Vefât-ı Şeyhu'l-kurrâ Yûsuf Efendi-zâde ‘Abdullah Efendi

Müşârun ileyh inhitât-ı sinn ü herem sebebi ile işbu zilhiccenin yirmi altıncı günü evvelîn-i pâye-i mirkāt-ı meʿâd olan dâr-ı âhırete vaz‘-ı kadem ve terk-i kârhâne-i ‘âlem eyledi. Müşârun ileyh Yûsuf Efendi-zâde Mehmed Efendi'nin sulbünden bin seksen beş târîhinde tevellüd ve derece-i bülûğ-i rüşde vusûlünde envâr-ı zekâ, nâsıye-i hâlinde tevakkud edüp, vücûhât-ı Kur'âniyye'yi pederinden ve ‘ulûm-i ‘Arabiyye'yi Musâhib Paşa hocası Fâzıl İbrâhîm Efendi'den ve fenn-i Hadîs ve ‘ulûm-i ‘akliyyeyi Kara Halîl Efendi'den ahz u telakkī ve giderek bu ʿulûmda ve sâ'ir fünûnda kabı âlî olmuşidi. Vüs'at-i ʿilm ü edebi misl-i sâ'ir gibi cihanda dâyir ve medh ü senâsı zebân-zed-i ekâbir ü esâgir olup, kırk sekiz târîhinde Çorlulu ʿAli Paşa Sadrıaʿzam iken Serây Hocalığı'na takrîb olunup, kati çok kimse dârü'l-istifâdesinden iktibâs-ı envâr-ı ʿulûm ve istinbât-ı ahkâm-mantûk u mefhûm edüp, bundan sonra teşmîr-i sâk-ı te'lîf ü tedkīk ve âsâr-ı kalem-i muʿciz-rakamı pesendîde-i erbâb-ı tahkīk olup, ez-cümle yirmi sekiz sene zarfında Buhârî-yi şerîfe hüsn-i taʿbîr ile bir şerh-i mufassal tahrîr ve takdîm-i huzûr-i Şehriyâr-ı Felâtûn-tedbîr edüp, bin altûn ve bir kāt libâs-ı fâhir ve bir ferve-i semmûr sıla ve câyizesiyle ikrâm ve şerh-i mezkûru Sultân Mehmed Câmiʿinde binâ buyurdukları kitâbhâneye vazʿ ve kadrine tevkīr u ihtirâm buyurduklarından gayri, Serây-ı hümâyûn Kitâb-hânesinde dirâset eyledikleri Buhârî-yi şerîf hitâm-pezîr ve duʿâ vü senâ içün bir meclis-i hatîr tertîb [M1 38] olunduğu, mesmûʿ-i Pâdişâh-ı rûşen-zamîr olup, bi'n-nefs meclis-i mezkûre kudûm ve o ʿallâme-i Rûm'un tasarrufât-ı ʿilmiyye ve tahkīkât-ı nakliyye vü ʿakliyyesinden tahsîl-i inşirâh-ı sadr ve defʿ-i hümûm edüp, hattâ Buhârî şerhi kitâbhâneye vazʿ olunduğu gün, Ağa-bağçesi'nde biniş olup, müşârun ileyh huzûr-i Hüsrevâne'ye daʿvet ve bu defʿa dahi altı bin guruş ihsân ü inâyet olunmuşidi. Şerh-i mezkûr mütedâvel olan şurûhun cümlesini şâmil ve niçe zevâyid-i fevâyid-i ebhâs ile muʿavvel ve merciʿ-i efâzıl olup, dürr-i semîn gibi nüshası nâdir ve istiktâb ve neşrinden himem-i nâs hayf ki kāsırdır. Fâzıl-ı müşârun ileyhin Kâdî Beyzâvî Tefsîri'nin evâyiline hâşiyesi ve Sahîh-i Müslim'in nısfına dek şerhi ve vücûhâta dâir İ'tilâf nâm te'lîfi ve bu fenne dâyir yirmi kadar risâleleri ve Hayâlî ve Kara Dâvud ve Adâb-ı Mîrî ve Kādı Mîr hâşiyeleri ve sâ'ir fünûndan yirmi yedi kadar risâleleri beyne'l-ʿulemâ mütedâvel ve şübühât ve işkâl-i talebeye medâr-ı keşf ü hall olduğu müberhen ü müdelleldir. Sadr-ı esbak Yeğen Ahmed Paşa müşârun ileyhin bihâr-ı ʿulûmundan iğtirâf ve simâr-ı ifadesinden iktıtâf etmiş bulunduğundan, hacc-ı şerîfe niyyetlerinde me'ûnet-i tarîk ve levâzımât-ı sâ'ireleri Sadr-ı müşârun ileyh tarafından tanzîm ve bin altûn iʿtâsıyle şânı tefhîm olunup, ʿulemây-ı Hicâz ve Şâm gazâret-i ʿilmiyyesine ve ihâta-i zihniyesine ve bâ-husûs ʿilm-i Tefsîr ve Hadîs'de olan takrîr u tahrîrine dil-dâde vü meftûn ve cümlesi o ʿalem-i ʿilm ü dânişden mücâz ü meʾzûn oldu. Altmış sene kadar cevâmiʿ ve medârisde neşr-i ʿulûmdan hâlî olmayup, baʿzan meslek-i şuʿarâ üzere Fârisî ve Türkî manzûme ile tefennün edüp, Hilmî mahlası ile ilâhîleri ve matbûʿ gazelleri olup, ilâhiyyâtından bu beyt teberrüken nakş-ı cerîde-i beyân kılındı. Fezâ-yı dergehin dürr-i kân-ı ʿatâdır yâ Rasûlallâh Cenâbın melceʾ-i ehl-i recâdır yâ Rasûlallâh. Sinni-yi ömürleri seksen iki seneye bâliğ olup, vücûd-i şerîfleriyle teyemmün ve teberrük olunur bir ʿâlim-i ʿâmil ve bir fâzıl-ı kâmil idi. Tüvüffiye ʿallâmetü'z-zemân (توفي علامة الزمان) târîh-i vefâtlarıdır.
Attribution
Citation:
"Vefât-ı Şeyhu'l-kurrâ Yûsuf Efendi-zâde ‘Abdullah Efendi", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_084.html
Item Details
Title:
Vefât-ı Şeyhu'l-kurrâ Yûsuf Efendi-zâde ‘Abdullah Efendi
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1167
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota