Nefy-i İsmetî İsmail Efendi ve emîn-i surre şüden-i Pankuduz-zâde Lûtfullah Ağa

Beher sâl mevsim-i hac hulûlünden birkaç mâh mukaddem Âsitâne-i saʿâdet'de surre emîni nasb olunmak kāide-i kadîme-i Devlet-i aliyye'den iken sadr-ı sâbık Halîl Paşa'nın vâlide-i kühen-sâli hâhiş-ger-i tavâf-ı beyt-i Hüdâ olup şâibe-i ʿukūk terettübü havfından nâşî menʿ ü te'hîr semtine adem-i zehâb ile esbâb-ı râhat ve âsâyişini tasavvur ve ez-cümle hazînedârı olan Bekir Ağa'nın surre emîni nasb olunmasını tefekkür edüp o esnâda baʿzı avârız hüdûsu azîmet-i mezkûrenin fesh ü te'hîrini îcâb ve mevsîm-i hac dahi takarrüb etmiş bulunup vakt ü zamâniyle bir kimesnenin surre emîni nasb olunmadığı gāilesi müşârün-ileyhi pür-fikr ü ıztırâb edüp azlinden beş-on gün mukaddem Filibe nâzırına âdem irsâl ve surre emâneti işrâbiyle ifade-i hâl ve (178a) kudûmunda istiʿcâl ve sadâretden infisâlleri akabinde nâzır-ı merkūm vürûd ve hizmet-i mezkûrenin idâresinde kudreti mefkūd olduğunu etrâfa işâʿada bezl-i mechûd edüp merkūmun âvâze-i adem-i kudreti resîde-i sâmiʿa-i hazret-i hilâfet-penâhî ve bu makūle mâldâr olmayan kimesnenin rü'yet-i umûr-ı hüccâcda acz ü tahayyürü zâhir olacağı bedîhî olmağla mücerred hüccâc-ı müslimîne şefakaten şahs-ı âhar-ı muktedirin surre emânetine nâmzed ve taʿyîn olunması husûsuna irâde-i seniyye taʿalluk eylediğine binâen bir ferde tahsîs olunmayarak dört-beş kimesnenin surre emâneti irâdesine istitâʿe ve liyâkati ve kāimimakām-ı ʿâlî-makām hazretleri tarafından rikâb-ı kâm-yâb-ı hüsrevâneye arz olunup arz olunan kimesnelerden nazarı katʿ ile şehremîni olan İsmetî İsmail Efendi sâhib-i miknet ü iktidâr ve kuvvet-i mâliyyesi olduğu âşikâr olmakdan nâşî surre emîni nasb olunmak irâdesine mebnî hatt-ı hümâyûn-ı şevket-makrûn şeref-rîz-i sudûr olmağla efendi-i mûmâ-ileyh kapuya getürdilüp keyfiyyet mahsûsu oldukda hizmet-i mezkûreden izhâr-ı tecânüf ve tereddüd ve hilʿat teklif olundukca adem-i kabûl zemîninde arz-ı sebât ve tecellüd edüp encâm-ı kâr ibrâm ve ısrâr ile merkūma iksâ-yi hilʿat (178b) ve havf-ı sarf-ı mâlden terettüb eden cezaʿ ve fezâʿına rağbet ile icrâ-yi me'mûriyyet olunmuşidi. Mûmâ-ileyhden teheyyü ve tezevvüde dâir bir vazʿ u hareket sâdır olmadığından gayri istiʿfâ kasdiyle zebân-ı dâd ve figānı tîz ve erkân-ı saltanatı taʿcîz edüp her ne kadar pend ü nasîhat olundu ise, [Mısra:] محضتني النصح لكن لست اسمعه kavliyle âmil ve me'mûriyetinin imkânı tarafına adem-i meyl ile mükteseb kazâ-i hâil olduğu müteʿayyin oldukda zuhûr eden nükûl ve adem-i kabûlü bâʿis-i peşîmânî ve nedâmet ve hakkında âhâr gûne muʿâmele icrâsına bâʿis ve illet olacağı ifade olundukda hizmet-i mezkûrenin kabûlünü sehl-i mümteniʿ sûretinde görülen baʿzı devâhîye taʿlik ve taraf-ı mîrîden yetmiş bin guruş iddiʿâsiyle mahsûs takrîr tenmîk ve zikr olunan meblağdan mâʿadâ üç senelik mukātaʿaları fâizâtı nakden Darbhâne-i âmire'den verildiği takdîrde surre emânetini kabûl ve taʿahhüd ve illâ her ne gûne ukūbet hayyiz-i imkânda ise bilâ-tereddüd tahammül edeceğini beyân ile dâmen-efşân-ı taʿannüd ve kâr-fermâyân-ı devlet taraflarından mîrîde olan matlûbâtı tefakkud olundukda iddiʿâsı gayr-i sahîh ve muhâsebesi rü'yet olunur ise taraf-ı mîrîde cüz'î alacağı çıkacağı emr-i sarîh olduğu defterdâr efendi tarafından iʿlân ve bu keşmekeş ile mevsim-i (179-a) hâc güzerân edeceği nümâyân olduğuna binâen merkūmun keyfiyyeti mübârek rikâb-ı kâmyâb-ı hüsrevâneye arz u ifâde ve ulü'l-emre adem-i itāʿati sebebiyle hâceliği refʿ ve Soğucak kalʿasına nefy ü defʿ olunması irâde buyurulup der-akab irâde-i aliyye icrâ ve çavuş mübâşeretiyle menfâsına isrâ olundu. Merkūm bu mâdde-i hatar-nâkde ser-dâde-i vâdî-i gaflet ve hubb-ı mâl ü câh sevdâsiyle varta-i hevl-nâkden nefsini siyânet edemeyüp beyhûde şinâver-i bahr-i ruʿûnet ve huşûnet olduğu zâhirdir. Farazâ surre emâneti tarafına tevcîh olunduğu gibi izhâr-ı şâdmânî ve beşâşet ve imkânı mertebe tehyi'e-i levâzım-ı zarûriyyeye saʿy ü gayret ve nihâyet-i emirde kırk-elli kiseye ihtiyâç mess etdiğini tazarruʿ ve meskenet ile ifâde ve darbhâneden istikrâz dâʿiyesine düşse idi şimdiye dek hezâr-bâr tecrübet-güzâr-ı ulü'l-iʿtibâr olan kemâl-i merhamet ve şefekat-i tâcdârî mûmâ-ileyhin hakkında dahi cilve-ger-i sâha-i şuhûd ve matlûbu kadar karz müsâʿadesine mazhariyetle emsâl ü akrânına mahsûd olup bu gāile-i hâileden rehyâb-ı semt-i necât ve vaktiyle nâil-i hüsn-i mücâzât olacağı melhûz idi. Biz yine sadede gelelim, Dergâh-ı âlî kapucu-başılarından Pankuduz-zâde Lutfullah Ağa birkaç gün mukaddem (179-b) Âsitâne-i saʿâdet'e vürûd etmiş bulunup kāimimakām paşa hazretleri tarafından merkūm ihzâr ve bu âna dek hakkında envâʿ kīl ü kāl hüdûsiyle mağzûb-ı devlet-i ebed-müddet olduğu işʿâr ve surre emânetini kabûl eylediği hâlde zellât ü seyyi'ât-ı sâbıkası karîn-i safh-ı cemîl ve fî-mâ-baʿd müşârün-ileyh hazretlerinin ahass-ı mensûbât ve ber-keşîdelerinden olacağı beyân ve tafsîl olundukda mûmâ-ileyh izhâr-ı ferâh u sürûr ve bilâ-tereddüd emânet-i mezkûreyi kabûl ile uğûr-ı pâdişâhîde bezl-ı makdûr edeceğini beyân ü tefhîm ve bu keyfiyyet rikâb-ı müstetâb-ı mülûkâneye arz u takdîm olundukda mûmâ-ileyhin ber-minvâl-i muharrer mevkiʿ-i rızâ-cûyîde vâkiʿ olan vazʿ-ı edî- bâne ve tavr-ı sâdıkānesi mûcib-i inbisât-ı tabʿ-ı hümâyûn olup sudûr-ı izn ü ruhsat akabinde mûmâ-ileyhe surre emâneti hilʿati ilbâs ve iksâ ve mezîd-i teveccüh ve iʿtibâr ile derece-i kadr ü şânı aʿlâ olundu.
Attribution
Citation:
"Nefy-i İsmetî İsmail Efendi ve emîn-i surre şüden-i Pankuduz-zâde Lûtfullah Ağa", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_175.html
Item Details
Title:
Nefy-i İsmetî İsmail Efendi ve emîn-i surre şüden-i Pankuduz-zâde Lûtfullah Ağa
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1199
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota