Nusret-yâften dilâverân-ı Cezâyir

Dârü'l-guzât ve'l-mücâhidîn olan Cezâyir'e bundan akdem birkaç def'a İspanya keferesi hücûm edüp bi-avn-i Kahhâr makhûr ve münhezim oldukları mahallerinde tafsîl olunmuşidi. Kefere-i mesfûre ocaklar ile adâvet üzere olan Malta ve Portakal ve Anapol küffârını bu def'a iğrâ ve tahrîk ve merâmları husûlünde milel-i mezkûreden Cezâyirlü yedinden me'sûr olan kefereyi tahlîs ve teflîk ve akdini tasavvur etdikleri sulha bunları dahi idhâl ve teşrîk şurûtunu derpîş eylediklerinden gayri deryâ cenginde mahâretleri zâhir, vâfir ve kâfir cem' ve intihâb ve bu ahdin vaktiyle îfâ ve icrâsına nâzır olmak üzere mu'tekadları olan Rim-Papa'dan bir papas istishâb ve oniki kıt'a kebîr ve onaltı kıt'a mezekurta ve ondört kıt'a perkende ve beş kıt'a onsekiz pâre topçeker filandra ta'bîr etdikleri iki direkli sefîne ve yirmidört pâre topçeker iki kıt'a bufore ve iki kıt'a şehtiye ve dört kıt'a çekdiri ve yarım çekdiri resminde iki kıt'a ve birkaç kıt'a lancon cem'an yüz otuzaltı pâre sefîne-i menhûse ile Cezâyir üzerine azm ü şitâb eyledikleri mücâhidîn-i nusret-karînin mesmû'ları oldukda beynlerinde akd-i meclis-i meşveret ve mukābele-i a'dâya kemer-bend-i gayret ve geçen senelerde hasm-ı mekkârîn bombalarından vâfir büyût-ı müslimîn münhedim ve katı çok eşyâ münʿadim olmakdan nâşî bu def'a hazm ü ihtiyâta riʿâyeten Cezâyir'i tahliye ve emvâl ü iyâllerini bağçelere nakl ve ta'biye ve muhâfızlarına azeb ağasını sipâhiler ile taʿyîn ve kendüleri dahi muhâfazasına nâmzed oldukları kulel ve burûcda izhâr-ı sebât ve temkîn ve muntazır-ı vürûd-i müşrikîn olmuşlar iken şehr-i Şaʿbânü'l-muʿazzamın yirmibeşinci cuma günü (V₁/120-a) düşmen-i mağrûr nehc-i mezkûr üzere zuhûr ve Hıns nâm mahalden Bâbü'l-vâd'e gelince Cezâyir etrâfını mânend-i sûr dâiren mâ-dâr ihâta ve mahsûr etmekle mücâhidîn-i dîn dahi miyânelerinde şecâʿat ile ma'rûf tedbîr-i dil-pezîr ile mevsûf olan Selâmî El-hâc Mehmed nâm kimesneyi bi'l-ittifâk kapudan nasb u taʿyîn ve mukaddemâ altışar ve yedişer oturaklı olmak üzere inşâ eyledikleri elli kıt'a sandala top ve mühimmât ve tahammüllerine göre guzât-ı islâmiyye vaz' u teşhîn ve aʿdâyı beldeye adem-i takrîb mülâhazalariyle burcların bir mil kadar açığında lenger-endâz-ı istikrâr ve müteheyyi-i harb ü peykâr olduklarından gayri kapudanın râkib olduğu filikaya birkaç türlü alâmet vaz' ve mukteziyât-ı hurûbdan olan ikdâm ve ihcâm ve hücûm ve ârâm keyfiyyetleri alâim-i mezkûreden müstebân olmak beynlerinde bi'l-işâʿe karârgîr-i nizâm olup bu aralıkda aʿdâ-i liâm iki gün mikdârı meks ü ârâm ve üçüncü gün ale's-sabâh hareket ve kıyâm edüp sedd-i râh olan sandalları lâ-şey makāmına tenzîl ve burcların tahtına duhûl ile şehri tahrîb ve masla- hattı teshîl fikrinde oldukları mahsûs olmakdan nâşî mübârizîn-i muvahhıdînin sabra tâkatleri kalmayup kimisi "Velâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ" nass-ı kerîminden müstefâd olan ni'met-i cezîle ve mevhibe-i nebîleye mazhar olmağa tâlib ve kimisi "Ve kātilüllezîne keferû" medlûlü üzere ihrâz-ı mesvubât-ı gazâ ve cihâda hâhışger ve râgıb olup miyânelerinde ma'hûd olan alâmetden nazarı kat' ile bilâ-te'hîr ve ihmâl süfün-i a'dâyı istikbâl ve mevcûd olan toplara bir fitilden âteş verüp taraf taraf iş'âl-i nevâir-i kıtâl ve düşmen-i bed-fi'âl dahi donanma-yi habîs ittisâlinde olan sagîr ü kebîr toplarını endâhte edüp tarafeynden zuhûr eden dûd-ı kebûd cevv-i semâyı mesdûd ve rûz-ı rûşeni numûne-nümâ-yı leyâlî-i sûd eylediğinden gayri tarraka-i top ve tüfeng ve hamelât-ı pey-der-pey, erbâb-ı ceng icmâl-i hâl-i yevm-i meşhûd edüp tekbîr-i muvahhıdîn resîde-i sâmi'a-i kerrûbîn ve buruk-ı süyûf-ı müslimîn hîre-sây-i a'yun-i düşmen-i dîn olup haylûlet-i dühân ve kesâfet-i dûd-ı mübârizân ile sâhilde olan islâma tarafeynin ahvâli mechûl ve mestûr ve bevâ'is-i ma'lûme ile i'ânet ve imdâd dahi gayr-i meysûr olduğundan girye vü zârî ve kemâl-i tazarrû' ve nâle-kârî ile selâmet-i islâm ve kahr-ı a'dâ-yı li'âm içün ale'l-umûm ref'-i eküff-i (V₁/120-b) du'â ve te'sîr-i teveccüh-i bî-riyâlariyle iki sâ'atden sonra bir rûzgâr-ı vezân ve islâm üzerinden izâle-i dühân edüp bünyân-ı mersûs gibi mukābele-i a'dâda ahz ü redd ve men' ü sadd ile meşgûl oldukları müşâhede olundukda me'yûs-ı imdâd olan dilâverlere sürûr-ı tâm hâsıl ve meşâmlarına bûy-i dilâvîz-i fevz (149-a) ü zafer vâsıl olmağla cümlesi secde ber-endâz-ı mihrâb-ı teşekkür oldular. A'dâ tarafından atılan gülle ve humbara sandalların üzerinden aşup burclara yarım mil kalarak deryâya düşüp sandallar gezend-i a'dâdan sâlim olduğu misillü mahrûse-i Cezâyir dahi hasâret ve zarardan vâreste olduğundan gayri Malta'nın dört kıt'a büyük çektirisini iki-üç sandal muhâsara ve sâir sandallar düşmen sefînelerine belâ bârânı gibi gülle yağdurup icrâ-yı levâzım-ı müşâcere akabinde "Senulkī fî kulûbihimü'r-ru'be" mantûku üzere heceme-i mübâriz-i dînden kulûb-ı kāsiye-i a'dâ mürta'iş ve âmâllerinde havf u hirâs müntakış ve bâ-husûs "Ve erşelnâ aleyhimü'r-rîha" mehebbinden kefere-i mesfûre üzerine avâsıf-ı şedîde hubûb ve tertîb-i ma'hûdlarını fesh eyleyerek her birini mübtelâ-yı envâ-i mihan ü kürûb edüp bir cânibden âteş-i ejderdem-i dilâverân ve bir tarafdan telâtüm-i emvâc-ı bahr-i bî-kerân ve sû-yı diğerden vezîden-i bâd-ı hüsrân hâsılı üç hasm-ı pür-zûr beyninde kefere-i mesfûre zâr u zebûn ve safka-i hâsirelerinde mağbûn olarak tahlîs-i cân sevdâsiyle her biri bir semte girîzân oldular. Sükûn-ı rîh akabinde yine gayret-i câhiliyyelerini elden bırakmayup perîşân olan sefînelerini cem' ü tertîb ve istâde-i merkez-i cihâd olan şîr-dilân-ı diyânet-nihâd üzerlerine icrâ ve tesrîb ve büyük gemilerden birer kat alabanda sağdıktan sonra semenderân-ı âteş-i vegānın gülle ve humbaralarından havf ile kenâra-gîr-i semt-i firâr gerüde kalan lanconlarına yetişilüp top ve sâ'ir edevât-ı [149b] harb ile derûnlarında olan küffârın başlarına dünyâyı teng ü târ ve büyük gemilerine varıncaya dek verâlarından münkatıʿ olmayarak katı vâfir kâfiri isâl-i dârü'l-bevâr eylediler bundan sonra dahi yedi-sekiz defʿa gelüp her defʿa hâ'ib ve hâsir oldukları hasebiyle me'yûs ve mahzûl diyâr-ı nikbet-medârlarına ʿavd ü kufûl eylediler kefere-i mesfûrenin zarar u hasâretleri hâric ez-kıyâs u hadd ve kırılan askerleri mütefâvit-i hîta-i şumâr u ʿadd olup hattâ mahall-i muhârebede onaltı aded demir şamandıraları dahi bulunduğu sübût-yâfte-i tahakkuk ve islâm tarafında hamdenli'l-lâhi teʿâlâ zarar-ı küllî meşhûd olmayup ancak birkaç merd-i saʿîd lâbis-i gülgûn-câme-i şehâdet ve yüz elli nefer kadar dilâverlere zahm isâbet ve bunların dahi zahmı aʿdâ tarafından olmayup belki toplarının eczâ-yi nühâsiyeleri tam olmadığından hengâm-ı maʿrekede toplarının baʿzısı paralanup kıtaʿât-ı müteferrika isâbetiyle zahm-nâk oldukları derece-i iştihârı resîde olmuşdur. Devlet-i aliyye-i ebediyyü'l-karâr tarafından mukaddemâ Cezâyir'e irsâl olunan mühimmât ve edevât bi-fazlihi teʿâlâ vaktiyle vâsıl ve maʿaz-Allah mühimmât-ı mezkûre ki esbâb-ı zâhiriyyeden maʿdûddur. Vaktiyle vusûl bulmamış olsa hâl müşkil olup Cezâyirlü'ye zarar u hasâret tareyânî ve himmetlerine tatarruk-ı fütûr ve tevânî ihtimâlden baʿîd değil idi. İstidrâd: Cezâyir gibi bir maʿkıl-ı sagīrü'l-cirme eşiddâ-i aʿdâ-yi deryâdan İspanya keferesi birkaç defʿa hücûm u iktihâm ve ʿale'l-husûs bu defʿa sâ'ir düvel-i nasârâdan istimdâd ve tekmîl-i ʿudde ve inâd ile ahz-i intikāma ihtimâm etmişler iken kemâl-i hazy ve hazelân [150a] ile donanmaları münkesir ve perîşân ve daʿvâ-yi merdî ile gelen avene ve müttehidlerinin her biri mübtelâ-yi hüsrân ve belki maʿiyyetde bulunduklariyçün nâdim ve peşîmân oldukları mahzâ eser-i muʿcize-i bâkiye-i seyyidü'l-mürselîn ve semere-i ittihâd-i kulûb-i mücâhidîn olduğu rûşen-güherân-ı enâm indlerinde vâsıl-ı derece-i ilmü'l-yakīndir. Doksansekiz senesi havâdisi ne mustalah ve sâde ve ne noksân ve ziyâde destiyârî-i kalem-i ʿabd-i kalîlü'l-bızâʿa ile tekmîl ve tetmîm ve bundan sonra inşâ-Allahü teʿâlâ doksandokuz senesi Muharremi gurresinden zabt-ı vekāyiʿ-i devlet-i ebed-müddete bed' ve mübâşeret olunmak tasmîm olunmağla cenâb-ı Hakk sâl-i cedîd-i meserret-nüvîdi kerâmetlû ʿazametlû şevketlû halîfe-i rû-yi zemîn ve şehinşâh-ı İskender-temkîn hazretlerine müte- yemmen ve mes'ûd ve sâye-i mekârim-vâye-i dâverânelerin ilâ-ebedi'l-âbâd mefârik-i ibâd üzerine mebsût ve memdûd edüp a'dâ-yi devlet ü dîn olan hazele-i müşrikîni seyf-i kahramânîleriyle tedmîr ve nice fütûhât-ı celîleye mazhariyyet ile tantana-i adl ü şân ve debdebe-i mehâbet ve unvânların felek-mesîr eyleye, âmîn, yâ mu'în.
Attribution
Citation:
"Nusret-yâften dilâverân-ı Cezâyir", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_134.html
Item Details
Title:
Nusret-yâften dilâverân-ı Cezâyir
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota