Âmeden-i haber-i vefât-ı muhâfız-ı Belgrad sadr-ı esbak İzzet Mehmed Paşa

Vezîr-i müşârün-ileyh birkaç gün (108-a) dârü'l-cihâd-ı Belgrad'da gunûde-i pister-i bîmârî vü renc ve evâil-i Rebîʿülevvelde terk-i sarây-ı sipenç edüp Belgrad muhâfazasına bu esnâda bir vezîr-i sütûde-tedbîrin taʿyîni lâzime-i hâlden olduğuna binâen zikr olunan Belgrad muhâfızlığı hâlâ Mora muhassılı olan Vezîr Râif İsmail Paşa hazretlerine tevcîh ve bir an akdem hizmet-i muhâfazaya vusûlü sâdır olan emr-i celîlü'ş-şân ile tenbîh olundu. Bu takrîp ile münhâl olan Mora muhassıllığı ile Kandiye muhâfızı Vezîr Melek Mehmed Paşa nâ'il-i merâm ve Kandiye ile Eğriboz muhâfızı Vezîr Genç Mehmed Paşa şîrîn-kâm oldu. Tercüme: Müteveffâ-yı müşârün-ileyh Rum Mehmed Paşa ahfâdından Hüseyin Bey nâm kimesnenin necl-i necâbet-güsteri ve ferzend-i arâkat-perveri olup bin yüz otuzaltı târîhinde Bolu sancağı muzâfâtından Çarşanba kazâsına mülhak Beylik nâm karyede mütevellid ve süllem-i fark u temyîze mütesâ'id oldukda, Nazm: تنقل المرء في الآفاق يكسبه محاسنا لم يكن فيها ببلدته أما ترى بيدق الشطرنج اكسبه حسن التنقل فيها فوق رتبته mefhûmunu mukaddime-i netîce-i âmâl ve kıble-gâh u ikbâl olan Âsitâne-i saʿâdet-ittisâle sevk-i matiyye-i istiʿcâl edüp merâ'ir-i der-hâst ü niyâzı baʿzı nâfizü'l-kelim kimesnelere murtabıt ve hüsn-i terbiye ve tervîcleriyle silk-i teberdârâna münharıt olmağla iktisâb-ı ilm ü hünere saʿy ü verziş ve tahsîl-i maʿârife cidd ü kûşiş edüp az vakitde ber-muktezâ-yı kābiliyyet (108-b) sâhib-i bidâʿa ve maʿrifet olduğuna binâen kâtib-i ağa-yı Darüssaʿâde hulefâsına iltihâk ve çok geçmeden kapu hasekiliği ile necm-i ikbâli bâhirü'l-işrâk olup bir müddetden sonra hasbe't-tarîk baş halîfelik ile kâm-rân ve ağalar katında bey-halîfe şöhretiyle velvele-endâz-ı cihân ve mağbût-ı emsâl ü akrân olmuşidi. Bây ü gedâ ve pîr ü bernâ ile olan hüsn-i ülfet ve ünsiyyeti ve tehi-dest olan dil-şikestelere hasbî iʿâneti ağaların inkılâb-ı devr-i pür-cevrlerinde bi-hasebi't-taʿalluk kendüye lâzım gelen muʿâhezeden rehyâb-ı necât olmasını îcâb ve belki husûl-i emeline min-akve'l-esbâb olup Darüssaʿâde ağası yazıcılığı ile mükerrem ve muhavvel-i zimmet-i himmeti kılınan umûrda sadâkat ve istikāmeti كناز على علم olduğu hâlde, [Mısra]: توقع زوالا اذا قيل تم fehvâsı üzere şems-i ikbâli giriftâr-ı mahâk-ı zevâl ve âlem-gîr olan şöhreti isâbet-i aynü'l-kemâl ile mütekārib-i hayyiz-i izmihlâl olup yaʿni dûdmân-ı teberdârân refʿinde hüdâvendigâr-ı sâbık hazretlerine adem-i mümâşât ve menʿ ü defʿi husûsunda haylice münâkaşa ve bast-ı mukaddemât edüp muhâlefet ve gayr-i tevâfuku mûcib-i heyecân-ı gazab-ı sultânî olmağla der-akab maʿzûl hattâ verâsından deşne-endâz oldukları dahi menkūl olup müd- det-i kitâbeti mütemâdî olmadığından kesret-i deyn ile mübtelâ-yi ıztırâb-ı azîm ve kāinpederinin hânesinde bî-zer ü sîm tufeyli sûretinde mukīm (109-a) ve akārib sıfatında olan ekāribden an be-an sitem-âmîz sohbetler istimâʿiyle mütehammil-i bâr-ı imtinân ve şeb-zinde-dâr-ı âh u figân iken "Dığatün ʿalâ ibâletin" meseli mefhûmunca sâkin oldukları hâne dahi sûzân ve ism-i mâl ıtlâk olunur her neye mâlik iseler baʿzısı muhterik ve baʿzısı nühbe-i dest-i gāret-gerân olmağla sâhib-i hâne bu kazâ-yı rabbânîyi müşârün-ileyhin şe'âmet-i kademine haml ve kinâye tarîkiyle mukaddemâ ibrâz eyledikleri taʿrîzâtı sarâhaten nakl eyledükleri hâlde, [Mısraʿ]: "Fî-adyafi'l-vakti ye'be'llāhu bi'l-fereci" mâ-sadakı üzere hakkında gayret-i ilâhiyye bedîdâr ve Sultan Mustafa Hân -eskenehullāhu fî-gurafi'l-cinân- hazretleri muhterik olan mahalleri geşt ü güzâr eder iken vîrânede mütenekkirü'l-hey'e müşârün-ileyhin teftîş-i mismâr ve tarsîf-i ahcâr eylediğini görüp baʿde's-su'âl ahvâl-i nâ-be-sâmânına kesb-i ıttılâʿ ve hakkında pertev-i merhamet ü şefakatleri iltimâʿ ve bir mikdâr atiyye ile tatyîb ve tekrâr yazıcılık hizmetiyle nihâl-i bî-berg ü bâr-ı ikbâlini tartîb buyurmuşlar idi. Bundan sonra yevmen fe-yevmen nâ'il-i iltifât-ı nâ-mütenâhî ve seksen iki târîhinde Darbhâne-i âmire emânetiyle müftehir ve mübâhî ve cülûs-ı hümâyûn vukūʿunda şehremânetine nakl ü tahvîl ve baʿdehu Âsitâne-i saʿâdet kā'imimakāmlığiyle cerîde-i vüzerâ-yı izâma tezyîl olunup meşhûd olan etvâr-ı sütûdesi hasebiyle nezd-i ferd-i hazret-i tâcdârîde dahi mültefet ve manzûr ve Muhsin-zâde Mehmed Paşa terk-i dâr-ı gurûr eyledikde (109-b) kasâvâ-yı merâtib-i devlet-i ebed-müddet olan sadâret-i uzmâ ile nâ'il-i ibtihâc ü hubûr ve bir müddet tensîk-i şu'ûnât-ı enâma müştagil ve asr-ı mezkûrda şeyhülislâm-ı benâm olan İbrâhim Bey-efendi hazretleriyle Bahâriyye'de bir husûs zımnında münâkaşa ve muhâvere ve lâyık-ı makām olmayacak vechile yek-diğere zebân-dirâzî-i müşâcere sadâretden azline illet-i müstakill olmağla min-gayr-i müsâderetin Aydın muhassıllığı tevcîh ve ihsân ve bir müddetden sonra tasarruf-ı Ümm-i dünyâ ile cezelân ve baʿdehu Rakka ve Sivas ve Erzurum eyâletlerine vâlî ve hüsn-i sîret ve sülûku teshîr-kerde-i kulûb-i ahâli ve bir mansıbdan şâkîsi zuhûr etmediği müceddeden bâʿis-i nümüvv-i devha-i ikbâli ve tarafına vesîle-i meyl ü rükûn-ı şehriyâr-ı pür-maʿâlî olup Silâhdâr Mehmed Paşa vefâtında mükerreren sadrıazam ve rücûʿ-ı rûh-ı izâfîsi ile dil-şâd ü hurrem olup nakz u ibrâm-ı ahvâl-i enâm ve fesh ve ihkâm-ı umûr-ı hass u âmm ile iştigāl hi- lâlinde mişvârı maʿlûm baʿzı eşhâs vesâvis-i şeytâniyye gibi dâire-i vücûduna vülûc ve ale'l-husûs âleme maʿlûm olan sû-i karîni dahi şâhik-i melʿanete urûc edüp müşârün-ileyhi tekdîr-i ricâl ve celb-i emvâle tahrîs ve aʿyün-i nâsda olan mahâbet ve kudreti tenzîl ve tenkīs eylediğinden gayri bi-hikmeti'l-lâhi teʿâlâ eyyâm-ı sadâretinde harîkin kesreti ve bu mülâbese ile tekevvün eden erâcîfin vefreti hattâ baʿzı harîkde halkın kendüye olan itâle-i lisân ve şetim ü mezemmeti vesîle-i kaviyye-i azli olup câh-ı vâlâ-yı sadâretden maʿzûl ve Filibe'de ikāmet ile duʿâ-yı ömr ü devlet-i pâdişâhîye (110-a) meşgûl iken sadrıaʿzam hazretlerinin hüsn-i terbiye-i munsıfâneleriyle Belgrad muhâfızlığı tevcîh ve ihsân ve sarsar-ı idbâr ile muntafî olan çerâğ-ı ikbâli müceddeden fürûzân kılınup bir müddet emr-i muhâfazada kemâhüve'l-merâm kıyâm ve işbu Rebîʿülâhir evâilinde pençe-i saht-gîr-i hâdimü'l-lezzâtdan tahlîs-i girîbân edemeyüp rûh-ı pür fütûhu hazîre-i Kuds'e hirâm eyledi. Müşârün-ileyh mütemekkin ve vakūr ve sâhib-i akl u şuʿûr olup maʿârif-i cüz'iyyeden behre-dâr ve hüsn-i hulk ve tahâret-i zeyl ile şöhret-şiʿâr olduğundan gayri Devlet-i aliyye'nin hayır-hâh ve sadâkat-kârı ve muhâfaza-i ırz u nâmûs-ı saltanat hülâsa-i efkârı ve bâ-husûs ketm-i esrârda yegâne-i zamân ve her vechile mahfûzü'l-lisân olup fukarâ ve zuʿafâya mâide-i inʿâmı mebsût ve katı çok ehl-i kulûbu kendüye bu tarîk ile merbût edüp vâlî olduğu memâlikde sâlik-i menhec-i adl ü dâd ve hükümrân olduğu mahallerin ahâlîsi me'lûf oldukları tekâlîf-i mâ-lâ-yutâkdan vâreste ve âzâd ve bir şahıs Âsitâne'ye gelüp zulmünden girîbân-ı çâk-i şikâyet ve feryâd olmadığı ve bir kimseye umûr-ı dünyeviyye içün dil-teng ve izmâr-kîn etmediğinden gayri hakkında sîâyet ve isâetleri mütehakkik olanlara hüsn-i mükâfât âdeti ve hattâ karîb ve karîni olan şahsa maʿlûm-ı enâm olduğu vech üzere irhâ-yı inân etmesi eyyâm-ı nikbetinde kendüden müşâhede eylediği cevr (110-b) ü ezânın mücâzâtı olduğunu baʿzı mahremleri rivâyet ve cüstcûyân-ı maʿâyib ve mesâlib-i nâs olanlar batâetinden gayri hakkında isnâd eyleyecek bir şey bulmayacakları ittifâk-kerde-i erbâb-ı nasâfetdir.
Attribution
Citation:
"Âmeden-i haber-i vefât-ı muhâfız-ı Belgrad sadr-ı esbak İzzet Mehmed Paşa", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_072.html
Item Details
Title:
Âmeden-i haber-i vefât-ı muhâfız-ı Belgrad sadr-ı esbak İzzet Mehmed Paşa
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota