Merhûm Enverî Efendi Babadağı Kasabası'nı meblağ-ı ʿilmi kadar keşf ve bâğ ü râğını vasf edüp, makālesinde habt ü zelel ve tahkīkātında kusûr u halel olduğu, bürhân-ı ʿaklî ile müdellel olmağla, bu bâbda ʿabd-i kem-bizâʿaya müşâhadeten maʿlûm ve sikāt-ı ruvât ile mefhûm olan baʿzı âsâr-ı coğrafîler revişinde-nakş ü nigâr ve reh-âverd-i mecâlis-i muhtebirân-ı ahvâl-i rûzgâr kılındı. Babadağı kırk yedi derece tûl ve kırk beş derece ʿarzda otuz sekiz derece inhırâf-ı kıble ile iki bayır arasında sazlık ve bataklık düz dere içinde hayli vâsiʿ bir şehir olup, Sultân Bâyezîd-i Velî kurşun örtülü bir câmiʿ binâsıyla şehr-i mezkûru tezyîn eylemişdir. Bundan başka vüzerây-ı ʿizâma mensub, birkaç câmiʿ ve iki üç çifte hammâmı ve maʿmûr hân ü esvâkı olup, seferler esnâsında Serdâr-ı ekremlere baʿzan meştâ olmuşdur. ʿAn-asl mâ-i cârîsi olmayup, âbârdan celb olunduğuna binâʿen, ihrâc olunan âbın üç sâʿat geçmeden tatarruk-fesâd ile istiʿmâle selâhiyyeti olmadığı maʿlûmdur. Şehrin garb tarafında dâmen-i kûhda Yûsuf Paşa Çeşmesi nâmında iki masura kadar bir suyu olup, andan gayri şurba sezâ suyu yokdur. Şehre bir sâʿat mesâfede vâkiʿ Yemeklik Çeşmesi nâmıyla olan suyu Vezîr-i müşârun ileyh kanavât ile getürdüp, şehre icrâ ve birkaç yerde çeşmeler ihdâsıyla ʿatâş-ı nâsı irvâ etmişdir. Şehr-i mezkûrun behârı ferah-fezâ ve envâʿ-ı ezhâr ile nümûne-nümâ-yı cennetü'l-me'vâ olup, hânelerinin ekserî müttesiʿu ferâh-nâk ve eşcârı birbirine iştibâk ile selvet-bahş-ı dil-i gamnâk olup, agsân ü efnânında lâne-gîr olan kumârî vü tuyûr escâʿ-ı dilsûz ve terennümât-ı hâtır-ı fürûz ile kulûb-i hâfikaya bahşende-i sükûn u sürûr olduğundan [M2 78] başka, sahrâları sebze-zâr ve tilâl ü cibâli atlas-ı hadrâ ile kisve-dâr olup, ancak ehâlîsinin ekserîsi terk-i salât ile şöhret-şiʿâr ve vakt-i duhâya dek hâb-ı gafletle âvâre-i feyz-i eshâr olduklarından fazla, kâr u kisbleri ebnây-ı sebîli verây-ı eşcârdan darb ile nehb ü selb ve bi'l-müvâcehe on neferi iki nefere mukāvemet edemediği mücerreb-i erbâb-ı harb olup, cümlesi kesel ü batâlete meftûn ve iki üç sâʿat mahalde kûh-sârları eşcâr ile meşhûn iken, hânelerinde hâzır olan ʿarabalarını iʿmâl etmeyüp, askerîden taleb-i hatab ile zarûretlerin defʿ ede-geldikleri sıhhate makrûn bir emr-i
garâyib-nümûndur. Vech-i tesmiyesine sebeb olan Baba nâm kimse, şehre müşrif cebelin zirvesinde medfûn ve kubbe vü hîtân tekellüfünden bîrûndur. Ehâlîsi baʿzı hârik-ʿâde şey' nakliyle kerâmetini beyân ü işâʿat ve baʿzı nüzûr u kurbân ile vâsıl-ı maksad olduklarını rivâyet ederler. Şehrin kurbunda Kara-denizden münşaʿib bir gadîr-i kebîr olup, selefde Kazak kayıkları girüp, şehri gāret ederler idi. Kayık gelecek boğaz sed ile tahsîn ve şehir gāretden te'mîn olunmuşdur. Zikr olunan gadîre havâle Yeni-sâle nâmında bir harâb kalʿa olup, âsârı bâkīdir. Kurbunda el-yevm meşhûd olan karye kalʿaya nisbet olunmuşdur. İneb ve sâyir fevâkih o havâlîde Hudâ-yı nâbit kabîlinden olup, ehâlîde himmet ve sanʿat-ı filâhata kābil meleke vü tabîʿat olsa, ʿumûmen esmâr ü fevâkihi aʿlâ olup, etrâfdan celbe zarûret ilcâ etmez idi. Şehr-i mezkûr ʿan-asl vesîʿu'l-ercâ ve maʿmûr bir şehr-i bî-kusûr iken, surûf-i rûzgâr ile harâbe-zâr ve el-hâletü hâzihî sagīr bir kasaba şeklinde nümû-dâr olmuşdur.
“Böyledir reftâr-ı çerh-i kec-i şitâb
Bir mahal maʿmûr olur gâhî harâb”
İstıtrâd
Attribution
- Citation:
- "İstıtrâd", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_731.html
Item Details
- Title:
- İstıtrâd
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1183
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota