Müşârun ileyh Âsitâne-i saʿâdet sekenesinden bir şahs-ı zaʿîfü'l-hâlin oğlu olup, gün be-gün nemâdâr-ı ʿömr-i ʿazîz ve mümeyyiz-i miyân-ı sîm ü erzîz oldukda, Ayasofya Kâtibi Mehmed Efendi'ye intisâb ve ol dahi tenâsüb-i endâmına nazar ile miyâne-i hademeden merkūmu letâyifü'l-hiyâl beyti gibi intihâb edüp, zamîrine semîr ve sadr-ı sürâdikāt-ı umûruna emîr etmişidi. Baʿdehû silk-i teberdârân-ı serây-ı ʿatîka münselik ve dâd-ı Hudâ olan Dâvûdî sadâ ve hüsn-i nağm ü nevâya mâlik olduğundan, baʿzı kavâbil-perver recâsıyla ağayân-ı kîlâra ilhâk ve müezzinlik ile mazhar-ı eşfâk kılınmışidi. Birkaç mâh murûrundan sonra Müezzin-başılık ile hâne-i hâssaya dâhil ve ricâl-i erbaʿîne mütevâsıl olup, yoluyla katʿ-ı derecât ü merâtib ve giderek câh-ı refîʿ-i Silahdârî ile kesb-i ehass-ı metâlib edüp, devr-i ʿOsmân Hânî'ye gelinceye dek hilâl-i ikbâli nühüfte-i tahte'l-gaym istitâr ve baʿdehû bedr-i evc-i rifʿati bâhiru'l-envâr olup, bu reviş ü reftâr ile makām-ı Atabegî'de merciʿ-i sigār ü kibâr ve muʿavvel-i kâr-fermâyân-ı rûzgâr ve belki sebeb-i husûl-i meʾârib ü etvâr olmuşidi.
Hekîm-zâde ʿAli Paşa ʿazlinde Sadr-ı vâlâ-makām ve kâfil-i umûr-ı hâss u ʿâmm olması merkûz-i zamîr-i Şehriyâr-ı enâm iken, beyâz safha-i cemâli hilye-i mehâsinden hâlî olmak ʿilletiyle bir müddet teʾhîr-i maslahat tasvîb ve Nâyilî ʿAbdullah Paşa Sadr-ı Devlet'e takrîb olunmuşidi. Bir zemân kuvve-i fikriyye ve imdâd-ı nazar ve hüccet-i ʿameliyye ile âzmâyiş ü tecribe-i umûr ve vukūf-i ahvâl-i cumhûr kasdıyla müntehây-ı merâtib-i beşeriyye ve kusvây-ı derecât-ı insâniyye olan câh-ı vâlây-ı Vezâret'le müşârun ileyhe Nişâncılık tevcîh ve beyne'l-akrân kadr u iʿtibârı terfîʿ u tenvîh ve doksan dokuz gün murûrunda Sadâret-i ʿuzmâ ve Vekâlet-i kübrâ ile mâlik-i mekālîd-i
umûr-ı Devlet ve nâyil-i dest-mâye-i kemâl-i saʿâdet olup, bu niʿmet-i celîlenin kadrini ve bu rütbe-i ʿazîmenin şükrünü îfā ve mecârî-yi Devlet-i ʿaliyye üzere her mâddeyi lede'l-iktizâ ibkā vü ilgā [M1 69] lâzım iken tamaʿ-ı tabîʿî ve hırs-ı cibillî, perdedâr-ı çeşm-i basîreti olup, dünya ve ʿukbâda zararı derkâr olan semt-i irtișâya meyli ve kizb ü dürûga müteʿallık kavli giderek sâmiʿa-i hümâyûna ilkā ve hakkında gazab-ı Pâdişâhâne rû-nümâ olup, altmış dokuz muharreminin on dokuzuncu günü mühr-i Sadâret yedinden nezʿ ve mahnûkan semt-i ʿukbâya defʿ olundu. Müddet-i sadâretleri altmış üç gündür. Müşârun ileyh müşekkel ve mehîb ve kāmet-i bâlâ ile misâl-i gusn-i ratîb, burûtu binâ-gûşuna mülâsık ve aʿzâsı vücûduna muvâfık olup, ancak ünf ü nahvet ve kibr u ruʾûnetden gayr-i hâlî ve iʿrâz ü nefsâniyyet hülâsa-i meʾâl-i ahvâli olup, bir kāyid-i hayr-hâh semtinde bulunsa idi ve ecel fursat verse idi tarîk-ı rüşd ü felâha zehâbı ve giderek feyz ü kemâl iktisâbı mümkinât-ı umûrdan idi.
Terceme
Attribution
- Citation:
- "Terceme", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_160.html
Item Details
- Title:
- Terceme
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1169
- Source:
- Nevzat Sağlam
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota