Bundan akdem vukūʿ bulan muhârebe akabinde ta'kīb ve tedmîr-i mu-
hâlifîn (299-b) irâdesiyle Kapudan-ı deryâ Vezîr Gâzî Hasan Paşa Mısır vâlîsi Vezîr Abdî Paşa'yı taʿyîn edüp maʿiyyetine kalyoncuyân neferâtiyle kethüdâsını ve asâkir-i Mısriyye ile itâʿat ve hizmetinde olan ümerâyı me'mûr ve iktizâ eden top ve cebehânelerinin ikmâlinde sarf-ı makdûr eylediğinden gayri hengâm-ı muhârebede fâ'idesi meşhûd olan çarh-ı felek inşâsını dahi re'y edüp fî-akrebi'l-vakt anı dahi itmâm ile tekmîl-i esbâb-ı zâhiriyye etmişidi. Asâkir-i mansûrenin Mısır'dan yirmiüç konak baʿîd olan Cerce'ye vusûl bulduklarını usât-ı Mısriyye tahkīk ve şehr-i Rebîʿül-âhirin yirmisekizinci günü cemʿ etdikleri evbâş-ı nâsı ceng ü cidâle iğrâ ve teşvîk etmeleriyle asâkir-i tarafeyn muhârebeye kıyâm ve ibtidâ-yı emirde asâkir-i zafer-encâm çarhacıları sûret-i kerr ü ferr kāʿidesi üzere izhâr-ı şîve-i inhizâm ve bu hâlet sebeb-i gurûr-ı usât-ı li'âm olup piyâde askeri üzerine hücûm ve iftihâm eylediklerinde verâ-yı çarh-ı felekde fitîl-i derdest olan asâkir-i mansûre nevâ'ir-i gayreti işʿâl etmeleriyle sevâd-ı muhâlifîn bâ-ʿavn-i müsteʿân müteferrik ve perîşân ve kuvvetü'z-zahrları olan Lâçin Mustafa Bey ile ağa-yı sâbık Alî Ağa'nın ve sâ'ir usâtdan üç yüz mikdârı eşhâsın ru'ûs-ı menhûseleri meydân-ı mezelletde galtan olduğundan gayri zikr olunan muhâlifîn ile Dârünnedve-i şikākda tevsîk-i ʿuhûd eden urbânın ekserîsi maktûl ve bâ-husûs asâkir-i mansûrenin çarhacılarını tazyîk eden fırka-i bâgiyenin (300-a) her tarafları mesdûd olduğundan bi-tarîki'l-istîmân ordu-yı zafer-pûye mülhak ve mevsûl oldukları ve muhârebe-i merkümede asâkir-i pâdişâhînin erbâb-ı taʿayyününden ancak Alî Bey ayağından zahm-nâk ve Zülfikār-ı Kâşif birkaç zahm ile nühüfte-i zîr-i hâk olup bundan sonra nihâyet-i hudûd olan Asvan ve İbrim'e dek taʿkīb-ı muhâlifîn tasvîb olunmuşidi. Binâberîn asker-i nusret-karîn mahall-i muʿarekeden hareket ve ümerâ-yı bed-kirdârın baʿde'l-muhârebe firâr etdikleri bender-i İsnâ semtine sevk-i ketâ'ib-i pür-celâdet etdikleri usât-ı mezbûrenin lûmları oldukda mukāvemete ʿadem-i kudretleri derk ile Asvan'a doğru inân-tâb-ı hezîmet olmuşlar idi. Asker-i zafer-rehber verâlarını boşlamayarak zikr olunan mahalle dek geldiklerinde bugāt-ı merküme mürg-i nîm-bismil gibi tekrâr hareket ve iztırâba başlayup kasd-ı izrâr dâʿiyeleriyle iki tarafdan asker-i pâdişâhî üzerlerine gelmek tasavvurlarında oldukları tahkīk olunmağla derhâl kapudan paşa hazretlerinin kethüdâsı El-hâc İsmâʿîl Ağa mevcûd maʿiyyeti olan kalyoncu askeriyle nehren sedd-i râh-ı aʿdâya müsâraʿat ve irâde-i ubûr-ı nehr ile fikr-i zarar ve cevr eden bagîleri nişâne-i top ve tüfeng eylediklerine binâen ekserîsinin siyâb-ı bezle-i hayâtları hark ve bâ-husûs kasd-ı ubûr ile iʿdâd olunan zevrakları gark olunup bu hengâmda Murâd Bey bî-zîn ve efsâr bir esbe suvâr ve hevâdârı olan İbrâhim Bey'e kafadâr olarak beş-altı yüz kadar bakiy-
yetü's-seyf ile İbrim ve Karalar tarafına firâr eylediler. Bundan sonra Asvan kal'asının zabtı ve termîmi tabi'at-ı maslahatdan add olunduğuna binâen zikr olunan kal'a dahi zabt ve her çend fî-mâ-ba'd usât-ı mezkûrenin avdetleri müstehîl ise dahi henüz hayâtda oldukları hasebiyle güzergâhlarında vâki' kal'a-i mezkûrenin tahkîm ve tarsîni ve li-ecli'l-muhâfaza bir mikdâr asker ile cerî ve cesûr bir şahsın taʿyîni emr-i mühimm mülâhaza olunduğuna binâen ümerâ-i Mısriyyenin şüceʿânından mîr-hacc Cedâvî Hasan Bey'in bu hizmete me'mûriyyetini rü'esâ-yi asker münâsib gördüklerini ve bundan sonra fazl-ı nâ-mütenâhî-i ilâhî ile bir gāile-i hâile kalmayup bâkī askerin avdeti lâzım geldiğini kapudan paşa hazretlerine tahrîr ve inhâ etmeleriyle tahrîrâtları nefsü'l-emre mutâbık olduğuna binâen husûsât-ı mezkûre müşârün-ileyh hazretleri tarafından dahi tasvîb ve sunûf-ı askeriyyeden bin altı yüz nefer asker mîr-i mûmâ-ileyhin maʿiyyetine tertîb olunup masârif ve maʿâşına medâr olmak mülâhazalariyle ol tarafa semt olan Cerce beyliği dahi mîr-i mûmâ-ileyhe tefvîz ve el-yevm Cerce beyi olan Kāsım Bey'e bir şey-i âhar taʿvîz olunup bu sâl-i meyâmin-i ştimâlde Mısır mîr haclığı Rıdvân Bey'e ihâle olunacağı rü'esâ-yi askeriyyeye müşârün-ileyh hazretleri tarafından işâret ve bi-avnihi-teʿâlâ usâtın izmihlâlleri taʿayyün edüp medâr-ı kibr ü nahvetleri olan ümerâ ve keşşâfın baʿzısı istîmân ile dâhil-i mecmaʿ-ı asker-i devlet ve baʿzısı küşte-i şemşîr-i kahr u mezellet olduğundan gayri bakiyyetü's-süyûf olan bagīlerin adedleri ancak beş-altı yüze müntehî ve geşt ü güzâr etdikleri mahallerde ve me'kûlâtın gāyet kılleti takrîbi ile hevâperestleri mübtelâ-yi maraz-ı cûʿ ve mahrûm-ı râhat ve hücûʿ olup ve meyl-i necât ile iʿtirâf-ı hatī'at edenleri Cedâvî Hasan Bey'e ilticâ ve tebaʿiyyet edecekleri hüveydâ olduğunu kapudan paşa hazretlerinin müteʿâkib vürûd eden tahrîrâtı te'yîd etmişdir. Cenâb-ı Hakk bed-hâhân-ı dîn ü devleti dâimâ mak-hûr ve hâmî-i beyza-i İslâm olan pâdişâh-ı zafer-encâmı her hâlde muzaffer ve mansûr ede, âmîn.
Nusret-yâften-i asker-i sultânî der-diyâr-ı Mısır
Attribution
- Citation:
- "Nusret-yâften-i asker-i sultânî der-diyâr-ı Mısır", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_375.html
Item Details
- Title:
- Nusret-yâften-i asker-i sultânî der-diyâr-ı Mısır
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1201
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota