Devlet-i aliyye-i ebediyyü'l-karârda sadr-ı bülend-i iftâya ziynet-bahş-i iʿtilâ olan zevât-ı fazâil-simât hazerâtının ikāme-i diʿâme-i şerʿ-i şerîf ve icrâ-yi ahkâm-ı dîn-i münîf muhavvel-i uhde-i semîhâneleri olduğu gibi umûr-ı muhtelifetü'l-âsâr-ı ümem ve hutūb-i mütegayyiretü'l-etvâr-ı âleme ale'l-ıtlak nâzır ve ber-vech-i istiklâl perkâr-ı re'yleri bu merkezde dâir olup vakitlerinde bulunan sadrıazamları menhec-i adl ü nasfete sevk ü tergīb ve mezâ-
lim ü me'âsim mesleğine zehâbdan tahzîr ve terhîb edüp bâlâ-rev-i vâdî-i nahvet ü gurûr ve ser-germ-i se-rûze-i ikbâl-i dühûr olan hod-râ ve hod-pesendleri sîne-i gaflet ü hevâ ve hâb-ı girân-ı teveccüh-i dünyadan îkāz ve inbâh edüp o makūle gaflet ve ser-der-hevâyîden terettübü melhûz olan sû'-i mücâzât ve mükâfât-ı hakîmâne işrâb ve mergūb-i tıbâ'-ı benî Âdem ve muvâfık-ı meşârib-i âlem olan müdârâ ve mümâşatdan i'râz ve ictinâb lâzıme-i hâl ü şân ve muktezâ-yı makām-ı müşeyyidü'l-erkânları olduğu müsellem-i enâm iken bundan akdem mesned-i meşîhat-i islâmiyyede kâr-fermâ olan Dürrî-zâde Atâullah Efendi hazretleri sadr-ı maktûle her hâlde müdârâ ve ne makūle umûra mübâşeret eyledi ise isâbet-gûyâ olarak hıfz-ı câh ve vekār-ı mükibb ve münâkaşa ve mu'ârazadan müctenib olup zuhûr eden (185-b) iğmâz ve sükûtu maktûl-i müşârün-ileyhe bâʿis-i takviye ve cesâret ve mutasaddî olduğu ihânet-i beytü'l-mâl ve müsâdere-i ağniyâ-yı ricâl misillü hâlât-ı müstekrehenin zuhûruna bâʿis ve illet olmağla hakkında dâimü'l-feyezân olan nehr-i selsâl-i hüsn-i zann-ı mülûkâne mütegayyir ve câh-ı bülend-i meşîhatden azl ile sâhil-hânelerinde ikāmetleri keyfiyyeti mütekarrir olmuşidi. Ancak müftî'l-enâm bulunan zevât-ı izâm hazerâtının levme-i lâimden havf ile kavl-i Hak'dan sükût ve sumûtları ve vukūʿ bulan mefâsid-i nâsdan adem-i bahs ile şehriyâr-ı adalet-âsârı haberdâr etmemeleri iktirâf-ı ma'siyet ve ketm-i hakkaniyyet kabîlinden olduğu mir'ât-i hakāyik-i suver-i eşyâ olan zamîr-i münîr-i feyz tahmîr-i mülûkâneye lâyih veyâ gafleten veyâhud ittihâden vukūʿ bulan hâmûşî ve müdârâya lâzım gelen terbiyyenin îkā'ı zihn-i derrâk-i tâcdârîye sânih olmağla tabakat-ı ulemâya eşedd-i cezâ olan nefy ü tağrîb mu'âmelesi hakkında zuhûr ve kethüdâsı Osman Efendi ile varup bahren iskāt-ı farîza-i hac etmesi bâbında hatt-ı hümâyûn-ı mehâbet-rîz sudûr ve işbu Cumâdel-âhirenin yirmiikinci yevm-i ahad şirâ'-küşâ-yı savb-ı me'mûr oldu. Zât-ı ma'âlî-simâtlariyle riyâset-i ilmiyye şeref-yâb olan zevât-ı maʿâlî-nisâb evâmir ve nevâhî-i ilâhiyyeyi tebliğe meʾmûr ve kelâm-ı hakkı söylemekde mağdûr olmalariyle nâfi'-i dîn ü devlet ve lâzım-ı şân-ı saltanat olan ahvâl ve âsârı iktizâ edenlerden ketm etmemek muktezâ-yı me'mûriyetleri ve icrâ-yı ahkâm-ı şeri'at (186-a) ve muhâfaza-i nâmûs-ı devlet ve sedd-i bâb-ı rüşvet ve istihkâm-ı sugür u bilâd ve intizâm-ı umûr-ı ecnâd ve rü'yet-i masâlih-i ibâd ve te'mîn-i etrâf ve def'-i zulm ü i'tisâf ve tevfîr-i beytü'l-mâl ve istihdâm-ı ummâl-i mücerrebü'l-ahvâl usûl-i nizâm-ı mülk ü devlet ve esâs-ı bünyân-ı saltanat olduğuna binâen cemîʿ zamânda bunlar düstûrü'l-amel olup birinün gerüye kalmaması ihtârı vâcibe-i zimmet-i himmetleri olmağla me'mûrlar taraflarından bu maddelerin icrâsında li-garazın tekâsül ve tehâvün mahsûs oldukda ırz
u şân-ı devleti sıyânete hâlleri pâye-i serîr-i aʿlâya arz u inhâ zimmet-i himmeti ibrâ ve lâzıme-i sadâkati icrâ kabîlinden olacağı zâhir ve hüveydâdır.
Nefy-i Şeyhülislâm-ı sâbık Dürrî-zâde Atâullah Efendi
Attribution
- Citation:
- "Nefy-i Şeyhülislâm-ı sâbık Dürrî-zâde Atâullah Efendi", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_179.html
Item Details
- Title:
- Nefy-i Şeyhülislâm-ı sâbık Dürrî-zâde Atâullah Efendi
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1199
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota