ali Kapudân envâ‘-ı iltifatla ser-firâz olduğundan gayri, cümlesine taksîm olunmak üzere on bin dokuz yüz guruş ‘atıyye-i behiyye-i Sultânî erzânî buyuruldu.
Attribution
Citation:
"Vukū'-ı muhârebe der-Bahr-ı sefîd", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_085.html
Item Details
Title:
Vukū'-ı muhârebe der-Bahr-ı sefîd
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1204
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota