Nemçelü'nün bundan akdem Moskovlu ile kemer-bend-i ittifâk olmaları menâfiʿ-i mülkiyyelerini mûcib baʿzı ağrâza mebnî olduğu ukūl-i selîme erbâbına münkeşif olduğundan gayri etrâf ve eknâfdan istirâk olunan ahbâr ve havâdisden dahi bu keyfiyyet münfehim olmuşidi. Vakta ki madde-i Kırım zarûriü'l-ihtiyâr olarak dil-hâh-ı hasm-ı ilâh üzere tanzîm olundu. Nemçelü dahi mânend-i mâr-ı münakkaş ser-berâverde-i sûrâh-i mekîdet olup kulûb-i kāsiyelerinde izmâr eyledikleri matālib-i fâsidenin temhîd mukaddemesine şurûʿ eylediler. Tafsîli bu ki Nemçe elçisi baş tercümânı ile Babıâlî'den
ye bir kıt'a harita irsâl ve mûcib-i nefret ve bürûdet ve bâʿis-i ihtilâl-i memleket olur baʿzı vesâil ve gavâilin izâlesiyle emniyyet tarafını istihsâl etmek devletin aksâ-yı âmâli olup ez-cümle bâʿis-i bürûdet olur mevâddan iki maddenin tanzîmi iltimâsiyle defʿ-i teşvîş-i hâtır etmek iddiʿâsında oldukların elçi-i mersûm tercümân-ı mesfûrun kārûre-i müzahrefât ve ebâtıl olan kevre-i hâfızasına ilkā ve ol dahi mânend-i hûk-i leng ü lûk gelüp me'mûriyyetini ifâde ve inhâ eyledi.
Madde-i ula:
Bosna hudûdunda vâkiʿ Nemçe memâlikinde Hırvadlık ve sâir arâzi-i Nemçe nehr-i Una ve nehr-i Sava ile tahdîd ve tarafeynden zikr olunan nehirler tecâvüz olunmamak takayyüd olunmuşiken Bosnalu tarafından mugāyir-i ahid-nâme ve hudûd-nâme tahattî ve tecâvüz ve Hırvadlık eyâletinden vâfir arâzi zabt ve el-yevm tasarruflarında olmağla işbu zabt olunan arâziyi Devlet-i aliyye Bosnalu yedinden nezʿ ve Nemçelü'ye istirdâd ve defʿ etmek.
Madde-i sâniye:
Nehr-i Tuna'nın sâhil-i yesârında Ada kalʿası mukābilinde vâkiʿ olan İrşova kasabasının tarafeyn memâlikine irtibât ve ihtilâtı hasebiyle Nemçelü'nün lezârâta ve gümrük nizâmlarına halel verüp defʿan li'l-ihtilâl kasaba-i merkümeden ve ana muttasıl arzan bir kurşum menzili ve tûlen meşy-i muʿtedil ile üç çaryek mikdârı olan arâziden Devlet-i aliyye keff-i yed etmek ve bu iddiʿâlar zuʿmlarınca ahde mebnî (V₁/102-a) olup zîrâ Devlet-i aliyye tarafından bir sene müddet zarfında icrâsı meşrût olan nehr-i Rezne icrâ olunmayup icrâsı ise meşrût ve o müddetde adem-i icrâsına nazaran istihkāk zabt-ı mefkūd ve meskûtdur deyû ityân-ı delîl-i pür-tesvîl eylediklerinden gayri şîve-i ıtmaʿ ile bir gûne sanʿat dahi ihtirâʿ ve îcâd ve sûret-i zâhirde merâmları tehvîn ve teshîl-i maslahat idüğün îrâd eylediler. Sûreti bu ki istirdâdı iltimâs olunan arâzî müddet-i vâfireden berü ehl-i islâm tasarruflarında olmak mülâbesesiyle sekenesinin baʿzısı bağât ve ebniye ve sâir emlâk peydâ etmeleriyle istirdâd-ı arâzî murâd olunduğu hâlde bunların mutasarrıf oldukları emlâkden mahrûm olmaları iktizâ eder. Nemçe imparatorunun ise maksûdu maddenin ber-vech-i suhûlet husûlü olup bu sebebden sekene-i merkümenin hırmânını adem-i tecvîz ve farzâ arâzi-i mezkûrede sâkin olanlar emlâklerinden dûr ve vilâyetlerinden mehcûr olmağı istemeyüp kemâ-kân vatanlarında ikāmete hâhişger olur ise cevâmiʿ ve ibâdet ve kisb ü menfaʿatlerine katʿâ taʿarruz ve mümânaʿat olunmayup muʿâf ve müsellem olalar ve eğer ikāmet murâd etmeyüp sâir bilâd-ı islâmiyyeye hicret arzusunda olurlar ise kendülerini zarardan siyânet ve emlâk ve vâridâtlarına terâzî-i cânibeyn ile takdîr-i bahâ ve kıymet ve der-akab teslîmine mübâşeret olunmak ve iltimâs olunan arâzî işbu haritadan maʿlûm olur de-
yû tercümân-ı mesfûr haritayı i'tâ ve avdet, bir müddetden sonra mesfûr gelüp maddeteyn-i mezkûreteynin tanzîmi zımnında elçiye devleti tarafından ruhsat-nâme geldiğini ihbâr ve tercümesi olarak bir kıt'a kâğıt takdîmiyle Devlet-i aliyye tarafından dahi murahhaslar ta'yîn olunmak lâzım geldiğini iş'âr ve birkaç günden sonra Rusya elçisi dahi gelüp sûret-i tecâhülde Nemçelü'nün maddesini istifsâr ve bu maddeler bizim ticâret ve Kırım maddelerimizin ibtidâlarında tereddüd izhâr olunduğu misillû tatvîl olunmasa münâsib olur idi, bu husûsu me'mûren söylemem lâkin giderek me'mûr olacağım âşikârdır deyû Nemçe ile yek-sâk-ı ittifâk oldukları Devlet-i aliyye tarafından Nemçelü'nün merâmlarına müsâade olunmadığı takdîrde iddi'â eyledikleri muvâfakat-i ahd zu'miyle arâzî-i mezkûreye askerlerini idhâl ve zabt eyleyeceklerini telmîh belki tasrîh eyledi.
İstidrâd:
Mülûk-i eslâf asırlarında bulunan erkân ve ricâl-i umûr-ı devletlerini rü'yetde cism-i vâhid gibi olup miyânelerinde beşeriyyet hasebiyle tebâguz ve tenâfüs hudûs eder ise dahi umûr-ı mülkiyyelerine tecâvüz etmeyüp uhdelerinde vukūʿ bulan havâdis-i kevniyyenin zarar-ı muʿaccel ve fesâd-ı mü'eccelini kemâl-i tabassur ile mülâhaza ve tefekkür ve yalnız bulundukları asrın salâh ve (V₁/102-b) âsâyişi mültezemleri olmayup nice eyyâm ve a'vâmdan sonra zuhûr eyleyecek mazarrat-ı mülkiyyeyi i'mâl-i efkâr-ı sâkibe ve idâre-i per-kâr-ı ârâ-i sâibe ile fi'le çıkarup defʿiyle takayyüdleri ahvâl-i eslâfa vâkıf olanların ma'lûmlarıdır. Binâberin Nemçelü ile Belgrad altında elliüç târîhinde vâki' olan musâlahada dâimâ bâʿis-i güft-gû olan hudûd keyfiyyeti ki kemâ-yenbagî müzâkere olunmayup emr-i heyyin ve bahs-i leyyin misillû vakt-i âhara ta'lîk olunmağla birkaç defʿa Âsitâne-i saʿâdet'de mevâdd-ı mezkûrenin müzâkeresi sebkat ve hayli mu'âreze ve münâkaşadan sonra baʿzı mevhûm ve tarafeyne ihtimâli mefhûm iyâdet-i rekîke ile sened ahz ü i'tâsına mübâderet olunduğundan gayri Bosna cânibine taʿyîn olunuan muhaddidler maddenin fesâdından ihtirâz ve ictinâb ya'ni i'âde-i harb ü darb gāilesinden devleti reh-yâb etmek kasdiyle olduğuna göre katʿ-ı hudûda şitâb ve bir gün Bosna'da ikāmete cesâret edemeyüp sûret-i firârda iyâbları Bosna ahâlisinin baʿzı müsinn ve ihtiyârlarının ma'lûmlarıdır. İşte min-gayr-i te'emmül katʿ olunan hudûdun nihâyeti ve senede derc olunan kuyûd-ı meşkûkenin mazarratı şimdi gelüp görüldü. Biz yine sadede gelelim, Bosna hudûdu bâlâda zikr olunan nehirler ile mahdûd olduğu hudûd-nâmelerde musarrah olduğuna nazaran Nemçelü'nün iddi'â eyledikleri arâzî Bosnalu'nun tecâvüziyle zabt olunmuş ise, da'vâları bî-ma'nâ olmayup ancak bu kadar müddetden berü derûnunda tavattun ile alâka ve emlâk tedârük eden ehl-i islâmı izʿâc ve yerlerinden ihrâc gāyetü'l-
gāye tekellüf ve meşakkate muhtâc ve bâ-husûs hakîkat-i mâddeden gāfil ve Devlet-i aliyye'nin gavâmız-ı ahvâlinden bî-haber ve zâhil olan baʿzı eclâf-ı nâsın sihâm-ı taʿn u dahline âmâc olmak ihtimâlden baʿîd değildir. Hakk teʿâlâ me'mûrlara muʿîn ve iʿtirâz-ı nâ-be-câ ile jâj-hâ olan eşhâs-ı mütekāsirü'l-ukūle insâf vere, âmîn. Nemçelü'nün diğer matlûbları olan İrşova, Ada kalʿası gibi bir maʿkıl-i metînin bâbı ve ser-rişte-i maksûdun vesîle-i hall-i akde vü tâbiʿ olduğuna binâen vükelâ-yı devlet dağ-ber-dil belki dâmen-şikâf-ı sabr u tahammül etmişdir. Eş-şey'ü bi'ş-şey'i yüzker. Milel-i nasârâya vechen mine'l-vücûh iʿtimâd câ'iz olmayup husûsâ vakt-i muhârebede ittihâd-ı dîniyyeleri olan ehl-i küfrü koyup islâma iʿânetleri muhâl iken hüdâvendigâr-ı sâbık zamânında ser-be-ceyb-i fırsat olan aʿdâ-yı hazlân-maʿâl Nemçe keferesi Devlet-i aliyye'yi iğfâl ve baʿzı (V₁/103-a) ivaz mukābelesinde harben ve selmen Moskovlu'yu ilzâm etmekle taʿahhüd edüp hattâ Leh derûnuna asker idhâl ve müteheyyî-i harb ü kıtâl olduklarını izhâr ile tertîb-sâz-ı mekr ü ihtiyâl ve encâm-ı kâr hasm ile mukaddemâ miyânelerinde nihânî karâr-gîr-i nizâm olan Leh mukāsemesinde duhûl-i matlûbları olan mahalleri memleketlerine izâfe ile nâ'il-i me'mûl olduklarına kanâʿat etmeyüp diğer fâ'idelerinin husûlüne dahi ibtidâr ve masârif-i kesîreye ibtilâ iddiʿâlarıyla Devlet-i aliyye tarafından gayr-i ez-nakd mevʿûd olan Boğdan kıtʿasını talebinde izhâr-ı ısrâr eylediklerinden gayri zikr olunan İrşova maddesini dahi der-meyân eylediklerinde taʿahhüd-i sâbıklarını icrâdan iʿrâz ile incâz-ı vaʿd-i devlete musırr oldukları her hâlde tabîʿat-i mülke muzırr olduğuna binâen sadr-ı asr ve re'îs-i vakt bulunan müteveffâ İzzet Mehmed Paşa ve İsmâil Paşa ve sâ'ir erkân-ı devlet kıbelinden şartın adem-i ibkāsı illet ittihâz olunarak matlûblarının defʿine her çend saʿy ü kûşiş olundu ise müfîd olmayup Rusyalu ile dahi henüz emr-i musâlaha tanzîm olunmuş olduğundan redd-i cevâb îrâdı âteş-i harbin mûcib-i îkādı olacağı taʿayyün eylediğinden ihtiyâr-ı ehven-i şerreyn fâ'idesi üzere incâz-ı vaʿd olunup İrşova maddesi dahi baʿde'l-leta ve'l-leti gümrük ve lezârete nizâmlarına halel veren mevâniʿin defʿiyle ve taʿarruzları iddiʿâ olunan İrşova ahâlisinin te'dîbleri şartıyla meskûtun anh kalmışidi. Bu defʿa Bosna'dan matlûbları olan arâzînin ber-mûceb-i ahid-nâme-i hümâyûn nizâmı vaʿd olunarak İrşova maddesinden keff-i yed etdirilmek gerçi vükelâ-yı devletin hâtırlarına lâyih oldu, lâkin hasmın râzı olacağı maʿlûm olmayup farazâ bu sûret-i marzîleri oldu. Arâzî-i Bosna içün lâ-mahâle sened iʿtâ olunması iktizâ eder. Bu tarafda sened verilüp baʿdehû Bosna vâlîsine keyfiyyet ifâde olunduğu hâlde mahall-i mezkûrede mukîm olan serhadlünün îkāʿ-ı fesâdlarını müstelzem olup bu hücnetin indifâʿı içün arâzî husûsunun müzâreke ve tanzîmi Bosna vâlîsine
ba-ruhsat-nâme-i hümâyûn havâle ve ol tarafdan dahi hudûd cenerali yahud bir âhırı terhîs olunmak mukāvele ve bu tarafda elçiye ifâde ve sâir bu ahvâle dâir olan keyfiyyât kaleme alınup vücûh-ı nâs huzurunda kırâ'at ve herkesin mâ-hasal fikri ihtiyâr olunmak taraf-ı mülûkâneden lede'l-istîzân akd-i meclis-i meşveret irâde olundu.
Zikr-i iddiʿâ-yi Nemçe baʿzı arâzî ez-Bosna ve kasaba-i İrşova
Attribution
- Citation:
- "Zikr-i iddiʿâ-yi Nemçe baʿzı arâzî ez-Bosna ve kasaba-i İrşova", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_102.html
Item Details
- Title:
- Zikr-i iddiʿâ-yi Nemçe baʿzı arâzî ez-Bosna ve kasaba-i İrşova
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1198
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota