Vürûd-ı haber-i fevt-i Vezîr Elhac Ali Paşa vâlî ve serasker-i Erzurum ve ihsân-ı vezâret be-veledeş Battal Hüseyin Bey

Vezîr-i müşârün-ileyhin birkaç mâhdan berü mizâcı münharif ve bu esnâda hatfe enfihi cânib-i Âhiret'e mutasarrıf olduğu haberi der-i devlet-medâra mün'akis olup müteveffâ-yi müşârün-ileyhin etbâʿ ve levâhıkı vâfir ve mevti sebebi ile dâire ve cemʿiyyetinin müteşettit olacağı zâhir olup yine bu hânedândan birinin şemʿ-i bahtı îkād olunmak dâiresinin adem-i teferrukuna ve hükm etdiği mahallerin bakā-yı nizâmına illet olacağı mülâhazalariyle müteveffâ-yi müşârün-ileyhin veled-i erşedi ve hayâtında katı çok umûrunun medâr-ı temşiyeti olan kapucu-başı Battal Hüseyin Bey'e avâtıf-ı aliyye-i hazret-i tâcdârîden rütbe-i vâlâ-yı vezâretle Erzurum eyâleti ve cânib-i mezbûr seraskerliği işbu Şaʿbânü'l-muʿazzamın yirmidördüncü günü tevcîh ve ihsân ve müteveffâ-yi müşârün-ileyhin bî-ser ü sâmân ve mahzûn ve nâlân kalan havâşî ve mensûbatı bu vesîle-i cemîle ile şâdmân kılındı. Tercüme: Müteveffâ-yi müşârün-ileyh Dergâh-ı âlî kapucu-başılarından Fatsalı Ahmed Ağa'nın ferzend-i ercümendi olup bin yüz otuzüç târîhinde tafsîl-i müfredât-ı dünyaya sûret-i muhâsebe-i icmâl olan şehr-i dilârâ-yı İstanbul'da (213-b) Yeşilli-oğlu Sarayı semtlerinde mütevellid olup terʿaru'l-şebâb-ı akabinde Canik tarafına azîmet ve riyâset ve siyasete müteʿallik ahvâli semîr-i tabîʿat eyleyerek tahsîl-i meleke ve kābiliyyet etmişidi. Birâderi Vezîr Süleyman Paşa'dan sonra Canik'e muhassıl ve fart-ı mehâbet ve havfından gerden-keşân-ı etrâf-ı pâ-der-gil olup o hılâlde Gürcistan'a taʿyîn ve me'mûriyyet-i mezkûrede izhâr-ı sebât ve temkîn ve seferler esnâsında dahi mîrî askeriyle Hotin tarafına me'mûr ve Rıdvançe cenginde berâber bulunup küffâr ile rû-be-rû keşâkeşde iken küffârın galebesi zuhûr ve asker-i islâm kerr ü ferr ile meşgûl olduğu hâlde atdan düşüp giriftâr-ı kayd-ı îsâr olmağa az kalmış iken saff-der-i vegā merhûm Abaza Mehmed Paşa yetişüp tahlîsine himmet ile îsâl-i cânib-i selâmet eylediği muʿarekede hâzır olanların maʿlûmu olup Halîl Paşa senesi dahi mu-asker-i hümâyûnda mevcûd olduğundan kudreti kadar izhâr-ı metânet ve bi-takdîri'llâhi teʿâlâ vukūʿ-ı hezîmet esnâsında İsmâil'e gelüp küffârın kasaba-i mezkûreye vürûdundan akdem Tulca semtine güzâr ve bilâ-istîzân vilâyeti tarafına bâd-ban-küşâ-yı azîmet olup tarafından bu vechile âsâr-ı cübn ü ihânet bedîdâr olmuşidi. Bundan sonra merâtib-i istiʿdâdı mükemmel olarak rütbe-i vezârete nâil ve Canik taraflarında olan muʿârızlarının baʿzısını tarafına imâle ve baʿzısını ber-takrîb ile muzmahill etdikden sonra Trabzon'u dahi baʿzı şurût ile ber-vech-i mâlikâne uhdesine kayd etdirdüp hitta-i mezkûreyi (214a) gereği gibi istısfâ ve defʿ-i eşkıyâ ve nizâm-ı belde ve enhâda irâet-i yed-i tûlâ edüp baʿd-ezîn taraf-ı devletden Kırım seraskeri nasbiyle Karadeniz donanması maʿiyyetine verilmişidi. İklîm-i Kırım'da hak budur ki ibrâz-ı merdânegî ve celâdet ile devlete azîm hizmet ve tabûr-ı aʿdâyı birkaç defʿa tefrîk ve tedmîr ve o hilâlde sulh vukūʿ bulmasa Kırım külliyyen istihlâs olunur idi. Baʿzı mevsûkü'l-kelim kimesneler ihbâr ve takrîr ve Darendeli Mehmed Paşa merhûmun sadâretinde sânîyen Kırım'a serasker ve Kapudan-ı deryâ Vezîr Gāzî Hasan Paşa hazretleri dahi müşârün-ileyhe refîk-i zafer-rehber olup bî-husûl-i maslahat avdet "Kellâ inne'l-insâne leyatğâ en ra'âhü'stuğnâ" medlûl-i şerîfi üzere vefret-i mâl ve husûl-i amâl müşârün-ileyhi vâdî-i nahvet ve ucb-a ilkā ve ednâ madde içün Devlet-i aliyye'ye nâz u delâl ve râyiha-i garaz şemm olunan mes'ûlâtının encâhında zuhûr eden terâhî ve iğmâz-ı devlete dil-teng olarak hâric ez-hadd tahrîrât-ı bed irsâl ve beşyüz yıldan berü te'yîdât-ı hak ve meded-kârî-i feyyâz-ı mutlak ile mümehhed ve müşeyyed olan Devlet-i aliyye'nin kavâid ve kavânîni tehcîn ve mahsûs nizâm-ı mülke dâir âmiyâne risâle te'lîf edüp mesâlib-i devlet ve maʿâyib-i erkân-ı saltanat ile derûnunu teşhîn ve efrâd-ı askeriyyeye mizâc-ı vakte muğāyir merâtib ve hudûd taʿyîn ve daʿvâ-yı istiklâl ve istibdâd ile vâdî-i itāʿatden pâ-keşîde tehâlüf olanların tavırlarını irâet ile fesâd-ı derûnunu tebyîn eylediğinden gayrı Çapar-oğlu (214b) Mustafa Bey ile mübâğaza ve münâfeseleri hadd-i gâyete resîde ve merkumun izâlesini irâde etmekle müşârün-ileyh vazʿ-ı nâ-hemvârına nazaran vakten mine'l-evkāt tarafından muhâlefet ve şakk-ı asâ hâletleri zuhûr etmek mahsûs olduğundan mîr-i merkūma nihânî iʿânet ve müsâʿade olunduğundan fazla bir kaç defʿa makām-ı sadâretden müşârün-ileyhe pend ü nasîhat olunup müfîd olmadığından kāʿide-i devlet üzere istîsâline kasd u niyyet ve udvâ cânı olan mîr-i merkūm ale'l-gafle üzerine taslît olunduğu maʿlûm oldukda sekr-i câm-ı gurûrdan ifâkat ve delâlet-i akl ü dirâyet ile mukābeleden mücânebet ve hâzır olan keştîler ile Kırım cânibine firâr sûretinde azîmet edüp sinîn-i çendinden berü mâlik olduğu emvâl-i ferâvân ve taʿdâdında acz-i muhâsibân-ı zamân nümâyân olan nukūd-ı bî-hadd ü pâyân nehb-gerde-i eyâdî-i düzdân olup İzzet Mehmed Paşa merhûmun sadâretinde sahîfe-i cürmüne kalem-i afv keşîde ve vezâreti ibkāsıyla şukûfe-i ikbâli nev-demîde kılındıkdan sonra zabt ve fürûht olunan emlâk ve mukātaʿâtı kemâkân redd ve meşhûr olan sülme-i zarar u kedd bu iltifât ile münsedd kılınup az vakitde sâye-i Devlet-i aliyye'de hey'et-i ûlâsını iktisâb ve fî-mâ-baʿd mecbûl olduğu tavr-ı istiğnâ ve anefeden dâmen-keş-i ictinâb olarak merkez-i itâʿatde kā'im ve emr ü nehy-i devleti ısğâya câzim olup ancak zevâl-i kadr ü şânına illet add etdiği Çapar-zâde'den ahz-i intikām dâʿiyesiyle leyl ü nehâr idâre-i perkâr-ı (215a) efkâr eyleyerek bast-ı hibâl-i ihtiyâl ve baʿzı vesâ'it ile memlûklerini baʿde'l-ifsâd merkūmu iktinâs ve iğtiyâl ve kātillerin müşârün-ileyh tarafına firâr ve ilticâları kaziyyede medhali ve maddede eli olduğuna dâl olup ve bu takrîb ile teşeffî-i gayz eylediği ve bundan sonra Erzurum eyâletiyle cânib-i mezbûr seraskerliği tarafına tevcîh olunup bir müddet hıtta-i merkümede bi'l-istiklâl kâr-fermâ ve bu esnâda hülûl-i ecel mevʿûdiyle terk-i dâr-ı fenâ eyledi. Müşârün-ileyh şiddet-i batş u siyâsetle meşhûr ve müsâʿade-i baht-ı saht ile her emr-i müşkil kendüye emr-i meysûr olup zabt-ı asâkirde misli nâdîde ve mehâbetinden zaleme gürûhunun zehreleri derîde olduğundan gayri bir mahalden bir mahalle azîmetinde maʿiyyetinde olan asâkirden biri ehl-i raʿiyyetin hılâline vazʿ-ı yed etmek muhâl ve bir ıkāl içün bir dâ'ireyi ifnâ etmek indinde lâzıme-i siyâseti istikmâl olmağla umûrunda dâ'imâ mutabassır ve re'y ü tedbîrinde olan isâbeti zâhir olduğundan gayri kuvvet-i mâliyye ve askeriyye ile mevsûf ve beş-on gün zarfında otuz kırk bin asker cemʿ etmek ednâ işâretine mevkūf olup sedd-i rahne-i mülkiyyeye medâr ve zâtiyle iftihâr olunur bir vezîr-i nâmdâr olduğundan fazla Devlet-i aliyye'nin rükn ü rekîni ve âcâm-ı maʿârik ve hurûbun leys-i arîni idi. Ancak terk-i salât ile müştehir ve sefk-i dimâ ile müftehir olup ikāle-i aserât ile gayr-i me'lûf ve kalb-i müstevî tūl-i ameliyle (215b) mevsûf idi. Tecâveza Allahü an seyyi'âtihi.
Attribution
Citation:
"Vürûd-ı haber-i fevt-i Vezîr Elhac Ali Paşa vâlî ve serasker-i Erzurum ve ihsân-ı vezâret be-veledeş Battal Hüseyin Bey", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_217.html
Item Details
Title:
Vürûd-ı haber-i fevt-i Vezîr Elhac Ali Paşa vâlî ve serasker-i Erzurum ve ihsân-ı vezâret be-veledeş Battal Hüseyin Bey
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1199
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota